"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Cennet ucuz değil, Cehennem dahi lüzumsuz değildir”

Sami CEBECİ
21 Ekim 2026, Çarşamba
Bu dünyayı cin ve insanlar için bir imtihan meydanı yapan Cenab-ı Hak, imtihan neticeleri bittikten sonra onları ölüm ile hiçlik ve yokluğa mahkûm etmeyecek ve imtihanını kazananlara mükâfat, kaybedenlere de cezalarını vermek üzere mahşer günü hesaba çekecektir.

Başta Kur’ân-ı Kerîm olmak üzere bütün mukaddes kitaplar bunun böyle olacağını haber vermektedir. Ancak, bir kısım insanlar hayatı yalnız bu dünyadan ibaret zannetmekte ve ahiret âlemindeki mükâfat ve ceza memleketleri olan Cennet ve Cehennemi inkâr etmektedirler. İşte, imtihan olunmanın asıl sebebi budur. 

Cenab-ı Hak, insanlara verdiği cüz’i iradelerini hür ve serbest bırakmıştır. İnsan, iman etmek ile inkâr etmek arasında tercih yapmak hürriyetine sahiptir. Allah, insanları iman etmeye zorlamaz. “Dinde zorlama yoktur.” ayeti bu hakikate işaret eder. “İman, kulun irade-i cüz’iyesini sarfından sonra, Cenab-ı Hakkın vicdan-ı beşere ilkâ ettiği (aşıladığı) bir nurdur.” diye tarif ediliyor. İsteyen inanır ve gereğini de yaparsa Cennete, isteyen de inkâr ederse o da Cehenneme gitmek durumunda kalır. Mesele bu kadar açık ve nettir.

Bu hususta asıl olan insanın irade-i cüz’iyesidir. İnsan, cüz’i iradesini istediği istikamette kullanmakta serbesttir. Cennet, insanın iradesini Allah’ın istediği şekilde kullanmasının neticesi olarak verilen bir ihsan ve ikramdır. İnsanın amelleriyle hak ettiği bir sonuç değildir. Çünkü Allah, yokluktan varlık âlemine çıkarıp, taş, ağaç ve hayvan yapmayıp, insan olarak yaratıp, iman ve İslâmiyet nimetleriyle şereflendirmekle, zaten insana ücretini vermiş oluyor. Bundan dolayı Cennet bir hak değil, tamamen Allah’ın hazinesinden bir ikramiye gibidir.

Cehennem ise, muhteşem bir saray gibi sanatlı yaratılan kâinat, mukaddes kitaplar, gönderilen bütün peygamberlerin, Allah’ın varlık ve birliğine şahit olmasına rağmen, bilerek ve isteyerek hem Allah’ı hem de ahireti inkâr eden kâfirler, münafıklar ve inandığı halde aşırı günaha dalan müminler için hak edilmiş bir ceza memleketidir. Evet Cehennem, bilerek inkâr edenler için amellerinin karşılığı olarak hak edilmiş bir azap memleketidir. Çünkü, Allah kullarına zulmetmez ancak hak ettiğinin karşılığını verir.

Bediüzzaman Hazretlerinin ifade ettiği gibi “Cennet ucuz değil, Cehennem dahi lüzumsuz değildir.” Nice zulümler vardır ki, “Zalimler için yaşasın Cehennem!” dedirtir. Cehennemin yaratılması, Allah’ın her şeyi kuşatan rahmetine zıt değildir. Belki o rahmetin vücudu, cehennemin de vücudunu ister. Çünkü, nice zalimler var ki, bu dünyada zevk ve sefa içinde ömür sürerlerken, nice mazlumlar da mazlumiyetler içinde hayatlarını devam ettirirler. Elbette zalimler cezalarını, mazlumlar da mükâfatlarını almak için bir Cennet ve Cehennemin vücudu gereklidir. Yoksa, zalim ve mazlum ölüm ile eşitlendiği zaman, bundan bir zulüm ortaya çıkar. Allah ise, mutlak adalet sahibidir.

Ahirete inanmayan kâfirlerin bile Cehennemin varlığına taraftar olması gerekir. Bediüzzaman Hazretleri bu meseleyi de halletmiştir: “Eğer sen Cehenneme girsen, vücut dairesinde kalsan, senin sevdiklerin ve akrabaların ya Cennette mesut veya vücut dairelerinde bir cihette merhametlere mazhar olurlar. Demek, her halde Cehenneme taraftar olmak sana lâzımdır. Cehennem aleyhinde olmak ademe (yok olmaya) taraftar olmaktır ki, hadsiz dostlarının saadetlerinin hiç olmasına taraftar olmaktır.” (Asâ-yı Mûsa, s. 79.) 

Okunma Sayısı: 184
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı