"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Peygamberler iki kanatlıdırlar

Süleyman KÖSMENE
25 Haziran 2021, Cuma
Ramazan Bey: “Peygamber Efendimiz’in (asm) Mi’raca velâyetiyle gitmesi, risaletiyle dönmesi ne demektir?”

Veli Kime Denir?

Risalet Hak’tan halka elçiliktir. Velâyet ise dost olmak, Allah dostu olmak, sadâkat göstermek, sahiplenmek gibi manalara gelir. “Veli” aynı zamanda esma-i hüsnadandır. “Allah, iman edenlerin dostudur.” 1 “Bilesiniz ki, Allah’ın dostlarına hiçbir korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.” 2 “Allah, sizin düşmanlarınızı çok daha iyi bilir. Allah, dost olarak yeter.” 3 gibi âyetlerde Allah’ın iman eden kullarının dostu, sahibi, vekili, yardımcısı, Mevlâsı manalarında Veli’si olduğu ifade edilir. Mevlâ da aynı kökten bir esmadır.  

Allah takva sahiplerinin dostu olduğu gibi, takva sahipleri de Allah’ın dostudurlar. Allah’ın kulunu dost edinmesi, bütün işlerinde ona inayet buyurması; kulun Allah’ı dost edinmesi, yalnız O’na kulluk etmesi ve yalnız O’na boyun eğmesidir. Manevî mertebesi yüksek takva sahiplerine Allah dostu manasında “veli” denmiştir.  

Velayet Dörttür

Ehl-i tasavvuf velâyeti dörde ayırır:

1- Velâyet-i Uzma: Hazret-i Muhammed’in (asm) velâyeti.

2- Velâyet-i Kübra: Diğer peygamberlerin, Sahabe-i Kiramın ve veraset-i nübüvvet sırrına sahip zatların velâyeti. (Risale-i Nur’un şahs-ı manevîsi bu sırra sahiptir.)

3- Velâyet-i Vusta: Yüksek mertebeli evliyanın velâyeti.

4- Velâyet-i Suğra: Diğer mü’minlerin velâyeti.

Peygamberler hem velidirler, hem nebidirler. Allah’ın hem kuludurlar, hem elçisidirler. Hatta veli oluşları, nebi oluşlarından öncedir. Üstad Hazretleri’nin ifadesiyle, Peygamber Efendimiz’in (asm) velâyeti, risaletine mebde’dir. 4

Esasen biz bu meseleye şehadet de ediyoruz: Abduhu ve resuluhu. “Şehadet ederim ki, Muhammed (asm) Allah’ın kulu ve elçisidir.” cümlesinde Hazret-i Muhammed’in (asm) kulluk yönü velâyetine, elçilik yönü de risaletine işarettir.

Peygamberimizin (asm) Velâyetine Erişilmez

O’nun (asm), fevkalâde imanı, fevkalâde kulluğu, ahiretin açılmasına sebebiyet veren fevkalâde ubudiyeti, fevkalâde duâsı, fevkalâde takvası, fevkalâde ciddiyeti, fevkalâde metaneti, fevkalâde ismeti, Allah’a fevkalâde kurbiyeti, ahlâk-ı hamidesi, ihlâs-ı tâmmı, hüsn-ü sireti, hazinane, müştakane, mahbubane, tazarrukârâne niyazı velâyet kuvvetinin yüksekliğini gösterir.

“Ben günde yetmiş defa tövbe ederim.” buyurduğu gibi tövbede, namazda, ibadette, duâda ümmetinin ilki olmakla beraber en mükemmel olması, sınırsız bir mertebe-i muallâda yükselmesi, “es-sebebü ke’l-fail” sırrıyla şimdi de hâlâ yükselmeye devam etmesi, velâyet kudretinin yüksekliğini ve erişilmezliğini gösterir.

Peygamberimiz’in (asm) Velâyeti O’nu (asm) Risalete Taşımıştır 

O’nun (asm) Hak’tan aldığı emirleri eksiksiz tebliği, ümmetine kâmil şekilde numune-i imtisal olması, itaatte ümmetine hüsn-ü misal olması, ümmeti lehine netice alıncaya kadar duâdan başını kaldırmayışı, kendisiyle dinin tamam olması, önceki peygamberlerin getirdiklerini tasdik edici, eksiklerini tamamlayıcı olması, kitabının mu’cize olması ve kitab-ı kebir-i kâinatın tercüme-i ezeliyesi olması, dininin ve sünnetinin mükemmel olması, dâvetinin umumî olması, kendi zat-ı nuranisinin şu kâinatın âyet-i kübrası olması risalet kuvvetinin yüksekliğini ve ulaşılmazlığını gösterir.

Dolayısıyla Üstad Hazretleri’nin tesbitiyle Mi’rac-ı azam, Hazret-i Muhammed’e (asm) mahsus yüksek bir tecellidir. Hazret-i Muhammed’in (asm) velâyet-i uzmasının en büyük kerametlerindendir. O’nun (asm) velâyet mertebesinin en yüksek olduğunun tescili mahiyetindedir. Öyle bir yükseklik ki, O’nun (asm) velâyeti O’nu (asm) risalete taşımıştır.

Mi’racın özü, esası, mayesi, içi velâyettir. Hazret-i Muhammed (asm) bizim aramızdan çıkıp, yükselip, Cenâb-ı Allah’a (cc) ulaşmıştır. Cenâb-ı Allah’a ümmetinin selâmını ve tahiyyatını götürmüştür.

Mi’racın dış yüzü ise, yani bir İlâhî plânın gereği, Hazret-i Muhammed’in (asm) Cenâb-ı Allah’a ulaşıp O’ndan emirler alıp ümmeti arasına dönmesi ise risalettir. Hak’tan halka muhteşem bir dönüştür. Risalet en büyük nur olan akrebiyet-i İlâhiyenin inkişafı sırrına bakar ki, böyle binler sene sürecek bir ulvî yolculuk ve yükseliş, bir anlık zaman dilimine sığmıştır. 5

Dipnotlar: 

1- Bakara Sûresi: 257; Al-i İmran, 68. 2- Yunus Sûresi: 62. 3- Nisa Sûresi: 45. 4- Sözler, s. 635. 5- Sözler, Mi’raç Risalesi, s. 635.

Okunma Sayısı: 2170
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Halil İbrahim Karahan

    27.06.2021 16:36:47

    Allah razı olsun

  • Ramazan Çalışan

    25.06.2021 08:28:02

    1-Peygamberler hem velidirler, hem nebidirler. 2-Peygamber Efendimiz’in (asm) velâyeti, risaletine mebde’dir. velayetin mertebeleri ve bu iki cümle kononun püf noktası gibi.Teşekkür ederim.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı