"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

En güçlü kale: Aile

Servet GİRASUN
15 Ekim 2026, Perşembe
BAĞIMLILIK BİR SEBEP DEĞİL, BİR SONUÇTUR (4)

İlk üç yazımızda bağımlılığın çoğu zaman bir sonuç olduğunu, kalpte oluşan boşlukların ve arkadaş çevresinin insan hayatını nasıl etkilediğini ele almaya çalıştık.

Şimdi ise şu gerçeği konuşalım: Bağımlılıkla mücadele, çocuk bağımlı olduktan sonra başlamaz. Asıl mücadele ailede başlar.

Bir çocuğun ilk öğretmeni anne babasıdır. İlk sevgiyi evde öğrenir. İlk merhameti evde hisseder.

İlk doğruyu ve ilk yanlışı evde görür. İlk defa Rabbini de çoğu zaman anne babasının diliyle tanır.

Bugün anne babalar çocuklarının iyi bir okul kazanmasını, güzel bir meslek sahibi olmasını ve rahat bir hayat sürmesini istiyor. Bunların hepsi kıymetlidir. Fakat eğitim sadece dünya hayatıyla sınırlı kalırsa eksik kalacaktır.

Kur’ân-ı Kerîm bize bu dengeyi şöyle öğretir: “Allah’ın sana verdiğinden ahiret yurdunu iste; dünyadan da nasibini unutma.”¹

Demek ki mesele ne sadece dünyadır ne de sadece ahirettir. Asıl mesele, ikisini birlikte yaşayabilmektir.

Çocuklarımızı sadece diploma sahibi yapmaya çalışıp Rabbini tanımadan büyütürsek, onlara eksik bir eğitim vermiş oluruz. Çünkü insan iki kanatla uçar. Bir kanadı ilim... Diğer kanadı iman...

Kanatlardan biri eksik kalırsa uçuş da eksik kalır.

Resûl-i Ekrem (asm) şöyle buyurur: “Hiçbir baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha değerli bir miras bırakamaz.”²

Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri de ailede verilen iman eğitiminin önemine dikkat çekerek şöyle der: “Çünkü bir çocuk küçüklüğünde kuvvetli bir ders-i imanî alamazsa, sonra pek zor ve müşkül bir tarzda İslâmiyet ve imanın erkânlarını ruhuna alabilir...”³

İşte bunun içindir ki çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras; sadece mal, mülk veya meslek değil, sağlam bir iman, güzel bir ahlâk ve Allah’a karşı sorumluluk şuurudur.

Kur’ân’ın rehberliği, Resûl-i Ekrem’in (asm) sünneti ve bu asırda iman hakikatlerini kuvvetli delillerle izah eden Risale-i Nur Külliyatı, ailemizin manevî iklimini güçlendirecek en önemli kaynaklardandır.

Belki de bağımlılığa karşı en sağlam tedbir, çocuklarımızın odalarını güzelleştirmekten önce gönüllerini güzelleştirmektir. Çünkü huzurlu bir ev, nice tehlikeye karşı sessiz ama en güçlü kaledir.

İnşallah bir sonraki ve son yazıda, bağımlılıkla mücadelede en güçlü tedavinin neden iman eğitimi olduğunu; Kur’ân, sünnet ve bu asırda iman hakikatlerini ders veren Risale-i Nur’un bu noktadaki yerini birlikte değerlendireceğiz.

Dipnotlar:

1- Kasas Suresi: 77.

2- Tirmizî, Birr, 33.

3- Bediüzzaman Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 2018, s. 69.

Okunma Sayısı: 154
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı