"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bediüzzaman’ın Medresetüzzehra hedefi bize ne söyler?

Muhammed Yusuf Akbaş
13 Ekim 2026, Salı
Bediüzzaman Said Nursî’nin hayatında Medresetüzzehra projesinin ayrı bir yeri vardır.

Bu proje, yalnızca bir okul binası kurma düşüncesi değildi. Doğu Anadolu’nun ilim ve eğitim hayatını yeniden canlandıracak, dinî ilimler ile fen ilimlerini aynı çatı altında buluşturacak kapsamlı bir eğitim tasavvuruydu.

Bediüzzaman, medreselerin yaşadığı sıkıntıları daha gençlik yıllarında görmüş ve çözüm arayışına girmişti. Ona göre eğitim, sadece ezberden ibaret olmamalıydı. Akıl, kalp ve vicdan birlikte inkişaf etmeliydi.

Bu yaklaşım bugün de son derece anlamlıdır.

Dünyamız büyük bir bilgi dönüşümü geçiriyor. Yapay zekâdan genetik bilimine, uzay araştırmalarından psikolojiye kadar pek çok alanda yeni gelişmeler yaşanıyor. Böyle bir çağda dinî ilimlerle meşgul olan bir insanın fenlerden tamamen uzak kalması, kâinatın işleyişine dair önemli bir okuma alanını dışarıda bırakması anlamına gelir.

Aynı şekilde fen ilimleriyle uğraşan bir insanın insanın anlam arayışını, ahlâkı ve maneviyatı tamamen ihmal etmesi de eksik bir bakış açısına yol açabilir.

Bediüzzaman’ın eğitim anlayışında bu iki alanın birbirine düşman değil, birbirini tamamlayan iki unsur olduğu görülür.

Medresetüzzehra fikrinin en önemli taraflarından biri de farklı unsurların bir arada eğitim görmesi düşüncesidir. Bediüzzaman, bölgenin ilmî ve sosyal gelişmesini eğitim üzerinden gerçekleştirmeyi hedefliyordu.

Bugün bu düşünceyi yeniden ele alırken meseleye geçmişin şartlarıyla değil, bugünün ihtiyaçlarıyla bakmak gerekir.

Modern üniversitelerin araştırma imkânları, medreselerin geleneksel ilim birikimiyle buluşabilir. Arapça bilen, klasik kaynakları okuyabilen; aynı zamanda fen bilimlerinin temel mantığını kavrayabilen ve özgürce düşünebilen yeni bir ilim insanı profili ortaya çıkabilir.

Bunun için önce eğitim anlayışımızda bir zihniyet değişikliğine ihtiyaç var.

Taklitten tahkike, ezberden araştırmaya, kapalı yapılardan ilmî iletişime geçmeliyiz.

Bediüzzaman’ın asırlık eğitim projesi belki de bugün bize şunu söylüyor:

İlim dallarını birbirinden ayırmayın. Hakikati bütünüyle arayın.

Çünkü gelecek, sadece geçmişi koruyanların değil; geçmişin mirasını anlayarak yeni ufuklara taşıyanların olacaktır.

Okunma Sayısı: 860
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ramazan tavşan

    13.10.2026 11:58:59

    Kalemine yüreğine sağlık muhammed kardeşim. Eğitim alanında risalei nur bakışlı bir beyin jimnastiği yaptırdın bizlere. Yazılarının devamını sabırsızlıkla bekliyorum.

  • HASAN DOĞAN

    13.10.2026 10:26:11

    İşte üstat her ne kadar resmi olarak bu Medresetüzzehra Projesini tahakkuk ettiremedi ise de başta Türkiye olarak memleketin her tarafına ihdas ettirdiği NUr Medreseleri ile toplumun o kötü düşüncesini izaleye vesile oldu ve daha sonra tüm dünyada da bu Nur Medreseleri açılarak adeta Dinin malı olan ilim tekrar dine tevdi etti. Ayrıca üstad Muhakematta dünyamızın yuvarlaklığını aklına sığıştıramayanlar:''İbrahim Hakkı’nın arkasına düş, Hüccetü’l-İslâm olan İmam-ı Gazâlî’nin yanına git, fetva iste. De ki:"Küreviyette müşâhhat var mıdır?" Elbette diyecek: "Kabul etmezsen müşâhhat vardır." Zira, tâ zamanından beri şöyle bir fetva göndermiş: "Kim küreviyet-i arz gibi bürhan-ı kat’iyle sabit olan bir emri, dine himayet bahanesiyle inkâr ve reddetse, dine cinayet-i azîm etmiş olur. Zira bu sadakat değil, hıyanettir."diyor.

  • HASAN DOĞAN

    13.10.2026 10:05:42

    Allah razı olsun muhammed yusuf kardeşim,çok güzel ifade etmişsinin Üstad'ın adeta ömrünü verdiği bu projeyi.Bir de çok önemli bir hususu da dile getireyim ki Üsta2ın neden bu kadar ehemmiyert vermiş olduğu bu projeye.Eskiden biz çocuk iken 1970'li yılların başından büyüklerimişzden işitiyordum ki mekteplere giden haşa dinsiz olur ve memlekete ve millete zararlı olur diye pek çok aile çocuklarını ilkokul sonrası eğitime vermezdi.

  • Mithat

    13.10.2026 09:22:55

    Güzel bir konuya değinmişsiniz. Üstadın bu hayalini günümüz risale i nur talebeleri hayata geçirmeleri gerekir. Şu anda talebelerin maddi ve manevi imkanları mevcuttur.

  • andullah

    13.10.2026 07:55:48

    Yaratan Rabbinin adıyla oku >Medreset'uz-Zehra

  • Murat Cansız

    13.10.2026 06:15:33

    Kalemine sağlık Muhammed Yusuf kardeşim. Kastamonu'da bir gurup öğrenci Üstadımıza"Bize Hâlıkımızı (Yaratıcımızı) tanıttır, muallimlerimiz Allah'tan bahsetmiyorlar." "Sizin okuduğunuz fenlerden her fen, kendi lisan-ı mahsusuyla (kendine has diliyle) mütemadiyen Allah'tan bahsedip Hâlıkı tanıttırıyorlar. Muallimleri değil, onları dinleyiniz." Diye cevap verdi

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı