Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 03 Ocak 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Basından Seçmeler

Benazir Butto'yu kim öldürdü?

Benazir Butto'nun öldürülmesinden iki ay öncesine değin gerek danışmanları gerekse de Pakistanlı kimi eski siyasiler, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın kapısını aşındırarak, eski başbakanlarının Pakistan'a dönmesiyle birlikte çok ama çok iyi korunması gerektiğini söyledi. Ne var ki, Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, her defasında 'Siz bir bardak suda fırtına koparıyorsunuz. General Müşerref Benazir'i korur; ona bir şey olmasına izin vermez!' diye yanıtladı ve tüm baş vuruları geri çevirdi.

Dışişleri Bakanlığı'nın bu vurdum duymazlığı karşısında, Benazir'in yakın çevresinde, ABD'nin pişirip masaya sürdüğü Müşerref-Benazir iktidar ortak paylaşım tasarısının ardında başka şeylerin yattığı kuşkusu uyanmaya başladı. Bakanlığa mektup yazan Pakistan eski bakanlarından biri 'Sizin asıl amacınız Pakistan'a demokrasiyi yeniden getirmek değil, Müşerref'in elini güçlendirmek!' dedi.

Başkan Bush, bu mektupta belirtilen görüşü kanıtlamak istercesine, Benazir'in öldürülmesinden hemen sonra televizyonlara çıkıp, daha kanı yerde kurumamış eski başbakana yaram yamalak bir rahmet diledikten sonra, 'Ocak ayının ilk haftasından yapılacak seçimlerin hiç bir biçimde ertelenmemesi gerekiyor!' buyurdu. 'Böylece Pakistan demokrasisi bir kez daha sağlam temeller üstüne oturmuş olacaktır!'

Aslında Bush ve yakın çevresi Benazir'in Müşerref'e oranla radikal İslamcılara karşı daha başarılı olacağını, daha aman vermez bir tutum sergileyeceğini biliyordu... bilmesine de, Müşerref'e çok ama çok fazla yatırım yapmıştı. Örneğin Bush, salt terörle mücadele için Pakistan'a 10 milyar dolar yardım yapılmasını sağlamış, ama sonradan bu paranun büyük bir bölümünün ordunun başka ihtiyaçları için harcandığı ortaya çıkmıştı.

Washington Post Gazetesi yazarlarından Robert Novak, 31.12.2007 tarihli son yazısında şöyle diyor: 'Benazir Butto'yla en son Ağustos ayında, New York'ta Pierre Oteli'nde buluştuk; oturup kahve içtik. Müşerref'le Abu Dabi'de yaptığı gizli toplantının üzerinden üç hafta geçmişti. Toplantının bitiminde Müşerref, İslamabad'a döner dönmez kendisini arayacağını söylemişti ama henüz ses çıkmamıştı. Müşerref'in Washington tarafından yeterince uyarılmadığı kanısındaydı...' Benazir'le gazeteci Novak'ın bu görüşmesinin hemen ardından Müşerref, Pakistan'da olağanüstü hal ilan etti, Cumhurbaşkanlığına seçilmesini istemeyen Pakistan Yüksek Mahkemesini bir kalemde silip attı. Los Angeles Times gazetesine göre, Müşerref kolları sıvamış temizliğe soyunmuşken Pakistan'da, ABD Dışişleri Bakanı Condoleeza Rice, Benazir'i arayarak, Müşerref'in bu uygulamalarına karşı ses çıkarmamasını, buna karşılık da Müşerref'in kimi duyarlı konularda Benazir'e istediği tavizleri vereceğini fısıldadı! Ama gelin görün ki, Müşerref hiç bir konuda Benazir'in isteklerini yerine getirmedi, dahası bunlara yanıt bile vermedi!

Philadelphia Inquirer Gazetesi Aralık ayı başında yayınladığı bir haberde, Benazir'in bir temsilcisinin ABD Dışişleri Bakanlığı'na giderek, Benazir Butto'nun Pakistan'a dönmesiyle birlikte yaşamının çok ciddi tehlikeye gireceğini söyledi, ve korunması için ABD'den yardım istedi. Bakanlık kılını bile kıpırdatmadı!

'Derken 6 Aralık'ta' diye devam ediyor gazeteci Robert Novak: 'Senato Dışilişkiler Komisyonunda konuşan, Güney ve Orta Asya İlişkilerinden Sorumlu Dış İşleri Müşteşar Yardımcısı Richard Bouche, Pakistan seçimleriyle ilgili bir soru üzerine ' iyi bir seçim olacak...hile karıştırılmaz yani... sonuçları kabul görebilir bir seçim...saydam...kabul edilebilir... ha eğer kusursuz bir seçim mi olacak diye soruyorsanız..hayır!' Boucher'in bu sözleri İslamabad'ın iktidar koridorlarında yankılandı. Amerikalılar kusursuz bir seçim beklemiyordu demek! Belki de istemiyordu bile! Eh Benazir'siz bir seçim kabul edilebilirdi yani!'

Şimdi, buyrun size bir soru: Washington'un Müşerref'ten yana koyduğu bu sorgusuz sualsiz destek, Benazir cinayetine yakılmış sarımtırak yeşil bir ışık olabilir mi?

CIA ve İngiliz İstihbarat Örgütü MI-6 uzmanları, gerek 18 Ekim 2007'deki suikast girişimi gerekse de Benazir cinayetinde El-Kaide'nin parmak izlerini görmekte zorlanıyorlar. Cinayet sonrası Pakistan ordusunun arasözleri musluklarını açarak salt kan izlerini değil suç mahalli uzmanlarının bulabileceği her türlü kanıtı da yok etti!

Sonuç olarak, Pervez Müşerref her geçen gün biraz daha İran Şahı Rıza Pehlevi'yi anımsatıyor. Eğer ABD demokrasi adına Müşerref'i desteklemeyi gözü kapalı bir biçimde sürdürürse, İran'da olanlar, önünde sonunda Pakistan'da da olacaktır. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın! Pakistan'ı kurtaracak tek şey koşulsuz demokrasidir, o kadar!!

Star, 2.1.2008

Aziz Üstel

03.01.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

Başlıklar

  AKP reformları hâlâ niye geciktiriyor?

  Laiklik bazen despotluk da olabilir

  Borçlu yaşa, borçlu öl!

  Benazir Butto'yu kim öldürdü?


 Son Dakika Haberleri