Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 12 Şubat 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Basından Seçmeler

Nokta dergisi editörü Alper Görmüş: Medya vicdansız

* Hrant Dink herkesin kabul ettiği gibi ırkçı ulusalcı bir iklimde öldürüldü. Bu iklimin oluşmasında medyanın payı ne oldu?

- Çok ciddi payı var. Bunu anlamak için Ogün Samatstların beyinlerine hangi bilgilerin, yorumların boca edildiğine bakmak lazım. Kartopu gibi büyüyen süreç Dink’in ‘Türkün kanı zehirlidir’ yazdığı iddiasıyla başladı. Oysa o bir mecazdı. Kürşat Bumin’in Said-i Nursi’den aktardığı gibi ‘Mecaz, ilmin elinden cehlin eline düşerse hakikate inkılap edermiş’. Samast gibilerin de, Türkçe problemi yaşayan hakimlerin de mecazı anlayamama-larını anlarım ama işi yazıyla, Türkçe’yle olanlarınkini anlayamam.

* Bunda medyanın yükselen ırkçı dalgayı köpürtmek isteği de etkili değil mi? Sonuçta Dink 2004’ten önce tanınan biri değildi ve medya Dink’e imalarla, ithamlarla yüklendi?

- Aynen. Burada tembellik sorunu da var. Yazarlar dahil hiç kimse yazılanları tam okumuyor ama üzerine yazı yazıyor. Mesela Vatan gazetesi başyazarı Güngör Mengi Dink’in öldürülmesinden birkaç gün sonra şöyle yazdı: ‘Bazı defterlerin açılması kıyamet gününü beklemez. Hrant Dink’in yazdıklarını deştikçe insanın ‘iyi ki öyle’ diyesi geliyor. Pek çoğumuz onu, içinde ‘Türk’ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan’ ifadesinin yer aldığı ve yargılandığı yazısı ile tanıdı. Oysa Dink Türklüğü tahkir ve tezyif suçu işlemediğini, hedefinin dışarıdaki Ermeniler olduğunu, onları uyardığını söylüyordu. Bu sözlerine inanan oldu, inanmayan oldu. Ama samimi olduğunu kanıtlayan 1 Kasım 2004 tarihli yazısını bulup yeniden okumak, ancak o uğursuz cinayetten sonra aklımıza geldi.’

* Bu bir itiraf!

- Evet! Aynı başyazar Dink’le ilgili önceki yazılarında alaycı bir dil kullanıyordu. Geniş kesime yönelen bu dilde aşağılama ve nefret var. Büyük basında Emin Çölaşan’ın yazıları vs. de böyleydi. Ulusalcı, faşizan medyayı saymıyorum bile. Sonuçta bu dalga toplumun çeperlerine yayıldı. İnternetin müptezel, saldırgan diline düştü.

* Bu nefret dilini kendini sol olarak tanımlayanlar da kullandı?

- İki örnek vereyim buna. Cüneyt Arcayürek ve Tuncay Özkan’ın Kanal Türk’te yaptığı programda kendi kulaklarımla duydum. Başkası anlatsaydı inanmazdım. Arcayürek ‘vatan haini’ ilan ettiklerine adeta dişlerinin arasından ‘Köpekler!’ diye tısladı. Özkan gülerek karşıladı ve şöyle söyledi: ‘Sevgili izleyiciler, geçen hafta ben de köpekler demiştim ama Panter Emel aradı beni ve ‘Köpeklere hakaret etme’ dedi. Haklıydı, artık köpeklere hakaret etmeyeceğim’.

* Diğer örnek neydi?

- 11 Ocak tarihli Cumhuriyet’te Nuri Kurtcebe Atatürk fotoğrafı çizmiş, yanına da şunu yazmış: ‘Allah’ın bize nasip ettiği o aslan parçası, o koca Mustafa Kemal’den rahatsız olanlar bizden değildir. Aramızda yaşamaya hakları yoktur’. Gazetelerde kullanılan bu dil aşağıya farklı yansır ve orada ‘Bu adam ortadan kaldırılmalıdır’a dönüşebilir.

Star, 11.2.2007

Konuşan: Fadime ÖZKAN

12.02.2007

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

Başlıklar

  ‘Emekli paşalar...’

  Demokratik faşizm

 

  Türkiye’de TSK’ya rağmen ordu kurmak kimin haddine!

  Nasıl bir ülkede yaşıyoruz?

  Nokta dergisi editörü Alper Görmüş: Medya vicdansız


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004