Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 12 Ocak 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Basından Seçmeler

Bu çetelerin anası kim?

(...) Eğer Türklüğe bir hakaret var ise, bunu bizzat sağlayan ve tüm dünyada aşağılanmamıza neden olan 301. maddenin ta kendisi...

Ama gel gör ki, Adalet Bakanının basın toplantısındaki açıklamalarına rağmen bu bir türlü değişmiyor... 301. maddeyi değiştiremesek de...

Önceki gün hepimizin televizyonlarda dehşetle izlediği bir biçimde...

Ağır yaralı hastayı taşıyamayıp, sedyeden düşürüp, yüzüne altı dikiş atılacak hale getirsek de...

Bir yaşına gelmeden ölen bebeklerde bir türlü yeterince başarılı olamasak da...

Çok becerikli olduğumuz konular da var; örneğin çete kurmak...

Çete haberinden geçilmiyor...

***

Araya, ya da güme gitmesin...

Birkaç gün önceki haber neydi?

İstanbul'da bir suç örgütüne yönelik operasyonda gözaltına alınan 10 kişiden 2'si tutuklanıp, 8'i serbest bırakılmıştı...

Kimdi bunlar?

'Serbest bırakılanlar arasında kendini 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım'ın adamı olarak tanıtan Zakir Selvi de var.

Haraç alma ve tehdit olaylarına karıştığı öne sürülen zanlılar 4 silahla birlikte yakalandı.

Söz konusu grup üyelerinin bazı milletvekillerine, 'PKK sizi öldürmek istiyor. Sizi koruyalım' teklifini götürdükleri, karşılığında para istedikleri belirtiliyor. Ancak polis kaynakları milletvekillerinin, bu talebi kabul etmediğini belirtiyor.

Zanlılarla ilişkisi olduğu gerekçesiyle Ankara'da görevli bir üst düzey Emniyet Müdürü ve bir albay hakkında da idari soruşturma başlatıldı.

İstanbul'da iki polis memurunun da zanlılarla ilişkisi olduğu iddia ediliyor.'

Dünkü Sabah Gazetesi mahkemenin önce bıraktığı, bir diğerinin yeniden tutuklama kararı verdiği bu sanıklardan üçünün anında firar ettiğini manşetten duyuruyordu.

Bir anlamda da dolaylı bir şekilde çetelerin 'yargı' boyutuna yollama yapmaktaydı...

***

Önceki günkü Taraf Gazetesi 'çetedeki albayın tanıdık çıktığını' söylemekteydi...

Hatta Emniyet Müdürü de öyle sayılırdı...

Çünkü 'Halen görevde bulunan Albay zimmetle suçlanmış, Emniyet Müdürü de kızağa çekilmişti'

Cürete bakın ki bu çete Ak Parti milletvekillerine bulaşıp, 'PKK'nın ölüm listesindesiniz, ama biz sizi koruruz' diyerek menfaat temin etmeye çalışmaktaydı...

***

Matkap Operasyonu ile ortaya çıkan bu çete haberlerine eşlik eden bir başka çete haberi ise Antalya'dan geldi...

'Alaattin Çakıcı'nın yeğeni Adem Çakıcı, Trabzonspor Kulübü başkan adayı ve aynı zamanda Çakıcı'nın eski damadı olan Hacı Yıldız'ın aralarında bulunduğu 12 kişinin 'çıkar amaçlı suç örgütü kurmak', 'örgüt adına silahlı faaliyette bulunmak', 'darp', 'tehdit' ve 'silahlı yağma' suçlarından tutuklanmasına karar verdi...'

***

Emniyet...

Zaman zaman 'organize suç gruplarıyla' ilgili toplu bilgi verir...

Yapılan operasyon sayısı..

Yakalananlar..

Bulunan silahlar...

Ama sanırım bu dökümde eksik olan, yakalananlar arasında bulunan 'asker, polis ya da devletin kullandığı sabıkalı eleman' sayısı...

Çeteler şu veya bu şekilde ama muhakkak devlet içi odaklarla ilişkili çıkıyor...

Ya da devlet şemsiyesi içindeki silahlı bürokrasiden himaye görüyor...

Bu tümden radikal bir şekilde neden temizlenemez, anlaşılır gibi değil...

***

Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı'nın (KOM) bir zaman önce hazırladığı rapora göre, çetelerin kanser hücresi gibi toplumu sarmasının bir nedeni de şu şekilde ifade ediliyordu:

'Bu ilişkilerden her iki tarafın da menfaati söz konusudur. Suç örgütleri, bu camia ile olan birliktelikleriyle, hem legal görünmeyi başarırlar, hem de camialarına mensup insanların konumlarından dolayı elde ettikleri imtiyazlardan faydalanırlar.'

Aslında ben bu rapordaki tespitleri, üretmeden, çabalamadan, rekabet etmeden, kısacası hak etmeden büyük para sahibi olmak ve iyi yaşamanın temel ve toplumsal bir arzu olmasının tespiti olarak anlıyorum.

***

Devlet içi ya da devlet dışı...

Çeteleşme eğiliminin bu kadar yaygın hale gelmesinin, Türkiye'nin üretimden kopmasıyla ve toplumsal ahlak üretememesiyle de bire bir bağlantısı var...

Sanayi döneminde insanlar iyi kötü, kör topal, tanımlı işlerde yaşam çabasını sürdürebiliyorlardı. Köyden kente gelen hiç olmazsa inşaat işçiliği bulabiliyordu...

Sonra bu fabrika işçiliğine dönüşüyor ve zamanla sisteme entegre olabiliyorlardı.

Şimdi, bu bile çok zor...

Üstelik, sanayi sonrası dönem çok daha nitelikli bir işgücü talep ediyor.

Toplum ve devlet, çağın bu gereksinimlerine cevap veremeyince, çeteleşme artıyor.

Tabii bir de bizim İttihat Terakki gibi devlet içi çeteleşmeleri meşrulaştıran hastalıklı geçmişimiz var. Bunu, bu sosyolojik analizin içine dahil etmiyorum.

***

Zaten, toplum ve devlet kendini dönüştürüp, çağın taleplerine cevap verebilseydi...

Ne 301. madde gündemde olur...

Ne de ağır yaralı adamı sedyeden düşürüp yeniden yaralanmasına sebep olan beceriksiz sedyeciler, daha doğrusu sedyeciliği bile başaramadan para pul sahibi olmak ve iyi yaşamak arzusu, toplumsal bir çılgınlığa dönüşürdü..

Star, 11 Ocak 2008

Mehmet Altan

12.01.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

Başlıklar

  'Siyasî çözüm' meselesi

  Avrupa Birliğinin modası mı geçti?

  Bu çetelerin anası kim?

  Normalleşme geciktikçe Türkiye kaybediyor

  ABD burada biz oradayız!


 Son Dakika Haberleri