19 Aralık 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

M. Latif SALİHOĞLU

Süreci nasıl okumalı?


A+ | A-

Gittiğimiz hemen her yerde, bulunduğumuz hemen her ortamda şu suâle muhatap oluyoruz: Süreci nasıl görüyor, nasıl okuyorsunuz? Gelişmelerin nasıl bir seyir takip edeceğini düşünüyorsunuz?

Buradaki "süreç"ten kasıt, "Demokratik açılım süreci"dir.

Bu konuda, tâ başından beri söylediğimiz ve yeri geldikçe hatırlatmaya çalıştığımız ölçü şudur: "Maksuda vâsıl oluş, usûle riayet edişledir."

Yani, bir meselede usûle riayet ederseniz, hayırlı netice alır ve mahall–i maksuda vâsıl olursunuz.

Aksi halde, bir noktada çakılır kalır, daha bir adım olsun ileriye doğru gidemez bir hale gelirsiniz.

Hatta, usûlsüzlükle bazan geriye doğru gitme durumuyla dahi karşı karşıya gelebilirsiniz.

Bugün itibariyle gelinen noktada, ne yazık ki bir "belirsizlik" hali ağırlık kazanmış bulunuyor.

Haliyle, bu da insanlarımızı endişelendiriyor, tedirgin ediyor.

* * *

Hükûmetin, kendine göre bir "açılım söylemi" var. Vatandaş, bunun ne menem şey olduğunu bir türlü anlayamadı.

Sürecin koordinatörlüğünü yapan İçişleri Bakanı, son olarak şöyle bir isimlendirmede bulundu: "Terörü bitirmek ve demokratik standardı yükseltmek."

İsim ve ifade güzel. Ancak, bu işin nasıl realize edileceği hakkında, ortada elle tutulur, gözle görülür tatmin edici somut/müşahhas hiçbir şey yok.

Öncelikle, şunu bilmek lâzımdır ki: Mevcut "ihtilâl anayasası"yla demokratik standart yükselmez. Ham hayal kurmaya gerek yok... İkincisi, terörü bitirme hedefine, terör örgütü mensuplarını cesaretlendirerek varılmaz. Keza, elindeki silâhı bırakmayan bir örgütle—dolaylı da olsa—pazarlık yapılmaz

Maalesef, bu her iki konuda da usûl hatası yapılarak "açılım"dan söz edilmemeye başlandı...

Mesele, aylarca kamuoyunda tartışıldı durdu; ancak, tartışanların ekseriyeti dahi "açılım paketi"nin ne olduğunu, içinde nelerin bulunduğunu bilmeden, anlayamadan konuşup tartıştı.

Dolayısıyla, adeta bir ucûbeye benzeyen bu "açılım"ı, kim nereye isterse oraya doğru çekmeye çalıştı.

Halen de, bu konuyu kimse netleştirmiş veya doğrultmuş değil.

Durum böyle olunca, ortalıkta bir kargaşadır almış başını gidiyor.

* * *

Bu tesbitlerden sonra, yakın gelecekte olacaklardan değil de, olmayacaklardan, olmayacağına kesin olarak inandığımız bazı hususları nazara vererek bitirelim.

* Ortada endişe verici bazı durumlar var. Ancak, yine de ümitsiz, karamsar olmamak lâzım. Zira, demokrasiden geriye dönüş olmaz. İnsanlarımız mutlak ekseriyeti, yaşanan bütün acılara, gerilimlere ve aksiliklere rağmen, yine de her meselenin demokrasi içinde kalınarak halledilmesinden yanadır. Bu kuvvetli iradeyi, asla küçük görmemeli.

* Bu vatanda, uzun yıllardan beri kardeş kavgası körüklendiği ve bir kanlı iç savaş çıkartılmak istendiği bilinen bir vakıadır. Ancak, bunda şimdiye kadar muvaffak olunamadığı gibi, bundan sonra da olmayacak. Bin yıllık kardeşliğin bozulmayacağına, bunu bozmaya kimsenin güç yetirmeyeceğine inanıyoruz ve inanmak durumundayız. Aksi halde, "kabil–i iltiyam olmayacak bir inşikak çıkacak" ki maazallah; böyle bir ihtimâl, ancak kıyâmetin alâmeti olarak görülebilir.

* Yaşanan gelişmeler, sancılanmaların bir süre daha devam edeceğini göstermekle birlikte, nihayetinde, yani "vakt–i merhûn"da çok güzel ve hayırlı bir "doğum" hadisesinin tahakkuk edeceğine inanıyor ve böyle bir neticeyi rahmet–i İlâhiyeden pür–ümit şekilde bekliyoruz.

Tarihin yorumu 19 Aralık 1986

Rusya'da rejim değişikliği

Yaklaşık 70 yıl müddetle (1917–1986) komünist rejimin istibdadı altında yaşayan Rusya (Sovyet Rusya'sı), 1980'li yılların başından itibaren yeni bir sistem arayışının içine girdi.

Zira, komünist Rusya'nın en büyük kuvvet kaynağı olan Kızıl Ordu, eski dinginliğini kaybetmiş, girdiği Afganistan batağından bile çıkamaz bir hale gelmişti.

Öte yandan, iktisadî bunalım had safhaya varmış, uzaya füze fırlatan Rusya'da, insanlar ekmek bulamaz, açlıktan nefesi kokacak bir duruma düşmüştü. Sefalet dizboyu olmuştu.

Sefaleti netice veren komünizm, temelde dinsizliğe, ateizme dayanıyordu. Ancak, dinsiz bir millet yaşayamazdı. Bu kat'î gerçekle, sonunda komünist Rusya'da karşı karşıya geldi ve dikta rejimi her tarafından sökülmeye, dökülmeye mahkûm oldu.

Eski halin artık muhal olduğunu anlayan Sovyet Rusya'sı Devlet Başkanı M. Gorbaçov, vargücüyle perestroika (yeniden yapılanma) ve glasnost (açıklık) adını verdiği reform çalışmalarına girişti.

Bu meydanda ciddî bazı adımlar attı. O adımlardan biri, komünist rejimi muhalifi, dirayetli ilim (fizik) adamı sürgündeki Andrei Sakharov ile 1971'de evlendiği karısı Yelena'yı affettiğini ve sürgün cezalarının kaldırıldığını ilân etti. (19 Aralık, 1986)

Bu gelişme, Rusya'da ciddî bir rejim değişikliğinin yaşandığını gösteriyordu.

Zira Sakharov (1921–1989), sıradan bir insan değildi. Onu hemen bütün ilim, fikir ve siyaset dünyası tanıyordu. Üstelik, 1975'te Nobel Barış Ödülüne lâyık görülmüş; ancak, sürgünde olduğu için gidip ödülünü alamamıştı. (Aynı ödül, 1990'da Gorbaçov'a da verildi.)

İşte, Sakharov ile eşinin serbest bırakılması, hem Rusya'ya, hem de komünist ülkelerdeki insanlara nefes aldırmıştı.

Yetmiş yıldır dünyayı etkisi altına alan ve insanlığı tehdit eden komünizm, hiç olmazsa siyasî ve askerî sahada, artık çökmeye yüz tutmuş, demirperde yırtılmaya başlamıştı.

Rusya, bu tarihten itibaren, kademeli şekilde "cumhurî demokrasi"ye geçiş sürecini yaşadı.

19.12.2009

E-Posta: latif@yeniasya.com.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (17.12.2009) - Kardeşliği haykırma zamanı

  (16.12.2009) - Yeni bir iftira furyası (2)

  (15.12.2009) - Yeni bir iftira furyası (1)

  (14.12.2009) - Gizli mezarın sırr-ı hikmeti (2)

  (12.12.2009) - Gizli mezarın sırr-ı hikmeti (1)

  (10.12.2009) - Zaman ayarlı saldırılar

  (09.12.2009) - "Hilâfet korunsun" mektubu

  (08.12.2009) - Gerilimi dindirmenin yolu

  (07.12.2009) - Yakın tarih yeniden yazılsın (6)

  (05.12.2009) - Yakın tarih yeniden yazılsın (5)

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Baki ÇİMİÇ

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H. İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Muzaffer KARAHİSAR

  Nejat EREN

  Nurullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu

Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.
Kurumsal Linkler: Risale-i Nur Kongresi - Bediüzzaman Haftası - Risale-i Nur Enstitüsü - Yeni Asya Vakfı - Demokrasi100 - Yeni Asya Gazetesi - YASEM - Bizim Radyo
Sentez Haber - Yeni Asya Neşriyat - Yeni Asya Takvim - Köprü Dergisi - Bizim Aile - Can Kardeş - Genç Yaklaşım - Yeni Asya 40. Yıl