"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mekke Anlaşması ve İslâm Dünyasının imtihanı

Hasan GÜNEŞ
23 Ekim 2026, Cuma
Mekke Anlaşması, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında yeni bir iş birliği ihtimalini gündeme getirdi.

Ancak anlaşmanın hükümleri ve uygulama çerçevesi yeterince açıklığa kavuşmadan geleceği hakkında kesin hükümler vermek doğru olmaz. Yine de bu adım, Orta Doğu’daki güç dengeleri, enerji güvenliği ve İslâm dünyasının kendi meselelerine çözüm arayışı bakımından dikkatle değerlendirilmelidir. Anlaşmanın başarısı, ortak hedeflerin açıkça tanımlanmasına ve her ülkenin mesuliyetlerini bilmesine de bağlıdır. Bu yüzden kamuoyuna açık bilgi ve istişare önemlidir.

Tarih, ittifakların yalnızca imza atmakla güvence altına alınmadığını gösteriyor. Osmanlı’nın Birinci Dünya Savaşı öncesinde Almanya ile kurduğu ittifak, ülkelerin ortaklıklarında şartların ve hedeflerin ne kadar önemli olduğunu hatırlatır. Her anlaşma aynı neticeleri doğurmaz; fakat tarafların çıkarları, karar alma biçimleri ve bölgesel krizler hesaba katılmadan atılan adımlar ağır sonuçlar doğurabilir. Suudi Arabistan’ın Yemen ve İran’la yaşadığı gerilimler, Körfez’in enerji yolları üzerindeki hassasiyet ve Pakistan’ın Hindistan’la devam eden ihtilâfları, bu iş birliğinin kolay bir zeminde ilerlemeyeceğini gösteriyor.

Bölgesel dengeler ve belirsizlikler

Suudi Arabistan, dünyanın önde gelen petrol üreticilerinden biri olarak yalnızca kendi ekonomisi için değil, küresel enerji ticareti bakımından da önem taşıyor. ABD ve İran arasında koptuğu iddia edilen savaşın en büyük mağduru maalesef Körfez ülkeleri ve Suudi Arabistan olmaktadır. Hürmüz Boğazı’ndaki riskler, Kızıldeniz’deki güvenlik sorunları ve petrol altyapısına yönelik tehditler, bölgesel bir çatışmanın etkilerinin sınırları aşabileceğini ortaya koyuyor. Pakistan’ın nükleer kapasitesi ve askerî gücü, Türkiye’nin tecrübeli ordusu ve savunma imkânları da anlaşmanın stratejik ağırlığını artırıyor. Bununla birlikte ekonomik kırılganlıklar ve şeffaf olmayan karar mekanizmaları, yanlış hesap ve sürüklenme riskini büyütebilir.

1979 İran Devrimi’nden sonra bölgenin siyasî dengeleri önemli ölçüde değişti. İran’ın Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen’de desteklediği silahlı gruplar, komşu ülkelerde güvenlik endişelerini artırdı. Irak’taki rejim değişikliği İran’ın etkisini genişletirken, Suriye’deki gelişmeler bu etkinin sınırlarını da gösterdi. Ancak bölgedeki her gelişmeyi tek bir gizli plana bağlamak yerine, farklı aktörlerin çıkarlarını ve çatışan hedeflerini birlikte değerlendirmek gerekir. Mekke Anlaşması’nın İran’a karşı bir askerî ittifaka mı, yoksa bölgedeki krizi sınırlayacak bir dayanışmaya mı dönüşeceği, açıklanacak şartlara ve uygulamaya bağlıdır.

Silah değil, diplomasi ve iş birliği

İttifaklar zamanla şekil değiştirebilir; asıl mesele nasıl işletildiğidir. Mekke ittifakındaki iş birliği, savunma alanıyla sınırlı kalmayıp ekonomik, enerji güvenliği, diplomasi ve sivil temaslarla genişlerse daha kalıcı sonuçlar doğurabilir. İslâm dünyasının meselelerini yine kendi tecrübesi ve ortak aklıyla çözmesi, dış güçlerin müdahalesine bağımlılığı azaltabilir. Bu, Batı’yla karşılıklı saygıya dayalı daha dengeli ilişkiler kurmak demektir.

Yöneticiler, geçici siyasî kazançlar uğruna ülkelerini savaş macerasına sürüklememelidir. Türkiye’nin ve Pakistan’ın ekonomik hassasiyetleri, savaşın ağır maliyetleri ve kardeş toplumlar arasında açacağı derin yaralar unutulmamalıdır. Caydırıcılık gerekli olabilir; fakat çözümün merkezinde silah değil, görüşme, anlaşma ve karşılıklı güven bulunmalıdır. Her şerde bir hayır kapısı açılabileceği ümidiyle, Mekke Anlaşması’nın yeni çatışmaların değil, İslâm dünyasında daha geniş iş birliğinin başlangıcı olmasını temenni ediyoruz.

Okunma Sayısı: 185
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı