"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ahirette dostların durumu ne olacak?

Sami CEBECİ
28 Ekim 2026, Çarşamba
İnsanların bir kısmı hayatı sadece bu dünyadan ibaret zannetseler de, bütün semavî kitapların ve peygamberlerin haber verip ispatladıkları gibi, ölüm ötesinde herkesi bekleyen ahiret denilen bir âlem vardır.

Özellikle mukaddes kitabımız Kur’an-ı Hakîm, iki binden fazla ayetiyle ahiretten bahsetmektedir.

İnsanların büyük bir ekseriyetinin ahireti inkâr etmeleri bu sabit hakikati değiştiremez. Bu güzel dünyayı içindeki her şeyle birlikte insanın emrine verip istifadesine sunan ve hatta güneşi ve ayı bile insanların emrine verdiğini haber veren Cenab-ı Hak, inkâr eden insanların hatırı için ahireti getirmekten vazgeçmeyecek, bilâkis inanan insanlara mükâfat ve inkâr edenlere de cezalarını vermek üzere cennet ve cehennemi yaratıp, herkesi lâyık olduğu yere gönderecektir. Evet, sabit ve değişmeyen hakikat budur.

Bu dünya, Allah’ın emir ve kudretiyle feza okyanusunda yüzen bir gemi gibi ahiret tarafına doğru gitmektedir. Ahiret gitmek istemeyen insanlar, ellerinden geliyorsa bu dünya gemisinden aşağıya insinler. Bu mümkün olmuyorsa, gökleri ve dünyayı yaratan Allah’ın emir ve yasaklarına itaat etsinler. Bunu da yapmıyorlarsa, kendilerini bekleyen azap memleketine yuvarlanmaya hazır olsunlar. Bunun başka türlü bir izahı yoktur.

Gelip geçici olan bu dünya hayatında, en küçük topluluk olan aile hayatından en geniş dairelere kadar her insanın alâkası vardır. Özellikle, aile hayatında karı koca ve çocuklar arasında bir sevgi ve muhabbet olur. O muhabbet onları bir arada tutar. Sevgi ve saygı hissi kaybolduğu zaman, o aile dağılmaktan kendisini kurtaramaz. Bunun gibi, geniş dairelerde de insanları bir arada mıknatıs gibi tutan sevgi ve saygı hissidir. Bundan dolayı bu hisleri mutlaka canlı tutmak gerekir.

Ölüm ötesindeki ahiret tarafına geçildiği zaman, Mahşer meydanındaki olacakları bize haber veren Cenab-ı Hak, Kur’ân-ı Kerîm’inde “O gün, kişi kardeşinden, anasından, babasından, karısından ve çocuklarından kaçacaktır. O gün, onlardan herkesin kendine yeter bir işi vardır (ancak kendi derdi ile kalır). (Abese Suresi: 34-35-36)    

Bu ayetlerin verdiği hakikat üzere, dünya hayatında iken birbirlerine kul hakları geçmiş olan herkes; paranın, altının ve gümüşün geçmediği o mahşer gününde birbirlerinden kaçmaları hakikaten çok dehşetli bir manzaradır. Allah, kul haklarıyla huzuruna varmaktan hepimizi korusun, amin.

Cehenneme gidecek olan kâfir ve münafıklar ile aşırı günah işleyip azaba müstehak olanların durumunu anlatmaya bile gerek yoktur. Ebedî olarak Cehennemde kalacak olan kâfir ve münafıklar, zaten hak ettikleri cezalarını sonsuza kadar çekecekler. Kalbinde zerre kadar imanı kalmış olan aşırı günahkâr mü’minler ise, amellerinin cezasını çektikten sonra tekrar Cennete gelecekler ama bu kadar günahları işlemeye değer miydi?

Cennete giden mü’minler ise, ebedî saadet ve lezzetlere mazhar olarak ebedî olarak Cennetlerde kalacaklar. Farklı tabakalardaki Cennetlerde olsalar bile dostlar birbirleriyle görüşeceklerdir. Bir Sahabenin “Ya Resülullah! Sen yüksek Cennetlerde, ben ise aşağılarda olacağım. Seni görmezsem ben dayanamam.” dediği zaman “Dost, Cennette dostuyla birlikte olacaktır.” buyurdu.

Bediüzzaman Hazretleri, bu hakikati izah ederken mealen şöyle ifade ediyor: “Aynı Cennette ve aynı sofrada oldukları halde, sevapları nispetinde inkişaf eden duygularıyla, o nimetlerden farklı derecelerde istifade ederler.” 

Okunma Sayısı: 177
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı