Her yıl yaza ve kışa girerken arabası olanların yaptığı bir etkinlik vardır! Arabalarının lastiklerini değiştirmek. Büyük şehirde yaşıyorsanız ve müsait yeriniz yoksa bu lastikleri “lastik oteline” bırakırsınız, tabiî ücreti mukabilinde.
Ben de bu etkinliğin bir üyesiyim. Geçenlerde yaklaşık altı ayda bir uğradığım lastikçime uğradım, arabamı araç kaldırma liftine yerleştirip içeriye girdim. Oranın sahibi ile hoş beş yaptık. Baktım oğlu yok, nerede diye sordum. Tatile çıkmış. İş zamanı Ekim ayında ne tatili diye sordum...
Bu sorum sayesinde otomotiv ve lastik sektöründe çok yaygın bir ödüllendirme ve motivasyon yönteminden haberdar oldum. Büyük lastik üreticileri ürünlerini belirli bir kotanın üstünde satan firmaları “Kıbrıs Tatili”, “Fransa Tatili”, “Almanya Tatili”, “Japonya Tatili”... ile ödüllendiriyormuş.
Şirketler hem geçmiş dönemin yorgunluğunu atmak hem de yeni lastik modellerini tanıtmak için bunları ücretsiz olarak yurt dışına veya yurt içine tatile götürüyorlarmış. Bu olay lastik satanları bir sonraki dönemde daha fazla satışa motivasyon sağladığı bir gerçek.
Lastikçim arada sırada “Abi bu lastik gözüme iyi görünmedi değiştirsek mi?” diyordu, fakat çok da ısrar etmiyordu. Şimdi içime kurt düşmedi değil. Kotayı doldurmak için mi yapıyor acaba?
Tabiî bu geziler lastik üretimi yapanların ceplerinden çıkmıyor. Bizim ceplerimizden çıkıyor. Bir arabanın dört tekerini değiştirmeye kalksanız, markaya göre değişiklikler olsa da, yaklaşık yirmi bin lira civarı bir para ödemeniz gerekebilir. Bunun kaç lirası tatil ücreti olarak fiyatın üstüne ekleniyor bilemiyorum.
Bu bayi toplantıları sadece lastik ile sınırlı değil, üretim yapan çok sayıda sanayi kuruluşu ve fabrika geleneksel olarak bunu yapıyor.
İyi tatiller...
BARIŞ ÖDÜLÜ
ABD Başkanı Donald Trump, Nobel Barış Ödülü’nü alamadığı için şikayette bulunmuş. Ödül bu yıl Uluslararası Ceza Mahkemesi eski hâkimi Navi Pillay’a verilmiş. Geçen sene de alamadığı için eleştirmişti. Bu yıl bu ödülü alan hak eden biri midir, onu bilmiyorum.
Barış nedir: Düşmanlık, kavga, çatışma ve savaşın olmadığı; toplumların, devletlerin veya insanların huzur, güvenlik ve sükunet içinde yaşama, durumudur.
Sustum ve sadece baktım...
MADEN FACİASI
23 Ekim’de Zonguldak’ta meydana gelen metan gazı patlamasında üç madenci hayatını kaybetti.
2026 yılında artık bununla yaşamamalıyız. Teknolojinin bu kadar geliştiği bir dünyada gereken tedbirler alınmalı; metan gazı, grizu patlaması ve göçükler yüzünden insanlarımız ölmemeli...
Allah rahmet eylesin...