Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 07 Aralık 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Basından Seçmeler

Riyakârlık ve kahramanlık

Rumlara limanlarını açma sözünü tutmayan Türkiye’ye ne yapalım?

Avrupa Birliği bu sorunun cevabını oluşturmaya çalışıyor.

Komisyon, Türkiye yola gelene kadar müzakerelerin

8 başlıkta askıya alınmasını tavsiye etmişti.

Almanya-Fransa ekseninde kümelenen Türkiye karşıtları, müzakerelere ara verilmesi veya askıya alınacak müzakere başlıklarının artırılması için hamle yaptılar.

İngiltere’nin başını çektiği karşı cephe, Avrupa’nın vicdan taşıdığına dair ölmüş umutları tekrar uyandıran bir açık mektupla tartışmaları ateşledi.

Lordlar Kamarası’nın sekiz üyesinin imzasıyla The Daily Telegraph Gazetesi’nde yayınlanan açık mektup AB’nin günahlarını yüzüne vuran ifadelerle dikkatleri çekti.

Lordlar Türkiye’nin direnişini haklı görüyordu:

“AB, Kıbrıslı Türkler’in izolasyonunu sona erdireceğine söz vermiş ve bu sözünü tutmamıştır..”

Lordlar aynı zamanda Türkiye’yi Avrupa’dan uzaklaştırıp İslâmî kökten dinciliğe doğru itmenin AB hesabına “devasa bir hata” olacağını belirtiyorlardı.

Edi ile Büdü...

Chirac ile Merkel işte bu fazilet ve sorumluluk çağrılarının psikolojik ortamında buluştular. Ve Merkel, müzakerelere 1,5 yıl ara verilmesini, ayrıca daha çok başlığın askıya alınmasını öneremedi.

“Edi ile Büdü” şimdi Türkiye’ye zaman tanıyıp genel seçimden sonra ne yaptığını görmek için beklemeye karar vermiş bulunuyorlar.

Beş gün sonraki dışişleri bakanları toplantısında, yahut sekiz gün sonraki liderler zirvesinde bir uzlaşma olur mu bilemiyoruz ama bu kriz bize acı bir hakikati öğretti:

Riyakârlık, sadece bizim siyaset dünyamıza özgü bir hastalık değilmiş.

İtalya Başbakanı Prodi dün “Fransız-Alman projesi, Türkiye’ye önümüzdeki seçim sürecinden geçmesi için zaman tanınmasını sağlayacaksa yararlı olabilir” dedi.

Tercümesi şudur:

“Milliyetçi baskı altında kalan AKP hükümeti bu dönemde Rumlar için AB’ye boyun eğmiş görüntüsü vermeye cesaret edemez. Seçimin geçmesini bekleyelim!”

Açacaksa şimdi!

Bu yaklaşım, siyasetin Avrupa normlarında da riyakârlık olduğunun tescilidir.

Çünkü beklenti, AKP’nin milleti uyutarak seçimi kazanmasından sonra limanları Rumlara açacağı üzerine kuruludur.

Başbakan Erdoğan dün “Karşımızdakiler hissi davransa bile aklı selimle davranmaya mecburuz” dedi.

AKP’nin aklı selim tarifi nedir? Seçimden önce renk vermeyip, iktidarı kaptıktan sonra isteneni yapmak, yani “halkın iyiliği bahanesiyle halkı kandırmak” mı, yoksa riyakârlık üstüne kurulu senaryoyu yırtıp dürüstlüğün tacını, bedeli neyse ödeyerek giymek mi?

AKP, seçimden sonra limanları açacaksa şimdiden açma cesaretini göstermelidir.

Limanlarımız on dokuz yıl öncesine kadar Rumlara zaten açıktı ve biz Kıbrıs Rum devletini yine tanımıyorduk.

Aklı selim ile kahramanlık hiç bu kadar yakın olmadı!

Vatan, 6.12.2006

Güngör MENGİ

07.12.2006

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

Başlıklar

  Kemalizm maskesi

  Riyakârlık ve kahramanlık

  Purofüsür


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004