Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 12 Şubat 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Dünya

 

Nejad: Pazarlığa evet, iptale hayır

İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, İran halkının ilerlemesini istemeyenler her gün yeni bir bahane ortaya atıyor. İran’da İslam devriminin 28. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlikler, “nükleer hak arama” gösterilerine dönüştü.

İran İslâm devriminin 28. yıldönümü yürüyüşleri çerçevesinde dün sabah 09:00’da yedi ayrı kortejden Özgürlük Meydanı’na yürüyen milyonlarca Tahranlı, “Kahrolsun ABD”, “Kahrolsun İsrail”, “Nükleer enerji hakkımızdır” sloganları attı. Cumhurbaşkanı Ahmedinecad, nükleer enerjiyi İranlı bilim adamlarının dışarıdan hiçbir destek almaksızın geliştirdiğini belirterek, “bilim adamlarımız ve uzmanlarımızın bu başarısı, başkalarının zorlaması ve tehditleriyle bırakılamaz . İran nükleer dosyasının siyasi, hukuki ve teknik boyutları var. İran, Uluslararası Atom Enerji Ajansı (UAEA) bünyesinde ve ajansın sözleşmeleri ışığında faaliyet gösteriyor. Faaliyetlerimiz tamamen hukukidir. Nükleer teknolojimizi tamamen İranlı uzman ve bilim adamlarının geliştirmiş olması da İran için başka bir kazanımdır” dedi. İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, nükleer programıyla ilgili olarak İran’ın Batı’yla müzakerelere hazır olduğunu, ancak uranyum zenginleştirmesini durdurmayacağını belirtti. Ahmedinecad, konuşmasında şu soruları yöneltti: “Müzakere etmek istiyorsanız neden nükleer programımızı durdurmamız konusunda ısrar ediyorsunuz? Eğer faaliyetlerimizi durdurursak o zaman ne hakkında konuşacağız? Neden sizin nükleer tesisleriniz 24 saat çalışıyor? Neden İran kendi tesislerini kapatmaya zorlanıyor? “Müzakerelere hazırız ancak adil ve eşit şartlar altında” diyen Ahmedinecad, bölge meselelerini de değerlendirdi. Filistin’de referandum yapılması gerektiğini belirten Ahmedinecad, şöyle konuştu: “Lübnan’a yönelik yeni bir saldırı sorunu çözemez. Ayrıca biz onlara, Irak’a girmeyin diye nasihat ettik. Onlar ise Irak’ta kitle imha silahları olduğunu iddia etti. Gördük ki orada ne kitle imha silahı var ne de şu anda bir diktatör. Irak’ta her gün yüzlerce kişi ölüyor; şimdi de mezhep çatışması çıkarmak istiyorlar. Bizim diplomatlarımızı da kaçırarak gerginliği tırmandırmak amacındalar” Ahmedinejad, Haremüşşerif yakınlarındaki olaylara ilişkin olarak da, “Mescid-i Aksa’ya saldırı onların (İsrail) sonunu hızlandıracak” ifadesini kullandı.

‘ABD donanmasını vurabiliriz’

Bu arada, İran, ABD donanma gemilerine intihar saldırıları düzenleyebilecek yeterlilikte pilotsuz uçaklar geliştirdiklerini bildirdi. Mehr Haber Ajansı’na konuşan İran Devrim Muhafızları Kara Kuvvetleri Yardımcı Komutanı Ali Şoushtari, “Utanç içinde bölgeyi terk etmelerini sağlamak için” her türlü derinlikteki ABD donanmasına yönelik intihar operasyonları gerçekleştirebilecek pilotsuz uçaklar ürettiklerini belirtti. “Düşmanın bozguna uğratılacağını” ifade eden Şoushtari, “Amerikalılar, İslami sistemle karşı karşıya geldikleri takdirde bölgede ya da kendi vatanlarında güvende olmayacaklarını biliyor” diye konuştu. İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney de Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington, nükleer programını engellemek amacıyla İran’a saldırırsa tüm dünyadaki ABD hedeflerini vuracaklarını bildirmişti. Beyaz Saray ise İran’a saldırmak gibi bir niyetleri olmadığını belirtmişti.

