"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İnsan geride bıraktıklarıyla hatırlanıyor, hayal ettikleriyle değil

Sebahattin YAŞAR
04 Ekim 2026, Pazar
Bir tarafıyla doymak bilmez, şükretmez, nasihat dinlemez, kindar, gururlu, zalimdir insan; diğer tarafıyla da tok gönüllü, şükür ehli, nasihate açık, gönlü hoş, mütevazı ve sevgi doludur.

Bazen galip gelen iyilikleridir, bazen de kötülükleri. Tahterevalli gibi bu salınım arasında geçer ömür. Her insanda her birinden vardır biraz. Bazen zalim olur bazen de alim. Neticede ömrün sonunda terazinin ağır basan tarafıdır insan.

İnsan, hayatı, fıtraten sınır konmamış akıl, gadap, şehvet gibi kuvvelerle yaşar. İnsanın güç merkezleridir bunlar. Bir de nefis faktörü vardır imtihan gereği. Hayat bu kuvveleri kıvamında kullanmaya göre değer kazanır. İnsan nefse rağmen aklını doğru kullandığında melekleri de aşabilecek yüksek cevherini ortaya çıkarır ve hakiki insan olur. Yoksa aklına rağmen nefsine yenik düşerse o zaman sadece nefisten yaratılan hayvandan daha aşağı iner.

Bundandır ki, dinin sınırlarını hayat tarzı olarak belirleyen kimi insanlar, kendisine verilen nimetlere şükreder, Verene hamdeder, verilene kanaat eder, her şeyin helaline meyleder. Kimi de aklını kullanmaz, nefsinin heves ve arzusuyla yaşar ve hep şikayet eder. İşte hayat, tahterevalli misali “şikayet – şükür” dengesinde gelip, gider.

İnsanda haram ve helale karşı iştah vardır. İrade burada belirleyicidir. İradeye yol gösteren din, yöntem öğreten ise sünnet-i seniyyedir. Nefsi terbiye etmek de tam da buradadır.

Allah yarattığı canlı mahlukatın rızkını taahhüt altında almış olmasına ve helal dairesini de harama girmeye ihtiyaç duymayacak şekilde geniş tutmasına rağmen insanın hırs gösterip harama girmesi şaşılacak bir şeydir.

İnsanda şiddetli duygular vardır. Kimse, anne babasının dindar olmasına, başındaki örtüye, camideki vazifesine, biriktirdiği ilmine, alkışlayanlara güvenip bu duygulardan muaf tutulduğunu düşünemez. Makamı, mevkii, imkanları ne olursa olsun, insan sağlıklı bir sosyal çevre içinde değilse, menfaatlerin çarpıştığı bu arenada hatalara düşmemesi mümkün değildir. Maddi ve manevi yüksek makamlarda olanlar nefis ve şeytanın tesiriyle kendilerinden aşağıdakilerin nasihatine daha bir kapalı hale gelebilirler. Pozisyon itibariyle böyle bir nasihate kapalı kalmak hali, ayrı bir mahrumiyettir. Doğruları duyabilmek ve ona uygun adım atabilmek de ayrı bir nasipliliktir.

Gücü, yetkiyi, makamı tarafgirlik yapmadan adaletle taşımak zor bir imtihandır. İnsanın doymak bilmez bir tarafı vardır. Maddi ve manevi savrulmalara sürüklenebilir. Çevresindeki karıştırıcıların tesirinde kalabilir. Aşırılıklardan kurtulmak ve sırat-ı müstakim olan dosdoğru yolu bulmak, ancak ilahi bir hayat rehberi olan sünnet-i seniyye ile mümkündür. Terazinin kefesinin ağır basması bazen eyleme bile ihtiyaç duymayan küçük bir niyetledir. Bundandır ki, insan her duyguda, her kelamda, her davranışta kazanabilir ya da kaybedebilir.

Hayat, helal ve haramlar arasında zorlu bir yolculuktur. Terbiye edilmiş irade hayat arenasında ne güzel bir nimettir. Bu imtihan meydanında kimi kanaat edip, geniş olan helal dairesini gözeterek izzetle, şerefle tüketir ömrünü; kimi de zilletle, namus ve şerefini kaybederek, haramlar içerisinde sürüklenerek tamamlar belirlenmiş bu süreyi. Saadete veya şekavete dönüşen bu hayat halleri, her insanın her gün gözleri önünde çoklukla cereyan etmektedir. Evet, mezaristana sadece hesabı tamamlananları götürürüz. Sırada kendinin de olduğunu bilmesine rağmen insanın sırada değilmiş gibi yaşaması ilginç değil mi?

Evet, insan geride bıraktıklarıyla hatırlanıyor, hayal ettikleriyle değil. 

Hayırla hatırlanmak dualarıyla. 

Okunma Sayısı: 142
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı