Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 23 Eylül 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Röportaj

En büyük kalp düşmanı sigaradır

Başarılarıyla tüm Türkiye’nin dikkatini çeken Kalp ve Damar Cerrahı Cenap Özkara ile “kalp hastalıkları” üzerine konuştuk.

*Öncelikle kalp krizi nedir?

Kalp krizi, kalbin kendisini besleyen damarların, yani koroner arterlerin tıkanması sonucu oluşan göğüs ağrısı, göğüste sıkışma hissi, aşırı terleme ve nefes darlığı ile kendini belli eden ciddi bir durumdur. Bu hastalık, tıkanan damarların kalpte beslediği bölgelerde oluşan hücre ölümü sonucu tamamen belirtisiz seyretmekle beraber, her türlü ritm bozukluğu, kalp yetmezliği, tekrarlayan göğüs ağrıları ve nihayetinde ölüm gelişebilir. Unutulmamalıdır ki, tüm dünyada gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde başlıca ölüm sebebi kalp ve damar hastalıklarıdır.

*Hangi yaş aralığı daha çok risk altındadır?

Damar tıkanıklığı aslında çocuk yaşlarda başlar, fakat belirti vermesi orta ve ileri yaşları bulur. Bununla beraber çeşitli ailesel hastalıklarda çok erken yaşlarda kalp krizi olabilir. Erkekler kalp ve damar hastalıklarına, kadınlara göre daha erken yaşlarda yakalanırlar. Kadınlar, ürettikleri kadınlık hormonu östrojen sayesinde genelde bu hastalıktan korunurlar. Fakat menopoz sonrası erkeklerle eşit riske sahiptirler. Günümüzde sigara kullanımının artması, stres, kötü beslenme alışkanlıkları, az hareket etme ve çevre kirliliği gibi faktörler sebebiyle otuzlu yaşlarda da bu hastalık görülmektedir.

* Kimler BY-PASS ameliyatı olmaya adaydır?

Sigara içen, kolesterol düzeyleri yüksek seyreden, tıbbî ölçülere göre şişman, az hareket eden, yüksek tansiyonu olup ilâç kullanmayanlar ile şeker hastalığı bulunan, yakınlarında (anne-baba-kardeş gibi) aterosklerotik kalp hastalığı olan ve yaşı ilerlemiş tüm insanlar bu hastalığa, dolayısıyla koroner by-pass ameliyatına adaydırlar. Damar sertliği hastalığı, yani ateroskleroz çeşitli tedavi yöntemleri olan ciddi bir hastalıktır. Ameliyat, bu tedavi metodlarından biridir.

* Ameliyat öncesi hastanın yapması gereken hazırlıklar nelerdir?

Hastaların bu ameliyattan korkmamaları gerekir. Tüm dünyada olduğu gibi bizde de bu ameliyatlara bağlı ölüm riski yüzde 1-2 civarındadır. Bu risk, hastanın operasyonu kabul etmeyip de evde bu hastalığa bağlı hayatını kaybetmesi riskinden çok daha düşüktür. Ameliyat, genelde kişinin hayat süresini uzatır ve hayat kalitesini düzeltir. Ameliyat riski, kişinin hastalığının derecesine ve birlikte bulunan diğer risk faktörlerine göre değişir. Kişilerin operasyon öncesi bir dizi hazırlık yapmaları gerekir. Bunun için biz bu işte deneyimli personelimizden yardım alıyoruz. Bunun dışında hasta yakınlarından operasyonda gerekecek kan konusunda yardım istememiz gerekebiliyor. Çünkü kanın tek kaynağı insanlardır ve kan vermenin kontrolü yapılmış genç erişkinlerde hiçbir riski yoktur.

* Ortalama ameliyat süresi ne kadardır?

Ameliyatın çeşidine bağlı olarak değişmekle beraber, 4 damarı değişen bir hastanın ameliyat süresi 2 ile 5 saat kadardır. Ana atar damarı yırtılan bir hastada bu süre çok uzamakla beraber bir veya iki damarı değişen ve kalbi durdurmadan yaptığımız ameliyatlar 1 saate kadar inmektedir.