/ TAHRAN

12.02.2007


 

İngiltere’nin en etkili Müslümanları

İngiltere’nin en etkili 100 Müslümanı listesinde, bir zamanlar gençlerin idolü olan ünlü pop şarkıcısı Yusuf İslâm, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı mensubu bir amiral ve Uluslararası Af Örgütü Başkanı gibi ünlü isimler yer aldı.

Power 100 adlı internet sitesinde 5200 aday arasından seçim yapıldı. Anketin amacının, Müslümanların İngiliz toplumuna yaptıkları olumlu katkıları göstermek olduğu belirtildi. Cat Stevens ismiyle ünlenen, daha sonra İslâm dinini seçip Yusuf İslâm adını alan ünlü şarkıcının yanı sıra Uluslararası Af Örgütü Başkanı İrene Han ve Donanma amirallerinden Amiad Hüseyin listede üst sıralarında yer aldı.

/ LONDRA

12.02.2007


 

Gates: İran nükleer silâh peşinde

ABD Savunma Bakanı Robert Gates, İran’ın nükleer silâhlara sahip olmak istediğini söyledi. Gates, 43. Münih Güvenlik Konferansında yaptığı konuşmada, günümüzde dünyanın birçok bölgesinde krizlerin yaşandığına dikkati çekerek, ‘’İran nükleer silâhlara sahip olmak istiyor’’ dedi.

Rusya’nın da önemli bir ortak olduğunu, bu nedenle Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Rusya Savunma Bakanı Sergey İvanov’un davetini kabul ettiğini kaydeden Gates, ‘’Dünyada bir Soğuk Savaş yeter’’ dedi. Robert Gates, günümüzde kimsenin Rusya ile yeni bir Soğuk Savaş istemediğini ve dünyadaki sorunların çözümünde Rusya ile işbirliğine ihtiyaç olduğunu belirterek, “Doğu Avrupa’da konuşlandırılan füzeler Rusya’ya karşı değil, NATO üyelerini korumaya yönelik” dedi. Guantanamo üssünün ABD’nin imajına zarar verip vermediği şeklindeki bir soruya karşılık da Gates, “Guantanamo’nun ABD’nin imajına zarar verdiğini düşünmüyorum. Burada teröristler var. Bazıları hiçbir zaman serbest bırakılmamalı. Kendileri de bunu açıkça söylüyor. Guantanamo’yu kapatmayı düşünmüyoruz. Bazı tutuklular hakkında davalar başladı, basına da davaları izlemesi için imkan tanınacak. Bu konuda mümkün olduğu kadar şeffaf olmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

Bu arada, Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier de, konuşmasında, İran ile yaşanan nükleer krizden dolayı endişeli olduklarını ve krizin giderilmesi için çabalarını sürdüreceklerini belirterek, ‘’Şunu açıkça söylemek istiyorum: Ya gelecek yıllarda İran’ı nükleer programından vazgeçireceğiz ya da büyük bir silahlanma yarışına tanık olacağız’’ dedi.

Steinmeier, terörizmle mücadelenin gelecek yıllarda da önemli bir konu olacağını, Almanya’da hala birçok kişinin en son çare olarak bile askerî harekâtlar düzenlenmesine karşı olduğunu, ABD’de de bazı kişilerin hala sadece askerî harekâtların sorunların çözümü için yeterli olacağına inandığını söyledi. Dünyadaki krizlerin çözümünde askeri operasyonların yanı sıra siyasi çabaların da birlikte yürütülmesi gerektiğini ifade eden Steinmeier, AB ile ABD’nin hedeflerinin ortak olduğunu, güvenliğin yanı sıra enerji güvenliği ve küresel ısınma konularında da yoğun şekilde birlikte çalışmaları gerektiğini belirtti.

/ MÜNİH

12.02.2007


 

Fransa’dan Nejad’a jet cevap

Fransa Dışişleri Bakanı Philippe Douste-Blazy, İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad’ın nükleer programla ilgili teklifini, “tamamiyle kabul edilemez” diye nitelendirdi.

Ahmedinecad, İran devriminin 28. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlik sırasında yaptığı konuşmada, “uranyum zenginleştirmesini durdurmayacağını ancak nükleer programı hakkında müzakerelere hazır olduğunu” bildirmişti. Bir Fransız radyosuna açıklamada bulunan Fransa Dışişleri Bakanı, “Bu teklif Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin taleplerini kesinlikle karşılamıyor” dedi.

