"Gerçekten" haber verir 23 Ekim 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Şaban DÖĞEN

İnsan nasıl rızka ve yardıma mazhar olur?



Hz. Sa’dın oğlu Mus’ab der ki: “Bir kısım meziyetleri sebebiyle babam Sa’d, kendini, kendi derecesine ulaşamayanlardan daha üstün görürdü.”

Bu Sa’d, Sa’d bin Ebî Vakkas’tır. Genç yaşta İslâma girmiş, hizmetleri sebebiyle daha hayatındayken Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer gibi Cennetle müjdelenen on Sahabî içerisinde yer almıştı. Birçok zafere imza atan, İslâma büyük hizmetler yapan bu Sahabînin acaba bir kısım meziyetleri sebebiyle kendini derecesinden aşağıda bulunanlardan üstün görmeye hakkı var mıydı?

Hz. Mus’ab devam ediyor: Babamın bu tavrı üzerine Resûl-i Ekrem (asm), “Siz ancak zayıflarınız [onların ihlâs, ibadet ve duaları] sayesinde yardım ve rızka mazhar olursunuz”1 buyurmuşlardı.

Demek Cennetle açıkça müjdelenmek bile kişinin kendisini diğer insanlardan üstün görmesine yetmiyordu.

Kur’ân, Allah rızasından başka birşey düşünmeyen, ama imkânsızlıkları sebebiyle fakir kalmış insanlara gerçek itibarın verilmesini emreder. Bizzat Allah, Resûlüne (asm), Hazret-i Süheyb, Selman, Bilal, Habbab, Ammar gibi fakir Sahabileri kastederek, “Rablerinin rızasını dileyerek sabah akşam Ona duâ edenlerle beraber sabır ve sebat et. Dünya hayatının ziynetini arzulayıp da gözlerini onlardan çevirme” buyurmuş, “Kalbini Bizi anmaktan gafil kıldığımız, hevâ ve hevesine uyan ve işinde aşırılığa kaçan kimseye de boyun eğme”2 emrini vermişti.

Bu fakir Sahabîler Allah katında o kadar değerliydiler ki, Kur’ân’ın ifadesiyle, “Hesap gününü yalanlayan, yetimi itip kakan, yoksulu doyurmayı teşvik etmeyen”3 müşrik ileri gelenleri, bu fakirleri yanından kovmalarını, o takdirde kendisini dinleyeceklerini talep ettiklerinde, “Sabah akşam Onun rızasını dileyerek Rablerine duâ edenleri de yanından kovma… Sakın onları kovup da zalimlerden olmayasın”4 âyeti nazil oluyor, Efendimiz de (asm), asla onları yanından kovmayacağını belirtiyor, Kehf Sûresinin 28. âyeti indirilince de onlarla dizleri dizlerine değecek derecede yakın oturuyor, onlar kalkmadıkça yanlarından kalkmıyor, “Hamd olsun Allah’a ki, ümmetimden bir toplulukla beraber nefsime sabrettirmeyi bana emretmeden beni öldürmedi. Hayat da sizinle, ölüm de sizinle olsun” buyuruyordu.

Bu İlâhî terbiyeden geçen Allah Resûlü (asm), fakirlere, yoksullara böyle davranmakla kalmamış, ümmetine de, “Zayıfları, fakir fukarayı görüp gözetin. Siz ancak zayıflarınız sayesinde yardım görür ve rızıklanırsınız”5 buyurmuşlardı. Onlardan saçı dağınık, keçelenmiş, tozlanmış, kapılardan kovulmuş niceleri vardı ki Allah’a dayanıp “Şu şöyle olacak!” diye yemin etse, Allah onun yeminini yerine getirir, duâsını kabul ederdi.6 Allah Resûlü (asm) insanlar tarafından hor görülüp Allah’a bir hususta yemin ettiğinde yemini hemen yerine getirilen böylesi zayıf ve mütevazi mü’minlerin Cennetliklerden olduğunu da bildirmişti.7

Demek Cenâb-ı Hak zenginlere de onların ihlâs, samimiyet ve duaları sebebiyle rızık vermekteydi. Yardıma, inayete bu sayede mazhar olmaktalardı.

Dipnotlar:

1- Riyazü’s-Salihîn ve Terc., 1:314 (Hadis no: 269; Buharî’den); 2- Kehf Suresi: 28. 3- Maun Suresi : 1-3. 4- En’am Suresi: 52. 5- Riyazü’s-Salihîn ve Terc., 1:314 (Hadis no: 20; Ebû Davud’dan.) 6- A.g.e., 1:98 (Hadis no: 255; Müslim’den.) 7- A.g.e., 1:314 (Hadis no: 250; Buharî ve Müslim’den.)

23.10.2008

E-Posta: sdogen99@ttnet.net.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (22.10.2008) - Allah katında değerli olmanın ölçüsü

  (21.10.2008) - Konuşan bulutun bahçesini suladığı adam

  (20.10.2008) - Mal nasıl bollaşır?

  (19.10.2008) - Kalkınmanın temelinde ne var?

  (18.10.2008) - Kâinat, harıl harıl çalışırken

  (17.10.2008) - Hayırlı işlerde cevval olmak kime mahsus?

  (16.10.2008) - Zaman gayret zamanı

  (15.10.2008) - Uhdud Ashabı neden lânetlendi?

  (14.10.2008) - Allah için çekilen çile herşeye değer

  (13.10.2008) - Şifa veren ancak Allah’tır

 
GAZETE 1.SAYFA

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  H. Hüseyin KEMAL

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır