Geçen haftaki yazımı okuyan eşim, tek taraflı bir yazı olmuş, sadece erkekler için yazmışsın, “Hanım yazarlar” yazarken daha çok bölünüyorlar dedi.
Yazıyı tekrar okuyunca hak verdim.
Düşünün ki; gündemden hiç düşmeyen başörtüsü ile ilgili bir yazı kaleme almak için bilgisayarın başındasınız ve Azerbaycan’a gitmişsiniz hayalen, başınız örtülü diye okul önünde bekletiliyorsunuz. İçeriden bebeğiniz ağlamaya başlıyor.
Eğitimle ilgili neler yazabilirim diye kafa yormuşsunuz, sınavlara iki hafta kala bakanlık yazılı sorularının MEB tarafından “Ortak Yazılı Sınav Sistem” ne geçileceğini duyuruyor, Bilgisayarınızı açmışsınız başlığı yazmışsınız içeriye koşarak çocuğunuz giriyor “Anne acıktım!”.
Okuma programlarının gizemine kafa yormuşsunuz, on kişinin bir araya gelerek beraberce bir konuyu okuyup farklı açıklamalarla olayı anlamaya çalışmasının içeriğini düşünüyorsunuz, eşiniz bir poşet turşuluk malzeme ile geliyor, evde yapılan turşunun faydalarından bahseden bir nutuk atıyor. Veya kucağında bir lahana ile gelmiş...
Bunlar işin espiri tarafı tabiî ki.
Evde yazı yazmak gerçekten daha fazla feragat ve fedakârlık, gerekmektedir. Hanım yazarlar için bu bir derece daha fazla olabilir.
Keşke her yazar için çalışacağı, evinden ayrı bir ortam olabilse. Profesyonel bir çalışma alanı... Fakat bunun olması oldukça zor olabilir, öyleyse kendi ortamını her yazma isteği olan oluşturmalıdır.
Masanını düzenleyerek başlayabilirsiniz, masa, bilgisayar, notlarınız, çay, su... Aslında kendiniz için yazma alanı.
Her gün saatlerce yazı yazmak zorunda değilsiniz, gün olur bir paragraf yazmak belki o gün için yeterli olabilir.
İlk yazdığınız taslağın mükemmel, hatasız olması gerekmiyor. Öncelikle yazının taslağını yazdıktan sonra diğer ufak düzeltmeleri sonra yapabilirsiniz.
Her gün daha fazla yazmak isteğiniz olsa da bu kesin bir kural değildir.
Burada önemli olan yazmak için bir vakit ayırabilmektir. Küçük adımlarla ilerlemek ve yazınızla tekrar, tekrar buluşmaktır.
Hanımların yazma konusunda desteğe daha çok ihtiyacı vardır, evde yaşayan diğer bireylerin de yardım etmesi gerekmektedir.
Ev işleri hiçbir zaman tamamen bitmez. Ev temizlenir, çamaşırlar yıkanır, yemek yapılır... Bunlar tekrar olur. Aynen yazmak gibi, bir kere yazılmaz devamlı bir çalışmaktır yazmak.
Ev işleri yazarlığa düşman değildir. Bir memurun işi, nasıl yazarlığa düşman değilse...
Bunun için aile ferdlerini toplayarak; “Ben her gün okumak ve yazmak istiyorum ve şu saatler arasında bunu gerçekleştirmeliyim.” diyebilirler. Ev işleri de imkânlar içinde paylaşılabilir.
Salatayı yaparak işin içinden sıyrılabilirseniz bahtiyarsınız!..