/ PARİS

12.02.2007


 

Kosova’da gösterilere kan bulaştı

Kosova’da, BM Genel Sekreterinin Özel Elçisi Başmüzakereci Martti Ahtisaari’nin Kosova’nın nihaî statüsüyle ilgili öneri paketini protesto gösterilerinde yaralanan göstericilerden ikisinin öldüğü bildirildi.

“Vetvendosje” (Özkarar) Hareketi’nin düzenlediği protesto gösterisinde önceki gün 7’si ağır, 70 kişi yaralanmıştı. Hareketin tutuklanan lideri Albin Kurti, gösterinin ardından yaptığı basın açıklamasında, polisin şiddete yol açtığını ve göstericilere karşı sadece göz yaşartıcı bomba değil, cop, plastik mermi ve hatta gerçek mermi kullandığını söylemiş, bu ay içinde yeni protesto gösterileri düzenleyeceklerini belirtmişti. Kurti, “Ahtisaari’nin paketinde Kosovalılara bağımsızlık yok, Sırplara Kosova içinde özerklik, Kosovalılara ise Sırbistan içinde özerklik var” diyerek, pakete “evet” diyen Kosova Birlik Ekibi’ni protesto etmişti.

Gösteriye Kosova’nın çeşitli yerinden yaklaşık 10 bin kişi katılmıştı.

/ PRİŞTİNE

12.02.2007


 

Irak’ta onlarca kişi öldü

Irak’ın Tikrit şehri yakınlarındaki bir karakola bomba yüklü kamyonetle düzenlenen saldırıda ölü sayısı 30’a yükseldi.

Polis, saldırıda yaralı sayısının da 50 olduğunu açıkladı.Saldırının, polislerin görev dağılımı için toplandığı sırada düzenlendiği belirtildi. Bu arada, Irak’ın kuzeyindeki Musul şehrinin kuzeybatısında silâhlı kişiler bir araca pusu kurdu, saldırıda 8 kişi öldü. Polis, silâhlı kişilerin Sincar ve Rabiya kasabalarını bağlayan ana yolda makineli silâhlarla ateş açtığını açıkladı. Ölenlerin, Sincar’daki sınır muhafızlığı başvuru merkezinden dönmekte olduğu kaydedildi. Polis, saldırganların bu kişileri muhtemelen Sincar’dan takip ettiğini bildirdi.

Öte yandan, başşehrin 175 kilometre kadar kuzeyinde bulunan Tikrit yakınlarındaki Dur kasabasında, karakola bombalı araçla saldırı düzenlendi.

Saldırıda 8 polis öldü

Polis, bomba yüklü aracın karakolun giriş kapısına daldığını, karakolun da tamamen tahrip olduğunu belirtti.

Bu arada, Irak’ın kuzeydoğusundaki Diyala’da bir Amerikan askeri öldü. Amerikan ordusunun açıklamasında, militanların bugün birliğine açtığı ateş sırasında yaralanan bir askerin kurtarılamadığı belirtildi. Son ölümle birlikte ABD’nin Mart 2003’ten bu yana Irak’ta ölen askerlerinin sayısının 3113’e yükseldiği belirtiliyor.

/ BAĞDAT

12.02.2007


 

Aksa’da kazı çalışmaları sürüyor

El Aksa Camii yakınında ara verilen kazı çalışmaları tekrar başladı.

El Aksa Camii’nde bugün kılınan öğle namazında herhangi bir olay yaşanmazken, muhtemel bir gerginliği önlemek amacıyla İsrail polisinin aldığı güvenlik tedbirleri Eski Kent girişinde devam ediyor. Yahudilerin kutsal günü Şabat dolayısıyla ara verilen El Aksa’nın çıkış kapılarından Mugrabi önündeki köprünün restorasyonuna dün sabah itibarıyla tekrar başlandı. Restorasyon çalışmaları nedeniyle İslâm dünyası ayağa kalktı; ancak İsrail hükümeti açıklamalarında restorasyonun devam edeceğini ifade ediyor.

/ KUDÜS

12.02.2007


 

Olmert Filistinlilerin anlaşmasını inceliyor!

İsrail Başbakanı Ehud Olmert, Filistin’deki siyasî krize çözüm bulmak amacıyla Hamas ile El Fetih arasında sağlanan ulusal birlik hükümeti anlaşmasını incelediklerini söyledi.

Olmert, Mekke’de taraflar arasında Perşembe günü anlaşmaya varılmasından sonraki ilk açıklamasında, bu aşamada kendilerinin de uluslararası toplum gibi anlaşmanın ayrıntılarını incelediklerini belirtti. “İsrail anlaşmayı ne reddediyor, ne kabul ediyor” diyen Olmert, yeni Filistin hükümetinin Orta Doğu Dörtlüsünün ortaya attığı; terör ve şiddet olaylarının kınanması, İsrail’in tanınması ve geçmişteki barış anlaşmalarına uyulması şartlarını yerine getirmesi gerektiğini yineledi.

/ KUDÜS

12.02.2007


 

ABD’de Putin şoku

Beyaz Saray, Rusya lideri Vladimir Putin’in, “ABD’nin tek güç olma politikaları sürdürerek dünyayı daha tehlikeli hale getirdiği” ve “ABD’nin herkese isteklerini kabul ettirmeye çalıştığı” şeklindeki eleştirisine “şaşırdığını ve hayal kırıklığına uğradığını” açıkladı.

12.02.2007


 

Reform yoksa adım da yok

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Camiel Eurlings, Türk siyasetçilerinin AB reformlarının hayata geçirilmediği takdirde ileriye doğru bir adım atılamayacağını artık idrak etmeleri gerektiğini söyledi.

Alman Deutschlandradio’nun sorularını cevaplayan Eurlings, reformların hız kestiğini kaydetti. Eurlings, müzakerelere ancak Türkiye’nin iç hukukunda ifade özgürlüğüne açıkça yer verdiği takdirde devam edilmesi gerektiğini ifade ederek, mevcut hukuki düzenlemelerin, radikal Türkleri, Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk’a olduğu gibi, liberal eğilimli aydınlara yönelik tehdit konusunda cesaretlendirdiği görüşünü savundu.

Eurlings, ifade özgürlüğüne sahip olmanın Avrupa’nın en kökten değerleri arasında yer olduğunu belirterek, böyle bir şeyin 2007 Türkiye’sinde hâlâ söz konusu olmadığını söyledi.

Kanunları değiştirmeden ileriye doğru bir adım atılamayacağını Türk siyasetçilerinin artık idrak etmelerinin zamanı geldiğini ifade eden Camiel Eurlings, şöyle konuştu: “Çok açık konuşmalı ve güçlü durmalıyız. Türkiye bir üye adayıdır. Bu konuda adil ve dürüst olmalıyız. Ancak adil ve dürüst olmanın anlamı aynı zamanda kendi taleplerimizi unutmamaktır. Sadece şartları yerine getirmek isteyen ülkeler Avrupa yolunda ilerleyebilecektir. Avrupa Parlamentosu iki yıl boyunca Türkiye’nin 2002-2004 yılları arasında çok sayıda reformu gerçekleştirdiğini dile getirip durdu, ama bunlar henüz yeterli değil. Büyük bir hızla reformlara devam edilmelidir. Ayrıca Avrupa Parlamentosu, her fırsatta, müzakerelerin ilk yıllarında önceliğin siyasî kriterlerin yerine getirilmesi olduğunu dile getirdi. Şimdilerde masanın üzerinde duran konu da bu zaten. Avrupa Parlamentosu, daha birkaç ay önce Türkiye’nin bu durumu değiştireceği ve ülkede önümüzdeki yıl ifade özgürlüğü ile din ve vicdan özgürlüğünün yanı sıra, kadın haklarının da yerleşeceğini vurguladı. Gerçekle yüzleşme vaktinin geldiğine inanıyorum. Eğer Türk siyasetçileri Avrupa yolunda ilerlemekte ciddiyseler, daha fazla reform yapmalıdırlar.”

Eurlings, Türkiye’ye önümüzdeki yıl içerisinde yasalarını değiştirip, Avrupa’nın yerleşik bir değeri olan ifade özgürlüğünü gerçekten de yasal güvence altına aldığında ancak müzakerelere devam edilebileceğinin apaçık söylenmesi gerektiğini vurguladı.

Eurlings, “Sanırım inandırıcı olmalıyız. Türkiye ifade özgürlüğünü güvence altına almadığı takdirde müzakerelere bir şey olmamış gibi devam edemeyiz. Şu anda iyimser kalmak istiyorum, ancak şunu da bilgi olarak vermeliyim: Her defasında kendini tekrarlayan durumların söz konusu olduğu Türkiye gibi bir ülkeyle yıllar boyunca müzakerede bulunduğunuzda, bu hem insanların özgür olmak istediği halde özgür olamadığı Türkiye açısından kötü oluyor, hem de Almanların yahut benim ülkem Hollanda’nın gözünde, Avrupa’nın inandırıcılığı açısından kötü oluyor. Çünkü böyle bir durumda insanlar, Avrupa’ya aday olan bir ülkede eğer bunlar gerçekleşebiliyorsa, tüm Avrupa’nın değerler bakımından artık neyi temsil ettiğini soracaklardır” diye konuştu.

/ BERLİN

12.02.2007


 

Çömez: Kerkük’teki referandumun amacı belli

AKP Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, Kerkük’te yıl sonuna doğru yapılması öngörülen referandumun amacı ve sonucunun belli olduğunu, Türkiye’nin bu referandumu tanımayacağını şimdiden ilân etmesi gerektiğini söyledi.

ABD’de bir süredir temaslarda bulunan Çömez ve CHP Tokat milletvekili Orhan Ziya Diren, New York’taki Türkevinde, New York Türkmen Enstitüsünün düzenlediği “Türkiye’nin Yol Haritasında Kerkük ve Türkmenler” konulu konferansa konuşmacı olarak katıldılar. Türkiye’ye Kuzey Irak’ta bir oyunun dayatılmakta olduğunu, Türkiye’nin bu oyuna gelmemesi, bunun yerine “kendi yol haritasını” oluşturması gerektiğini söyleyen Çömez, Kerkük’te yapılacak referandumla ilgili olarak, “Bu, sanal ve antidemokratik bir referandum olacaktır, Türkiye bu referandumu tanımayacağını şimdiden ilân etmelidir” dedi.

Irak’ın Kuveyt’e saldırmasından sonra 1991 yılında 36. paralelin kuzeyinde kurulan ve güvenliği Çekiç Güçle korunan “uçuşa yasak bölgenin” şimdi Irak’ın kuzeyindeki sözde Kürdistan’ın temelini oluşturduğunu kaydeden Çömez, bu bölgenin ana şehri sayılan Erbil’de insanların Tükçe konuştuğunu belirtti. Saddam zamanında oradan çıkarılan Türk ve Kürt kökenli Iraklılar yerine Arapların yerleştirildiğini hatırlatan Çömez, “Bölgeden ayrılan tek bir kişi yerine, bugün 50 kişi getirilerek, bölgenin demografik yapısı Kürtlerin lehine sistematik ve planlı bir şekilde değiştirilmiştir” diye konuştu.

Çömez, böyle bir sonucun Kerkük’teki diğer topluluklar tarafından kabul edilmeyeceğini kaydederek, ‘’Konuştuğumuz tüm Iraklı Türkler, Araplar ve Asuriler, kanlarının son damlasına kadar Kerkük’lü olduklarını ve Kerkük’ün mücadelesini vereceklerini söylediler’’ diye konuştu. Çömez, referandumun yeni bir kaos ve iç savaşa davetiye çıkaracağını vurguladı.

/ NEW YORK

12.02.2007


 

Derin sular akvaryumda

Güneydoğu Asya’nın en büyük akvaryumu Bangkok’taki Siyam Okyanus Dünyası, 400 türden 30 binin üzerinde deniz canlısıyla su altı dünyasını gözler önüne seriyor.

Siyam Okyanus Dünyası adındaki 10 bin metrekarelik kapalı alana kurulu bu devasa yer, 4 olimpik yüzme havuzunu dolduracak 4 milyon metreküp su barındıran akvaryumlarıyla ziyaretçileri adeta okyanusun derinliklerine çekiyor. 30 milyon dolar harcanarak yapılan okyanus dünyasında, tünel şeklindeki bir akvaryumun altında duranlar, üzerlerinden geçen balıkları seyretmenin keyfini çıkarıyor. Okyanus dünyasının en büyük akvaryumunda, köpek balıklarının yanı sıra okyanuslarda yaşayan irili ufaklı balık türleri bulunuyor. Bu yolla, farklı balık türleri bir araya getirilerek, su altı dünyasının küçük bir yansıması sergileniyor.

/ BANGKOK

12.02.2007

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004