Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 21 Nisan 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Haberler

AB: Ankara’nın cinayete tepkisi kusursuz, ancak yetersiz

Malatya’da İncil dağıtan Zirve Yayınev’ine karşı düzenlenen kanlı saldırı, Ankara’daki AB çevrelerinde yoğun bir biçimde tartışılıyor. Bu çevrelerde Cumhurbaşkanı, hükümet ve medyanın tepkilerini “çok doğru, olumlu ve kusursuz” bulunuyor ancak “yeterli olmadığı” da vurgulanıyor.

Üst düzey bir AB diplomatı da “Şimdi söz konusu olan din ve ifade özgürlüklerinin garantilenmesidir. Din özgürlüğü sağlanmadan Türkiye ile müzakere süreci tamamlanamaz” şeklinde konuştu.

İstanbul’da gerçekleştirilen AB Büyükelçilerinin aylık olağan toplantısında ayrıntılı bir biçimde ele alınan Malatya saldırısı, Ankara’daki AB çevrelerinde, enine boyuna tartışıldı. ABHaber.com'daki habere göre, AB diplomatları, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve hükümet üyeleri ile medya olmak üzere gösterilen tepkiler “çok doğru, olumlu ve kusursuz” olarak nitelendiriliyor. Ancak, saldırıdan sonra yapılan bu açıklamaların “yeterli” olmadığı da vurgulanıyor. AB diplomatları, sadece sorumluların mahkeme önüne çıkartılması değil, din ve ifade özgürlükleri alanlarında “artık önemli bir adım” atılması gerektiğinin altını çiziyor.

Üst düzey bir AB diplomatı, rahip Santoro ve Hrant Dink cinayetlerinin ardından gerçekleştirilen Malatya saldırısının da Türkiye’nin AB üyeliğinde yolunda “ciddi sorun” doğrurmayacağını ancak din ve ifade özgürlüklerinin güvence altına alınmaması halinde Türkiye ile sürdürülen üyelik müzakerelerinin sonuçlanamayacağını söyledi. “Din özgürlüğü sağlanmadan Türkiye ile müzakere süreci tamamlanamaz” diyen diplomat, “Şimdi söz konusu olan sadece sorumluların mahkeme önüne çıkartılması değil, aynı zamanda din ve ifade özgürlüğü dahil olmak üzere bir dizi özgürlüklerin garantilenmesidir” diye konuştu. Diplomat şöyle devam etti: “Türkiye, AB klübüne katılmak isterse klübün kurallarına inceleyerek uymalı. Özgürlüklerin garantilenmesi için yeni ve önemli bir adam atmalı. Türk hükümeti ve toplumu, din özgürlüğünün temel bir hakkı olduğunu anlamalı. AB’de 20 milyon Müslüman ve milyonlarca ateist var. Bütün bu insanların hakları var ve bu haklarına saygı gösteriliyor. Bu konuda hükümetin vereceği mesaj önemli. Vatandaşlara Türkiye’nin din özgürlüğü dersinde sınıfta kaldığını ve dersi de vermesi gerektiğini anlatmalı. Türk toplumunda da bir zihniyet değişikliği olması sağlanmalı. Bu, bir gecede olmaz ancak bu yönde adımlar atılmalı.”

/ İSTANBUL

21.04.2007

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

Başlıklar

  Erdoğan: Din de elden gitmiyor, vatan da

  Korkular besleniyor

  Cinayet tasvip edilemez

  Necati Aydın’ın ağabeyi: Hafızdı, evlendi din değiştirdi

  Bardakoğlu: Asırlardır birarada yaşadık

  Kutlu Doğum’da cinayeti lânetliyoruz

  AB: Ankara’nın cinayete tepkisi kusursuz, ancak yetersiz

  Avrupa ırkçılıkla mücadele edecek

  Nokta dergisi kapanıyor

  YÖK protestocularına hapis cezası

  Yülek: Darbe dönemi hariç köşk seçimleri problemli oldu

  Hanımlara Peygamberimizden reşhalar

  Türkiye’nin çocuk karnesi zayıf

  Öğrencilerden protesto yürüyüşü

  Erzurum’da 102 köyle ulaşım sağlanamıyor

  İstanbul-Bursa arası 75 dakikaya iniyor

  Anayasa Mahkemesi 27 Mayıs ürünü

  Hafta sonu sıcak geçecek

  Ali Bozer: AB adayı Türkiye, yenilenmeli

  Ali Dünya: Millet iktidar olmalı

  Karzai ve Müşerref gelecek


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004