"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hastalıktan alınan dersler-1

Mehmet ÇETİN
17 Ekim 2026, Cumartesi
Sağlıklı iken kendini çok güçlü ve kuvvetli zanneden insan, küçücük bir mikroba mağlup olarak yataklara düşüyor.

Elinin altındaki sermayesi, yakınındaki ailesi, çevresindeki dostları hepsi bir noktaya kadar yardımcılar ama o noktadan sonrası yapayalnız kalıyor. Ve sadece Rabbi ile baş başadır. 

Evet, Allah; bir tercih değil, her şeyden geriye kalan tek gerçektir. “Ben bütün aczimle buradayım. Allah, bütün esma ve sıfatıyla karşımda. Ve başka kimse yok.”, denilmesi gereken bir hakikat. 

İşler yolundayken Allah’a imanın, hastalıkta iken faydası yok. Ne demek istediğimi anladınız! Önemli olan; hastalıkta iken Allah’a imanın daha müessir ve tesirli olmasıdır.  

Sağlıklı iken hemen her şeyi kontrol altına aldığını zanneden insan, hastalıkla o kontrollerin gerçek olmadığını anlıyor. Mekân da zaman da kendi kontrolü altında olmadığı gibi bedeni ve bedenindeki hiçbir şeyin kontrolünün elinde olmadığını kavrıyor. 

Varlığı yokluğuna, yokluğu varlığına denk bir cüz-i ihtiyârînin hâkimiyeti bile tartışmalı. Öncesi “yaptım” ifadeleri artık “yaptırıldı” ile hastalıkta güncelleniyor, tashih ediliyor.

Bir vesile olan paradan ziyade duanın tesiri, hastalıkta anlaşılıyor. O hâlde para biriktirmekten ziyade dua edecek dost kazanmaya bakmak elzemdir. Dua edecek kalbi işletmek en lüzumlusudur. 

Hastalığı günahlara kefaret sayarlar, öyle de dua ederler. 

Hz. Eyyub’un zellesi1 ne idi ki, o dehşetli hastalığa maruz kaldı? Hangi hatası var idi de ona kefaret oldu? Bunu anlamakta zorlandım.  

Günahlardan hâsıl olanı telafi etmek, ortadan kaldırmak için kullanılan kefaret, günah ve hataları örten, telafi eden sadaka, oruç, kurban gibi mal ve bedenle yapılan davranışları ifade eder. 

Hz. Eyyub (as), günah işlemekten korunduğuna göre onun çektikleri zelle ile alâkalı olmalı. 

Hz. Eyyub’un (as) sabrı, Hz. Muhammed’e (asm) ve ümmetine örnek gösterilmektedir. Kitab-ı Mukaddes’te anlatıldığına göre (Eyub, 1/1-8) Eyyub’un yedi oğlu, üç kızı vardı; ayrıca çok büyük bir servete sahipti. Fakat Allah onu büyük bir imtihana tâbi tuttu. Eyyub, çocuklarını ve servetini kaybetti, ağır bir hastalığa tutuldu, bütün bedenini çıban sardı. Nihayet Eyyub, sabrıyla imtihanı başardığını ispatlayınca, Allah da onun hastalığını iyileştirdiği gibi kaybettiklerinin yerine iki mislini verdi; böylece Eyyub, yeni evlâtlara ve büyük servete sahip oldu. “Ve bundan sonra yüz kırk yıl daha yaşadı ve oğullarını ve torunlarını gördü, dört göbek”2

Hz. Eyyub (as) ile alâkalı rivayetlere dikkat etmek, İsrailiyata kapılmamak gerekir. Gereken bilgi Kur’ân’da vardır. Bediüzzaman da bu ayetlere dayanarak Hz. Eyyub’un (as) kıssasında tafsilata girmeyip, tefsirini yapmıştır. Risale-i Nur’da kıssa-i Eyyubiyeyi meşhur olmuş olan münacatına dikkat çeker. O duayı bütün musibetzedelere manevî bir ilâç hükmünde kabul eder ve nazara verir. 

Musibete, hastalığa mazhar olan kişi, sabredip hatta şükredip, geçen dakikalarının birer ibadet olduğu şuuruna varır ve dersini alır. 

Kefaret meselesi, başka çeşit izah edilmeliydi derken, işte Bediüzzaman’ın yaptığına işaret etmek isteriz. 

Dipnotlar:

1. Peygamberlerin ismet (günahtan korunmuşluğu) sıfatı vardır. Yanılma, tökezleme, hata etme hâllerine zelle tabir edilir.

2. https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/S%C3%A2d-suresi/4011/41-44-ayet-tefsiri

Okunma Sayısı: 154
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı