Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 16 Nisan 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Basından Seçmeler

301’de asker ve emniyet vurgusu

Bu satırların yazarı bir hukukçu değil.Bu nedenden de peşinen, teknik bir hata yapabilme payımı saklı tutuyorum.

Ancak, dört kısa paragraflık bir maddenin tuhaf bir yazılış biçimi olduğunu söyleyebilmek için de kanımca hukukçu olmaya gerek yok.

Söz konusu yazım biçimi de aslında 301 hakkında bugüne dek pek söylenmemiş bazı konuların işareti.

TCK 301’in ifade özgürlüğü konusunda ciddi bir sıkıntı yarattığı biliniyor.

İnternet ortamından bugüne dek bu madde nedeniyle hakkında soruşturma açılan, mahkum olan kişilerin isimlerini görmek bile maddenin anlamsızlığını ortaya koyuyor.

Maddeyi nasıl formüle ederseniz edin, yargıçlarımızın hukuka bakış açıları değişmedikce 301 nedeniyle yargılamaların süreceği de kesin.

Maddeyi tümüyle kaldırsanız dahi sistem kendini o kadar iyi koruma altına almış ki, yürürlükte olan ve aynı işlevi görmeye aday başka bir madde bulmak işten bile değil.

Maddenin ilk paragrafındaki ‘Türklüğe hakaret’ ibaresinin hukuk dışı bir ibare olduğunu görmek için de hukukçu olmaya gerek yok.

Ama, maddenin yazılış biçiminde ifade özgürlüğünü de, ‘türklük’ gibi hukuk dışı kavramların kullanımını da aşan bazı sakıncalar mevcut.

Aşağıda gördüğümü düşündüğüm garabeti sizlerle paylaşacağım; söz konusu garabet belirli bir devlet anlayışının madde yazımlarına yansıması ve bu anlayış aşılmadan, demokratikleşmeden, hukuk devleti ile uyumlaştırılmadan parti kapatma davalarından ifade özgürlüğü meselelerine dek sorunlarımızı aşmamız pek mümkün görünmüyor.

* * *

Bir ülkenin ceza kanununun o ülkenin devlet kurumlarını aşağılama amaçlı ifadelere karşı koruma altına alma istemesini normal karşılayabiliriz.

Ama bu koruma işlevi yerine getirilirken evrensel hukuk devleti kavramından ve bu doğrultudaki ifadelerden sapmamak şart.

Devlet dediğimiz kavram yasama, yargı ve yürütmeden oluşur.

Ve, devleti koruma refleksli bir madde yazacaksak, yasama, yargı ve yürütmeyi aşağılama söz ve fiillerine karşı korumaya almaya çalışırsınız ve bu amaçla ‘yasama, yargı ve yürütme’ ibarelerini kullanmanız yeter zira bu üç erk devletin tüm birimlerini şemsiyesi altına alır.

Oysa, bizdeki TCK 301’in yazılış biçimine baktığınızda ilginç bir yapı görüyorsunuz.

Birinci paragraf TBMM ibaresiyle yasamayı koruma altına almıştır.

İkinci paragrafta ise Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, yargı organları, askeri ya da emniyet teşkilatı ibareleri bulunmakta ve bu kavramları koruma altına almaktadır.

Bendeniz de bu ikinci paragraftaki ifadeyi anlamakta zorlanmaktayım.

Hükümet sözcüğü yerine yürütme dense, yürütme erki altında faaliyet gösteren tüm devlet birimleri bu korumanın şemsiyesi altına girer ve böylece asker ile emniyet teşkilatına ayrı bir vurgu yapılması gereksiz olur.

Mevcut yazılış biçimi Hükümeti (Bakanlar Kurulu) ve silahlı bürokrasiyi koruma altına almaktadır ama sanki yürütme erki altında bulunan başka devlet birimleri koruma dışında kalmaktadır.

Örneğin, maliye teşkilatını ya da hariciyeyi bu yazım biçimi dışlar görünmektedir; TCK içinde başka maddelerin mevcudiyeti bilinmektedir ama yine de ortada tuhaf bir durum vardır.

Yok şayet mevcut yazım biçimi Hükümet ibaresi altında maliye ve hariciye teşkilatlarını da kapsıyorsa o zaman askeri ve emniyet teşkilatlarının ayrıca vurgulanmasına neden gerek görülmektedir?

* * *

Yanlış anlaşılmasın, bu yazıda getirmeye çalıştığım eleştiri, hukukçu olmayan birinin eleştirileridir ama itiraf edeyim görüştüğüm idare hukukçuları da beni çok aydınlatıcı cevaplar üretemediler.

Ancak, maddenin formülasyonunda benimsenmiş bu mükerrerlik ya da atlamalar kanımca sıradan bir yanlış değil, birilerinin devlet kavramına bakışını yansıtan özelliklerdir.

Bu devlet anlayışı değişmedikce de Türkiye’nin çağdaşlık mücadelesi kaybedilmeye mahkumdur.

En başta kapatma davasının bu meseleyi AKP’ye öğretmiş olduğunu zannediyordum ama galiba her düzeyde aynı anlayış devreye giriyor ve evrensel hukuk formülasyonları aksamaya başlıyor.

Devlet demenin yasama, yargı ve yürütme demek olduğu gerçeği acaba kimleri tedirgin ediyor, bunu da ben çok merak ediyorum.

Devlet demek asker ve emniyet teşkilatı ise, bu güvenlik devleti anlayışının da bizi bir yerlere taşıyamayacağı açıktır.

Star, 15.4.2008

Eser Karakaş

16.04.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

Başlıklar

  Darbe günlükleri

  301’de asker ve emniyet vurgusu

  Nasıl bir şey!

  Demokratik direnç…


 Son Dakika Haberleri