"Gerçekten" haber verir 23 Ekim 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Mikail YAPRAK

Kara yolculuğu



Başlangıcından bitimine kadar kare kare kayda değer yolculuklar vardır. Dünya durdukça, durmayacak ve bitmeyecek yolculuklar…

Anlatırsanız nefes tükenir, yazarsanız kalem tükenir, beyaz kağıt renklenir, karalanır.

Adı üstünde: Kara yolculuğu...

En küçük otosundan, en büyük otobüsüne, kamyonetine, tırına kadar irili ufaklı vasıtalar; bu yolları geçip giderler, bazen de “geçilmez” yaparlar.

Bu vasıtalara motor, yağ ve petrol lâzım olduğu kadar, insana da can lâzım ki dayanabilsin bu yollarda…

İşte size Avusturya’nın batı ucundan, Wels’ten tâ Van’a uzanan bir şerit. Tam 7 ülke üstünde seyreden bir seyr ü seyahat:

Avusturya, Slovenya, Hırvatistan, Sırbistan, Makedonya, Yunanistan ve Türkiye… Şehirler, kasabalar, köyler gibi yerleşim birimleri ve “yerleşik” olmayan yerler var yol üstünde, yol boyunca…

Şehirler var ki, görmeye; görüp de kalmaya değer yerler:

Zagreb, Belgrad, Niş, Üsküp ve Selanik… Hepsi de görmeye değer, ama senin ne görmeye, ne de kalmaya; ne arzun, ne de zamanın olur…

Bir tek hedefin vardır: İpsala gümrüğünden Türkiye’ye giriş.. Niş’ten sonra Sofya’ya yönelmişsen, Kapıkule’den giriş…

Bazen olur ki, istemediğin halde tutarlar seni, kalırsın kaldığın yerde, hiçbir yere ayrılmadan.. Artık çıkmışsın bir kere, düşmüşsün yollara…

Sadece gümrüklerde bekleyerek geçirdiğin süreleri saatlerle değil, günlerle ifade edebilecek durumlara düşebilirsin… Artık ne çıkarsa bahtına…

İşte kara yolculuğunun bu kara rengi, bu gri rengi ve belirsizliğidir ki; on sekiz sene boyunca bize Viyana-Van arası hava hattını kullandırttı..

Bizi böyle havalandıran, havaya fırlatan macerayı da on sekiz sene önce Niş’te yaşadım.

Tam on sekiz sene önce… Wels’te trenle başlayıp, Niş’te bir başka trenle devam eden, Sofya’da minibüsle başlayıp, Bulgaristan’dan çıkışından Kapıkule gümrüğüne kadar yaya yürüten bir yolculuk.

İki yönlü olan tren biletimin dönüşünü kullandırtmayan ve uçakla dönüşü tercih ettiren bir yolculuk.

On sekiz sene önce, bir kış günü…

Wels’te beni trene bindirip uğurlayan öğretmen arkadaşlarım, “cesur” olduğumu söylemekten kendilerini alamamışlardı. Cehaletin, yani bilmemenin verdiği bir cesaret. “Cahil cesur olur” sözünün yaşanmış bir örneği…

Almanya’dan kalkıp İstanbul’a giden trene Salzburg’da bindim. Bazı vagonlar tıklım tıklım dolu. Ayakta duran insanlar, kapıları kapatmışlar. Bazı vagonlar ise temiz, konforlu ve bomboş. Böyle bir vagona girip oturdum. Yugoslavya’da yapılan kontrolde, “birinci sınıftır” diyerek fark aldılar. Onu sineye çektik. Asıl tedirginlik; bindiğim vagonun, Niş’te ayrılacak olan Atina trenine ait olduğunu öğrenince başladı. Meğer tıklım tıklım dolu olan vagonlar İstanbul trenine aitmiş. Niş’te İstanbul treni ile Atina treni birbirinden ayrılacaklarmış.

Niş’te; trende tanıştığımız Kayserili bir aile ile birlikte, Atina treninden indik, ama İstanbul trenine binemedik. Gözümüzün önünde ayrılıp giden İstanbul treninin arkasından baka kaldık… El sallayamadık. Sekiz saat oracıkta bekledikten sonra, saat 05.00 treniyle Sofya’ya gittik. Orada bir minibüs kiralayarak Kapıkule gümrüğüne vasıl olduk..

O gün bu gündür, zaman zaman dilime takılan bir terennüme engel olamam:

İşte burası Niş’tir, (*)

Acaip bir iniştir..

İnip de, binememek;

Acaba nasıl iştir…

Belgrad’ın 201 km. güneydoğusunda, Nişava Irmağı kıyısında, demiryolları kavşak noktasındadır Niş… Türkiye yolu üzerinde gurbetçilerimizin uğrak yeridir. 2004 yılı Temmuz’unda bir öğlen sıcağında özel otomuzla ailece Niş’ten geçerken, 1990 Aralık’ının Niş macerasını hatırlamıştım.

Bu yolculuğumuzda da, hatırlanacak çok şeyleri maziye havale ettik. Hele Hırvatistan’da, cemaatle eda edilen sabah namazı, yol boyunca piknik tipi molalarımız, fakir Makedonya’nın dağlık yolları, Sırbistan çıkışında bir görevlinin “Komşu, 5 Euro varsa, kontrol yok” demesi unutulacak gibi değildi…

3700 km’lik uzun ve maceralı bir yolu bize kazasız-belasız kat ettiren Rabbimize sonsuz şükürlerimizi arz ederken; aynı yolun dönüşünü düşünerek yine Rabbimize sığınıp, Ondan yardım dilemiştik.

(*) İlkçağda bir Roma kenti olarak kurulan Niş, sırasıyla Bulgarların, Macarların, Bizanslıların ve Sırpların eline geçti. 14. yüzyılda Osmanlı topraklarına katıldı. 1878’de Sırbistan Krallığına bırakıldı. Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında işgal altında kaldı. 1992-95 yılları arasındaki Yugoslavya iç savaşından sonra, yine Sırbistan’a ait olarak kaldı.

23.10.2008

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (09.10.2008) - Değişimin temel taşları

  (04.10.2008) - Doğunun bayramı

  (22.09.2008) - Zengin ve fakir

  (16.09.2008) - Diyalog yetmez, ittifak lâzım

 
GAZETE 1.SAYFA

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  H. Hüseyin KEMAL

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır