"Gerçekten" haber verir 26 Kasım 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Sami CEBECİ

Temel problemlerimiz ve Bediüzzaman'dan çâreler



Asya Nur Kültür Merkezinde her Pazar akşamı devam eden seminerler dizisine bu hafta gelen konuşmacı, gazetemizin yazarlarından Ali Ferşadoğlu idi.

Yüzden fazla katılımcının bulunduğu kalabalık topluluğa seminerini sunan Ferşadoğlu, Cumartesi akşamı da Sincan’da seminer vermişti.

Büyük İslâm âlimi merhum Bediüzzaman’ın mânevî ve ilmî şahsiyetini öncelikle nazara veren Ferşadoğlu, onu bu açıdan çok iyi tanımamız lâzım geldiğini söyledi ve çocukluk yıllarından vefat edene kadar geçirdiği hayat safhalarındaki hârikulâde olaylardan örnekler verdi.

Bediüzzaman, hayatını dâvâsına adamış bir İslâm fedâisidir. Çoğu insanların anlayamadığı ve hususan İlâhiyatçıların kendisine kulak tıkadığı muhteşem bir mütefekkir ve asrın müceddididir. İman ve Kur’ân hakikatlerini ispat etmeyi meslek edinen Bediüzzaman, Kur’ân-ı Kerim’deki temsil metodunu esas alarak temsillerle en dağınık meseleleri toplamaya, en uzak konuları temsil dürbünüyle akla en yakın hâle getirmeye muvaffak olmuştur. Sadece iddia etmekle kalmamış, dâvâ içinde deliller getirerek en inatçı muarızların fikren ilzam ve susturulmasını sağlamıştır.

Şahsî hayatında âzâmî takvâ dairesinde yaşayan Üstad Bediüzzaman ilmen olduğu gibi, amel bakımından da Hazret-i Peygamberin (asm) tam vârisiydi. Ömür boyu nefsiyle aslanlar gibi çarpıştı. Nefsini teslim olmaya mecbur etti. Gece yarısından sonra kalkıp sabahlara kadar evrad ve ezkârla meşgûl oldu. Bu milletin ve İslâm âleminin kurtuluşu için duâlar etti. Bir taraftan doğru İslâmiyeti anlatırken, diğer taraftan onu en doğru bir şekilde nefsinde yaşayarak örnek insan oldu. İslâmın izzetini korumak adına en cebbar ve zalim kumandanlara baş eğmedi. En cazip teklifleri elinin tersiyle iterek hâkim güçlerin tesiri altına girmedi. Bununla birlikte müsbet hareketi esas alarak dahilî fitnelere bulaşmadı. Hep âsâyiş ve emniyet lehinde çalıştı. En zor şartlar altında telif ettiği Nur Risâleleriyle hakikî vatanperver insanların yetişmesine vesile oldu.

“Ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam” diyen o büyük insan, fertten cemiyete, İslâm âleminden Hıristiyanlık dünyasına kadar meydana gelen problemlere çâreler üretti. En temel mesele olan imansızlık ve iman zayıflığına karşı tahkikî iman dersleriyle mukabele etti. Hem insanlık, hem de İslâm âlemini tahrip eden deccalizm zihniyetini keşfederek haber verdi. Buna çok önem verilmeliydi. Zira, bütün mücadele bunun üzerinde cereyan ediyordu. Fen ve felsefeden gelen dehşetli bir dinsizlik cereyanı akılları saptırıyor, kalp ve vicdanları yaralıyordu. Özellikle Süfyanî deccal aldatmakla iş görüyor, münafıkâne bir tarzda İslâm dinini tahrip ediyordu. Tahribin adresini iyi bilmek ve ona teslim olmayarak tedbir almak gerekiyordu.

Genel olarak ortak problemlerimiz vardı ve mutlaka onları aşmamız lâzımdı. Bunlar da:

1- Dünyaya imtihan için gönderildiğimizin bilinmemesi. 2- Yaratılışın hikmetinin anlaşılmaması. 3- İman zayıflığı. 4- Gerçek imanı uzmanından öğrenmeyip başkalarına itibar edilmesi. 5- İbadetlerdeki genel ihmaller. 6- Duyguların tanınmayıp terbiye edilmemesi. 7- Cahillik, fakirlik ve ihtilâf meseleleri. 8- Zamanı verimli kullanmamak. 9- Hak ve hürriyetlerin bilinmemesi. 10- Müslümanların dünyevîleşmesi. 11- Sorumluluktan kaçmak. Emr-i bi’l-mâruf ve nehy-i ani’l-münkeri terk etmek. 12- Kalp dairesinden dünya dairesine kadar etki ve ilgi dairelerinin birbirine karıştırılması. 13- İslâmı ve Kur’ân’ı bilmeden onu anlatmaya çalışmak. 14- Dilimizin bilerek tahrip edilmesinin, dinimizin de tahrip olmasını sonuç vermesi. 15- Ümitsizlik, sıdkın hayat-ı ictimâiyede ölmesi, adâvete muhabbet, bizi birbirimize bağlayan kuvvetli bağları bilmemek, çeşitli istibdatlar ve şahsî menfaatına bütün himmetini hasretmek.

Her bir maddesinin geniş izahlarının yapıldığı seminer iki saatten fazla sürmüş ve katılanların tamamı memnun olmuştu.

26.11.2008

E-Posta: sami-cebeci@hotmail.com


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (19.11.2008) - Şeytan ve şerlerin yaratılış hikmetleri

  (12.11.2008) - Kabre gülerek girenler

  (05.11.2008) - Sahip çıkılan gençlik

  (29.10.2008) - Kulluğun sırrı: Duâ

  (22.10.2008) - Dâvâ adamları

  (08.10.2008) - Sonsuz irâdenin gücü

  (01.10.2008) - İlâhî ilmin her şeyi kuşatması

  (24.09.2008) - Hiçten ve yoktan yaratma nedir?

 
Ufo ısıtıcılar, infrared ısıtıcı, kumtel ısıtıcılar.
GAZETE 1.SAYFA

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  H. Hüseyin KEMAL

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır