13 Aralık 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

S. Bahattin YAŞAR

Hatıralar hatırlanır


A+ | A-

Hatıralar, birer fotoğraf albümü gibi hafızamızda sayfa sayfa duruyor. Zaman zaman dönüp izliyoruz pek çoğunu.

Ve biz denen şey, o yaşadıklarımız oluyor. Çünkü ilmek ilmek o yaşananların içindeyiz. Onun için, hatıralar olmasaydı, hayat da olmazdı.

Hatıralar, hayatı anlamlı hale getiriyor.

Hatıralarımız olmasaydı, kimseleri hatırlamazdık.

Kendimizi, annemizi, babamızı, her seferinde yeniden tanımak, yeniden hatırlamak durumunda kalırdık. Oysa annemizi, babamızı gördüğümüzde ne çok hatıralara gideriz.

Ne çok yaşanmışlıklar canlanıverir zihnimizde.

***

Bütün hatıralarımızın öznesi, kendimiziz.

Herkes, kendi etrafında değerlendiriyor hayatı. İnsan, hayatta önce kendi nefsini, akrabalarını ve kendiyle ilgili olan şeyleri sever.

Çocukluk yıllarına döndüğünde, çocuklaşmayan insan yoktur.

O hatıralarla gülümsemeyen, o hatıralarla oynamayan insan yoktur.

Adeta hayatımız, dönem dönem birer fotoğraf albümü gibi hafıza kaydımızda saklı.

Çocukluk dönemi, gençlik dönemi, orta yaş ve yaşlılık dönemleri böyle birer albüm.

Akranlarımız, oyun arkadaşlarımız, dönemin hatıralarımıza dokunan unsurları, hepsi bütünün birer parçaları.

Bu albümler içinde en dikkat çekeni gençlik hatıraları. Çoğunun anlamı yok. Çoğu, neden yaşandığı bilinmeyen cinsten. Çoğu, içinde ‘keşke’ler taşıyor. Ama bir o kadar da, o yaşananlar; birer etkili ders niteliğinde olmuştur.

Göz yaşlarına bizi boğan, pişmanlıklar oluşturan, adeta kendimize, duygularımıza hakim olamadığımız dönemin okunaklı ve dokunaklı izleri.

Zor dönemin arkasına sığınan, orta yaşlılık yıllarıdır. Artık yaşananlar olgunlaştırmıştır insanı. Her bir hatıra, bu dönemde birer tokat gibi, izlerini taşır yüzümüzde. Onun için, hayatın dersidir bunların hepsi. Kendini sadece hayatın derslerine bırakanlar, cahillerdir. ‘Cahil, cesur olur’ sözü bundandır.

İnsan, insanlık tarihi boyunca yaşananlardan ders almalı değil midir? Evet, âlemde yaşanmamış hiçbir şey yoktur. Her şey yaşanmış ve tarihteki yerini almıştır. Yani kardeş kardeşi ilk insanlarla birlikte öldüregeldi; anne-babaya isyan hep olageldi, cinayetler, soygunlar, hırsızlıklar, arsızlıklar hep varolageldi. O zaman nedir günümüzde yaşananlar? Yaşananlar, tekerrürden ibarettir. Zaten ders alınsa, tekerrür eder miydi? İşte bu, cehalettir.

Orta yaşlılık hatıralarında, gençlik döneminin hızı ile yaşlılığın insanı ağırlaştıran, olgunlaştıran geçiş izleri vardır. Onun için asıl hayat bu dönemde kendini gösterir. Adeta kırklı yaşlardır bu. Zaten denir ya, bir insan kırk yaşına kadar ne ile beslenmişse, kırkından sonra o beslendikleri onu besler. Yaşlılığın rengi, gençlikte belirlenir. Nasıl bir yaşlılık dönemi isterse insan, bu gençlik ve orta yaşlılık dönemlerinde oluşur.

6-7’li, 16-17’li, 26-27’li yaşların hatıraları ile 60-70’li yaşların hatıralarını yan yana koysa insan, ne çok şey söyler yaşayana, yaşanılanlara? Hayat, bu yaşananlar işte.

Anlaşılan, hatıra oluştururken, yarın masamızda karşı karşıya geleceğimizi düşünerek oluşturmalı insan. Hayatımızın her karesi, yaşadığımız hayat odasının duvarlarında bir bir yer alıyor. Yaşananlar, bir fotoğraf sergisi gibi karşımızda. ‘İşte eserleriniz’ diyor adeta. Onun için zaman zaman hatıralarımız bize, biz hatıralarımıza dokunmalıyız.

Yaşanmayan bir şeyi hatırlamak diye bir şey yoktur. İnsan, hatıralarındadır.

Hatırladıklarımız, hatıralarımızdır.

13.12.2009

E-Posta: syasar33@yahoo.com


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (06.12.2009) - Biz durunca, hayat durmuyor

  (02.12.2009) - Abdest, Huzur’a hazırlıktır

  (30.11.2009) - Abdest, Huzur’a hazırlıktır

  (22.11.2009) - ‘Ödül almaya gelecek vaktim yok’

  (15.11.2009) - Yeni, içinde pek çok ‘yenilik’ler taşır

  (08.11.2009) - İhlâs, en güçlü terapidir

  (02.11.2009) - İmandan kaynaklanan güven, vakar; benlikten kaynaklanan ise gururdur (2)

  (01.11.2009) - İmandan kaynaklanan güven, vakar; benlikten kaynaklanan ise gururdur (1)

  (25.10.2009) - Hayatı anlamlı kılan kareler; enstantaneler

  (18.10.2009) - Öfke ve sevinç anında alınan karar, sağlıklı (karar) değildir

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Baki ÇİMİÇ

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H. İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Muzaffer KARAHİSAR

  Nejat EREN

  Nurullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu

Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.
Kurumsal Linkler: Risale-i Nur Kongresi - Bediüzzaman Haftası - Risale-i Nur Enstitüsü - Yeni Asya Vakfı - Demokrasi100 - Yeni Asya Gazetesi - YASEM - Bizim Radyo
Sentez Haber - Yeni Asya Neşriyat - Yeni Asya Takvim - Köprü Dergisi - Bizim Aile - Can Kardeş - Genç Yaklaşım - Yeni Asya 40. Yıl