"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hastalıktan alınan dersler-2

Mehmet ÇETİN
24 Ekim 2026, Cumartesi
Bediüzzaman; kefareti, hata ve günahların affına vesile olması manasında değerlendirir.

Bu vesile de musibet olabilir. Üstad Bediüzzaman, kefaret hânesine hastalık ve musibet ile beraber “büyük bir hasene ve iyilik, çok günahlara kefaret olur.”1, diyerek yapılan hata sonrasında hemen bir iyiliğin yapılmasını hatırlatır ki affa vesile ola. 

Hastalık, medrese-i Eyyubî’yenin şiarı olmalı ki o medresede hastalıkla yapılan ıslah faaliyeti anlam kazansın. Hastalıklarla tasaffi eden kul, yaptığı ibadetinde ihlâsa ersin.

Hastalıkla, hayatımızdaki rutinlerin kıymeti bilinir. Rutin, bıkkınlık değil, şevke vesile olmalıdır. Günlük yapılan rutin işlerin arasına giren bir hastalık ya da birinin ölümü, rutinin kıymetinin anlaşılmasına vesile olur. 

Her gün güneşin doğması rutin olduğu için çok da değeri anlaşılmıyor. Elektrik kesildiğinde kıymeti anlaşılır.

Kabullenmek, üstesinden gelemediği hâllerde bir çıkış kapısıdır ama daima duada olmalı insan, bu imtihanda yardım dilemeli. Sabır, başlı başına bir ibadettir ama yeri iyi bilinmeli. Bazı kitaplar okunduğunda değil de yaşandığında daha iyi anlaşılır. Sabır da sabredildiğinde idrak edilir.

Hastalık ya da sıkıntılı hâllerde, daha aşağıdakilere bakarak ümitsizlikten kurtulmak mümkün, yukarıdakilere bakıldığında ise ezilmek mümkün. 

Hastalık sonrası sağlığa kavuşulduğunda, yaşanılanlar unutulmamalıdır, yapılan dualar da.

Hastalığın ölümle terhise vesile olması ayrı bir nimettir. Her hâlükârda ölüm mukadder. Hastalık, ölüm öncesi hayatın tasaffi edilerek, ağırlıklardan kurtulup, uzun yolculuğa bir hazırlık olduğu bilinmelidir. 

Terhis, tebdildir; mekân değişikliğidir, önceki vazifeden paydostur. 

Uzun ve zahmetli süren hastalık sonunda vefat olursa, bu, onun hakkında manevî/uhrevî şehadete kavuşmak, olur. Şifa verilirse, yeni bir hayat ikram ediliyor demektir.

Ve hastalık, eşlerin birbirine bağlanması ya da uzaklaşmasına vesile olan bir süreçtir. 

Korkmak, ağlamak, yorulmak bazan ümitsizliğe kapılmak, insanın doğal hâllerindendir. Tıpkı nefes almak gibi. Onlarla insanız. Elbette hastalanmak ta insanın tabiî hâllerindendir. 

Hasta yakını hastanın hâllerini; hasta da kendine yardımcı olanların hâllerini empati yaparak her iki tarafın ortası bulunup, tedavi süreci sabır ve şükürle geçirilmelidir. 

Hastalar Risalesi, bu konuda çok derin manaları ihtiva eden hakikatlerle dopdoludur. 

Hasta yakınlarına düşen

Hastasına “buradayım, yanındayım, zor durumda olduğunu görüyor ve anlıyorum, anlatmak istersen dinleyebilirim, senin için dua ediyorum” demelidir.

Ona, üzüldüğü şeyleri hatırlatmamak adına kefaret olur, dememeli ama daha beteri var, güçlü ol, demeli.

Hasta; yakınını yanında hissetmeli. Acılarıyla hâlini anlayanı arar, kendi dinlenilsin ister, duaya ihtiyacının olduğunu ifade eder.

Günahlarına kefaret olsun, ifadesi ile demek ki çok günahkârım düşüncesi onu ağırlaştırır, ümitsizliğe sevk eder. 

Bu kefaret meselesinde ümitsizliğe değil ümitvar olmaya davet ediciliği ifade edilmeli. 

Mesela: “Mü’minin ayağına batan bir diken bile, Allah’ın izniyle kefaret olur.”, hadisindeki manayı terennüm etmeli, içselleştirmelidir.

Allah, kulunu acıtmak istemez, merhametlidir. Bir dikenin acısını duymamazlıktan gelmez, kuluyla ilgilidir, taallûku vardır. “Demek ki Rabbim beni boş bırakmıyor, çektiklerim boşa gitmiyor.”, ümidini canlı tutmasına faydalı olmalı. Kefaret, kul ile Allah arasında bir sır kalmalı, başkaları araya girmemeli. Allah’ın merhametli olduğu hatırlatılmalı, Şâfî olduğu, makamınca anlatılmalıdır.

Şifaya kavuşmuş, sağlıklı ve hayırlı ömür diliyorum.

Dipnot:

1- Bediüzzaman Said Nursî, Emirdağ Lâhikası, s. 241 (151. Mektup)

Okunma Sayısı: 147
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı