Askerde acemilere usta erlerden model gösterirler. İşte hayatın her kademesinde model ittihaz edilecek insanlar vardır.
Hem takdir hem de taklit edilirler. Nur dairesinde çok model insan vardır. Son devrin son müceddidi Bediüzzaman pek çok şuurlu dava adamı yetiştirmiştir. Onların içerisinde en güzel örnek Bediüzzaman’ın “Kâinata değişmem!” dediği Zübeyir Gündüzalp ağabeydir.
Vefatına kadar Risale-i Nur’a gelen hücumları üzerine çekip göğsünde söndüren, Nur mesleğini tahrip için yapılan hücumlara pervasızca karşı koyan ve püskürten, davasına dokunulduğu zaman aslanlar gibi kükreyen, herkesin çekindiği ve ürktüğü zaman “Risale-i Nurları basan makinaların hepsi bana aittir” diye sahiplenen ve her nevi sorumluluğu kabul eden...
Hayatında fevkalade halim selim, son derece mütevazı, çocuklarla çocuk, büyüklerle büyük olabilen, yeri geldiğinde konferanslar veren ve yeri gelince ölüme meydan okuyan... Bediüzzaman’ın mesleğini savunan, tatbik eden ve zedelenmesine imkân tanımayan...
Mahkemede “Sen de mi Nurcusun?” sualine mukabil, “Bediüzzaman gibi bir dâhinin şakirdi olmak liyakatini kendimde göremiyorum. Eğer kabul buyururlarsa iftiharla ‘Evet! Risale-i Nur şakirdiyim!’ derim” dediği zaman Afyon mahkeme heyeti ve dinleyiciler huzurunda Üstad Bediüzzaman tarafından “Bin talebem yerinde kabul ettim!” diye sitayişle mukabele edilen bine mukabil bir talebedir o!..
1960 ihtilali ile darmadağın edilen Ahrar ve Demokratların 1965’te AP etrafında toparlandığı zaman yeni Genel Başkan Süleyman Demirel yüzünden tereddüde düşürülen Nur Talebelerine “Biz Nur Talebeleri Ahrar ve Demokratız. Ahrarların başına kim geçerse destekleriz. Şeyhülislam seçmiyoruz ki takvasına bakalım. Genel Başkanın da bir oy hakkı vardır. Fikren biz Nur Talebelerine dost olsun yeter!” diye mukabele eden içtimaiyatçıdır o...
“Cemaatleri yok edelim!” diyen Saadettin Bilgiç’in Süleyman Demirel’e “Mason!” diyerek dindar ehl-i siyaseti şaşırttığı zaman “Ahrarların devamı Adalet Partisidir” diyen istikamet tayin eden Nur Talebesidir o...
“Necmettin Erbakan Bey, Tevfik Paksu, Hüsamettin Akmumcu, birleşip yeni bir parti kuracaklarmış. Allah korusun bu yeni parti din namına kurulduğu için Müslümanları birbirine düşürür ve hizmetimize zarar verir. Buna bir çözüm bulmalıyız” diye Kırkıncı Hoca’yı da çağırarak İstanbul’da Tevfik Paksu ve Hüsamettin Akmumcu’ya Üstadın “Din adına siyasete girmenin zararlarını anlatan ve Ahrarları desteklemek gerektiği” dersini veren içtimaiyatçıdır o...
Peki ne oldu? Aradan geçen 65 senenin sonunda haklı çıkan Zübeyir Gündüzalp abi olmuştur. İstikamet üzere hizmet etmek isteyen Zübeyir Ağabeyi iyi okumalıdır. O zaman Bediüzzaman’ın neden onun için “Kâinata değişmem”, “Bin Nur talebesi olarak kabul ediyorum” dediğini anlarız.
Risale-i Nur’a ve Üstad Bediüzzaman’a sadakat dersini Zübeyir Gündüzalp Ağabey’den almalıyız.