2015 Nobel Kimya Ödülü’nü alan Prof. Dr. Aziz Sancar, “Nobel’i aldıktan sonra eve gittim, hanım, ‘Aziz çöp dışarı çıkarılacak.’ diyor. Ben ‘Nobel aldım’ diyorum. O da ‘Sen yine de çöpü dışarı çıkar’ diyor... “
Yukarıdaki hatıra enteresan bir durum tespitidir aslında.. Kim olursanız olun hatta bilim insanı, senarist, roman yazarı, genel müdür, bakan... Evdeki sorumluluklar ve eşlerin gözündeki yerin değişmediğini gösteren bir anıdır.
Ayrıca; saatlerce kurduğun dünyadan gerçek hayata geçiş oldukça çetrefilli olabilir.
Bir hikâyenin içine girer insan, onu düşünür, tasarlar, o dünyada yaşar uzun bir süre sonra gerçek hayatına döner, bazen dönemez, işte o noktada yazacağı karakter olur bir an, zengin bir iş insanını yazıyorsundur hanım içeriden seslenir “Ekmek kalmamış...”
Barlalı Süleyman, Şamlı Hafız Tevfik, Hafız Ali veya Mustafa Çavuş ile ilgili bir hatıra yazmak için okuyorsun, çalışıyorsun; içeriden önce yemek kokuları gelir sonra hanım sesleniyor: “Yemek hazır...”
Kahramanın dünyasındasın, beş kişiyi dövmüşsün, birisi bıçağını çıkarmış havada sallıyor sana doğru bileğini tutup bıçağı yere düşürmüşsün, içeriden çamaşır makinasının “bittim” sesi duyulmaya başlıyor. Diğer odadan hanım sesleniyor “Belim ağrıyor çamaşırları balkona getirir misin?”
Binbaşı Asım ile ilgili arşiv taraması yapıyorsun, hiç rastlamadığın bir hatıraya rastlıyorsun, okuyorsun, düşünüyorsun, başka bir kitaptan teyidini arıyorsun, internetten fotoğraf taraması yapıyorsun, kapının zili çalıyor, hoparlörden “Kim o?” diyorsun, “Kargonuz var...”
Çok iyi bir cinayet konusu yakalamışsınız, evde kimse yok rahat rahat bunu yazayım diye düşünüyorsun, cinayetler, kovalamacalar, polisler, katiller, masum insanlar, adamın biri nereye koysan olmuyor, sırıtıyor, canın sıkılıyor mutfağa doğru gidiyorsun, su ısıtıp kendine kahve yapacaksın, tam o anda seni zorlayan, sırıtan karakter bir yere oturuyor, tekrar bilgisayarın başındasın,kapının anahtarla açıldığını hayal meyal duyuyorsun, sonra da hanımın sesini “Çaydanlık yanıyor...”
Evde yazı yazmanın en büyük zorluğu profesyonel hayat ile ev yaşamının arasındaki belirsizliklerdir.
Ev yaşama alanıdır, dikkatinin dağılmasına çok yatkındır.
Evdeki diğer yaşayanlar sizin gerçekten çalıştığınızı anlamakta zorlanabilirler ve sizin çalışmanızı bölebilirler.
Ayrı bir çalışma odasının olmaması durumu daha da zorlaştırır. Salonda, oturma odasında veya mutfakta yazı yazmak konsantrasyonu bozar.
İdeal olan, yazmak için profesyonel bir ortamdır.