"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gördüklerin, işittiklerin senin imtihanındır

Sebahattin YAŞAR
18 Ekim 2026, Pazar
İnsan şu kısacak ömründe ne çok şeye şahit olur.

Kimini kendi yaşar, kimi dostların başına gelir, kimi de hiç tanımadığı, bilmediği uzak diyarın insanlarının haberleriyle dünyasına girer. İnsan müşteri ise, nazarına ilişende, kulağına ulaşanda, yaşadığı hayat kesitlerinde ince ince dersler vardır. Mesajlar uçuşurken sağında solunda ‘okuyamamak’ ne acıdır.

Hikmet okuması ile ömrün her anı okunaklı bir levha olur. Böyle bakınca anlamsız değildir sararmış yaprakların toprağa düşmesi, öylesine bir karşılaşma yoktur hayatta, amaçsız bir bulut gezmez gökyüzü boşluğunda. Nazarına takılan karınca bir uzunca huzur dolu kelam, kulağına gelen sesler yüz hatlarını yumuşatan bir melodi olur. Belli ki, böyle bakınca bir köpek havlamaz, bir kedi miyavlamaz, bir kuş şakımaz amaçsız, hikmetsiz. Her şeyde ne yoğun anlam var okunaklı.

Trafik kazası olur, ölür birileri, görürsün; damdan düşer birileri yaralanır, işitirsin; biri bir haber paylaşır ta uzaklardan, izlersin ve bu yaşananları içinde bir acı olarak hissedersin. Yaşayan sen değilsindir gerçekte ama dokunur içinde bir yerlere. Sonra çekilirsin kenara, “Neden gördüm bu manzarayı, neden işittim bu haberi?” dersin ve içe dönük bir muhasebe başlar derinden. Belli ki dünyana bir şekilde ulaşanlar sendeki o muhasebe içindir. Kapı çalar, açmazsın; telefonlar arar, cevapsızdır; ulaşılmazsındır, çünkü kendindesindir özlemle.

Derler, “ölmüş ya”, “hasta şimdi”, “kavga etmişler”, “ağır konuşmuş”, “kandırmış”, “mutlularmış”, “seviyormuş” gibi her gün yüzlerce, binlerce haber işitirsin, görürsün. Yani ne oldu peki o haberi izleyince, ne değişti hayatında, duymak ile duymamak arasında bir farklılık olmayacaksa; duyduğun, gördüğün haberler yükten başka nedir başına?

Gerçekte sana gösterilenlerdir gördüğün, işittiklerindir imtihanın. Hikmetsiz hiçbir şey yoksa alemde göz, kulak, el, ayak, akıl, kalp hepsi an be an kayıtta. “En ince hatırat-ı kalbimi bilen birisi neden gösterdi o sahneyi bana, muradı neydi benim için o kavgayı görmemin, ağlayan çocuğun görüntüsünün bana mesajı neydi? Ne değişti hayatımda?” der vicdanım.

Her soru bitmeyen cevaplar üreten birer konuşma makinesi oluverir içimde. 

Yaşayıp ama yaşamamış gibi, görüp ama görmemiş gibi, işitip ama duymamış gibi yapmak ne acı bir insan görüntüsüdür. Oysa ne büyük mesajlar yüklüydü o diyalog, ne etkileyici bir anlamdı senin için o kulak misafiri olduğun konuşma, hepsi de yaşandı ve geçti, gitti. Sen, sana bıraktıkları o yaşanmış emanetlerle kaldın baş başa.

Okunmamış bir mektup, görülmemiş bir levha, işitilmemiş bir musiki gibi yaşananları okumamak, görmemek, işitmemek insanca değil. Hayatını ciddi değiştirecek bir hadise yaşıyorsun, ama senin için özel mesaj zarfını açmıyorsun. Komşunun başına bir hadise geliyor, şahit oluyorsun, ama mesajı almıyorsun, bir müddet sonra sen de yaşıyorsun aynı kaderi. Bunun adı nedir peki? 

Tanınan, bilinen bir insandı o; öldü, yıkandı, sonra toprağa kondu. Ve sonra dönüp gitti bütün dost bildikleri. Şimdi amelleriyle baş başa o. Bilesin hayat sensiz de devam ediyor şimdi. Tıpkı o giden komşun gibi. Gitmeyen, gideni görünce gitmeyeceği yanılgısını yaşar bir kez daha. Bu hep böyledir. 

Peki geride kalanlar için nedir bu yaşananların anlamı? Ne dedi bize o gidenler bu haliyle? Buna bir cevap aramayacak mıyız?

Okunma Sayısı: 161
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı