Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 30 Kasım 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Serdar MURAT

Papa ile diyalog



Papa’nın uçağı Esenboğa Havaalanında tur atarken, Başbakan Erdoğan karşılamak için piste doğru ilerledi.

Erdoğan, uçağın merdivenlerinde beklerken Papa 16. Benedikt, uçağın kapısında gözüktü. Ağır ağır indi merdivenlerden. Üzerinde beyaz bir palto, başında takke, ayaklarında kırmızı ayakkabılar vardı. Boynunda ya da vücudunun görünen bir bölümünde haç işâreti yoktu. Türkiye’ye geldiği için mi takmamıştı, yoksa öyle bir alışkanlığı yok muydu orasını bilemiyorum. Ama uçaktan inerken, üzerinde haç olmaması dikkatimi çekti.

Uçağın burnunda ise Türkiye ve Vatikan bayrakları dalgalanıyordu.

Başbakan Erdoğan’la uzun uzun tokalaştılar. Protokol kısa tutulduğu için fazla bir zaman kaybı olmadı, iki dakika içinde tamamlayıp, VIP salonuna geçtiler. Başbakan Erdoğan burada Papa ile 23 dakika süren bir görüşme yaptı.

Erdoğan burada hangi mesajları verdi?

Türkiye’nin medeniyetler arası ittifakın eşbaşkanı olduğunu hatırlatıp, Papa’ya kültürler arası diyalogun geliştiği bir dönemde ülkemizi ziyaret etmesinin yararlı olduğunu söyledi.

Böylece, Avrupa’da medeniyetler çatışması tezini savunanların başında yer alan Papa’ya Türkiye’nin nerede durduğu hatırlatılmış oldu.

İslâmın bir barış dini olduğunu belirtip, cami, kilise ve havranın aynı avluya açıldığı bir kültürden geldiğimizi anlattı.

Erdoğan, İslâmın barış hoşgörü ve sevgi dini olduğunu belirtirken, daha önce “İslâmiyetin kılıçla yayıldığını” savunan Papanın, “Görüşlerinizi paylaşıyorum” demesi olumlu bir adımdı.

Başbakan Erdoğan ile Papa’nın görüşmesi bitmiş, Erdoğan uçağın kapısında karşıladığı Papa’yı aracına kadar uğurluyordu. Dünya medyasının gözü bu olayın üzerindeydi. O sırada “İyi ki bu görüşme olmuş” diye düşündüm. “Başbakan Erdoğan Papa’ya dinimiz ve dünyaya bakışımızı anlattı” demek varken, Erdoğan, “Papa ile karşılaşmamak için bir saat önce bu kapıdan geçerek Letonya’ya uçtu” denilmesinin anlamı neydi? Dünya ajansları, “Türkiye Başbakanı Papa ile görüşmedi” demek yerine “Görüştü ve şu mesajları verdi” diye haber yaptı, peki kötü mü oldu?

Ayrıca Türkiye’nin AB’ye üyeliğine karşı çıkan Papa 16. Benedikt’ten Avrupa Birliği için destek almak fena bir şey mi?

Türkiye hem AB için, hem de Kıbrıs konusunun zemininin Birleşmiş Milletler olduğu konusunda Papa’nın desteğini aldı. Kötü mü oldu?

Papa’nın Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu ile görüşmesi ise başlı başına olumlu adımlara sahne oldu.

Bardakoğlu, Diyanet İşleri Başkanlığı kisvesinin tüm artılarını yansıtarak, İslâmın terör ve şiddetin her türlüsüne karşı olduğunu anlattı.

Bardakoğlu, Peygamberimize hakaret etme gibi sicilinde bir kara leke bulunan 16. Benedikt’in yüzüne şunları söyledi:

“Ne var ki, son dönemlerde İslâm dininin tarihi ve kaynaklarıyla şiddeti içerip teşvik ettiği, İslâmın yeryüzüne kılıçla yayıldığı, Müslümanların potansiyel şiddet uygulayıcıları olduğu anlayışını ifade eden İslâmofobianın giderek tırmandığını hep birlikte müşahede ediyoruz. Bilimsel ve tarihsel hiçbir araştırma ve veriye dayanmayan, adalet ve insaf ölçüleriyle de bağdaşmayan bu itham ve iddialardan, adını barıştan alan İslâm’ın her mensubunun son derece müteessir ve müşteki olduğunu ilân etmek isterim…”

Daha önce yaptığı “densizliğe” karşın, defalarca bütün Müslümanları hürmetle selâmladığını belirten bir Papa, diyalog için dua ettiğini söyleyen bir 16. Benedikt vardı.

Dinler arası çatışmanın mimarlığına soyunurken, Diyanet İşleri Başkanlığında diyalog için dua ettiğini söyleyen bir Papa’ya şahit olduk.

Bütün bunlar dahi, diyalogun önemini ortaya koydu. İyi ki Papa Türkiye’yi ziyaret etti ve iyi ki Müslümanları temsilen bu görüşler Papa’ya aktarılmış oldu.

Bir kez daha sağduyu hâkim oldu ve Türkiye Kemal Kerinçsiz zihniyetine mahkum olmadan dünyaya medenî bir diyalog zemini sundu..

30.11.2006

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (29.11.2006) - Yaşlı kadının Papa’ya verdiği ders

  (28.11.2006) - Siyaset mühendisliği

  (27.11.2006) - Voltaire’i linç etmeden önce

  (24.11.2006) - Sanal demokratlar

  (23.11.2006) - Asalım şu Atilla Yayla’yı

  (22.11.2006) - Öcalan kavgası

  (21.11.2006) - Tahtıravelli bitiyor

  (20.11.2006) - Rolleri karıştırmamak gerek

  (17.11.2006) - Hoşgörü sergide kaldı

  (16.11.2006) - MHP’nin kurultayla imtihanı

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Metin KARABAŞOĞLU

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahaddin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit ŞİMŞEK

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004