*Ameliyat sonrasında hastanın yoğun bakımda kalma süresi ve geçirdiği evreler nelerdir?

Tüm hastalarımız ameliyat sonrası kalp damar cerrahisi yoğun bakımına çıkar. İlk 24 saat yüksek risk taşıyan itinalı bakım gerektiren evredir. Bu dönemde hasta, solunum cihazına bağlıdır. İlerleyen saatlerde hasta uyandırılır, solunum cihazından çıkartılır ve yaklaşık 12 saat sonra ayağa kaldırılır. Hastanın durumuna göre 24-48 saatte hasta yoğun bakımdan çıkartılır, bazı durumlarda bu süre uzayabilir.

* İyileşme dönemi ne kadardır?

Bir sorun çıkmadıkça hasta ameliyat sonrası 5. günde taburcu edilir. Bazen bu durum uzayabilir. Çalışanlara 2 aylık istirahat raporu verilir. Eve çıkan hasta 1 hafta sonra dikişlerini aldırmak ve ilk kontrolünü olmak üzere kendisi ayaktan polikliniğimize gelir. Hastada birkaç hafta içinde belirgin klinik düzelme görülür. Hasta hızla toparlar. Kendi işlerini kendisi görmeye, kısa mesafelerde yürüyüşlere başlar. Cinsel olarak aktif olan kişiler bir ay sonra kontrollü olarak cinsel hayatlarına başlayabilirler. 2 ay sonra araba kullanabilirler ve aktif iş yaşamına dönebilirler.

* Koroner arter hastalığından korunmak için alınan tedbirler nelerdir?

Koroner arter hastalıklarından korunmak için risk faktörlerini ortadan kaldırmak gereklidir. Bunların başlıcaları; sigara içilmemesi, düzenli bir hayat yaşanması, kişinin konumuna ve yaşına uygun spor yapması, şeker hastalığının kontrol edilmesi, yüksek tansiyonun düşürülmesi, kolestrolu düşük sağlıklı besinlerin tüketilmesi, düzenli doktor kontrolüne gidilmesi ve mevcut şikâyetleri konusunda uzman doktorlar tarafından değerlendirilmesi gerekir. Bunlara rağmen değiştirilemeyen risk faktörleri ileri yaş ve erkek cinsiyetidir. Unutulmamalıdır ki ileri ülkelerde ölüm nedenlerinin başında kalp-damar hastalıkları bulunmaktadır.

* Ameliyat riskleri nelerdir?

Koroner by pass ameliyatında mortalite oranı yüzde 2-4 arasındadır. Bu risk hastanemizde dünya standartlarında hatta daha da altındadır. Yüzde 1 oranında da ameliyat sonrası felç geçirme riski vardır. Risk acil operasyonlarda, yani kalp krizi ile gelen hastalarda daha da artmaktadır. Bundan dolayı şikâyetlerin başlamasıyla beraber geciktirilmeden doktora başvurulmalıdır.

*Bugüne kadar yapmış olduğunuz özellikli kalp ameliyatları nelerdir?

Çorlu Şifa Hastanesi, açık kalp ameliyatları ile Türkiye’nin önemli kalp merkezlerinden birisidir. Bu yıl içerisinde yapmış olduğumuz bazı ameliyatlar Türkiye’nin ve bölgenin ilk ameliyatlarıdır. Dünyada ender olarak yapılan Midcab ameliyatının Türkiye’de ikincisini, bölgede ilkini gerçekleştirdik. Yine Midcab yöntemi ile hastaya uygulanan lokal anestezi ile hastayı uyutmadan konuşarak ilk Midcab ameliyatını gerçekleştirdik. Türkiye'de ve dünyada 65 yaş üstü kişilere açık kalp ameliyatlarının çok çekinilerek yapıldığı bir ortamda, hastane olarak 65 yaş üzerindeki hastalara da hizmet vermekteyiz. Hatta 2006 yılı içerisinde 85 yaş ve üzeri bir çok hastamızı ameliyat etme başarısını gösterdik ve sağlıklarına kavuştular.

Bir başka hastada ise, hastanın kan dolaşımını tamamen durdurmak suretiyle, kalp cerrahisinde dünyanın en riskli ameliyatı olarak gösterilen total sirkülatuvar arrest ile arkus aort cerrahisini başarı ile gerçekleştirdik. Bu işlemin kalp cerrahisinde en riskli operasyon olmasının sebebi tüm kan dolaşımının tamamen durdurularak yapılmasıdır. İnsanda, 36,5 derecelik normal vücut ısısında kan dolaşımı 6 dakikadan fazla durduğu taktirde beyin ölümü gerçekleşir. Ekibimle gerçekleştirmiş olduğum operasyonda hastanın vücut ısısı normalin yarısına, yani 18 dereceye düşürülmüş, hastanın başını buzlarla sarmak suretiyle beyin dayanıklılık süresi uzatılmıştır. Hastanın tüm kan dolaşımı durdurularak arkus aort müdahalesi 38 dakikada tamamlanarak kan dolaşımı tekrar başlatılmıştır. Bu işlem bu ısıda 45 dakikada tamamlanamaz ise hastada beyin ölümü gerçekleşebilir. Bu yöntemle hasta bir nevi dondurularak ameliyat edilmiş ve sonrasında ısıtılıp belli bir sıcaklığa gelince kalp çalıştırılarak hastaya hayatî fonksiyonları yeniden kazandırılmıştır. Bu yöntem ile ameliyat etme sebebi ise arkus aort bölgesine diğer açık kalp cerrahisi yöntemleri ile müdahale etmenin imkânsız olmasıdır.

Bu riskli ve hassas ameliyat büyük bir başarı ile hastamızın yaşama yeniden merhaba demesine vesile olmuştur. Trakya’da ilk, Türkiye’de ikinci ve dünyada ise az sayıda uygulanan bu yöntemin başarı ile neticelenmesi hepimizi sevindirmiştir. Ve tabiî ki bu çalışmalarımızı akademik camiada ses getiren birtakım bilimsel araştırmalarımızla perçinliyoruz. Bilimsel anlamda ulusal ödüller kazandığımızı da belirteyim.

*Hastanenizin kuruluşu ve geçirdiği aşamalar nelerdir?

Hastanemiz 1989 yılında kurulmuştur. Zaman içerisinde gelişmiş, 1998 yılında yeni binasına taşınmıştır. 2001 Kasım'ında koroner anjiografi ve açık kalp ameliyatlarına başlanmıştır. Hastanemizde 3 kalp ve damar cerrahisi uzmanı, 3 kardiyoloji uzmanı, 2 anestezi uzmanı, 2 kalp akciğer makinesini kullanan perfüzyonist, 3 adet anestezi teknisyeni, 40’ın üzerinde hemşire ve yardımcı personel görev yapmaktadır. Ayrıca 31 kişilik kardiyoloji ve kalp damar cerrahisi servisi, 15 yataklı 2 adet yoğun bakımı, 2 adet kalp damar cerrahisi ameliyathanesi, 2 adet genel amaçlı ameliyathanemiz bulunmaktadır. Hastanemizde, acil durumlarda, 24 saat anjiyografi ve açık kalp ameliyatı yapılabilmektedir.

Türkiye çapında kalp ameliyatlarındaki başarı sıralamasında 2. sırada bulunmaktayız. Uluslar arası kalp ile ilgili yayınlarda ise pek çok üniversite hastanesini de geride bırakarak 13. sırada yer aldık. Amerikan Tıp Dergilerinde çıkan yayınlarımızın önemi büyüktür.

Hastanemiz, teknolojik altyapısı ve deneyimli uzman kadrolarıyla insanımıza en iyi hizmeti sunmaya devam edecektir. Çünkü bulunduğu bölgenin adeta lokomotifi konumundaki ülkemiz herşeyin en iyisine layık.

*Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ediyoruz. Başarılarınızın devamını diliyoruz.

Asıl, ben teşekkür ederim.

23.09.2007

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Röportaj

  (17.09.2007) - Kemalizm, devlet koruması olmadan yaşayamaz mı?

  (10.09.2007) - Rejim, kendisini tasfiye ediyor

  (03.09.2007) - Fehmi Koru: Gül, tarizlere aldırmaz

  (01.09.2007) - Tanıtım ve Pazarlama Müdürü Recep Taşçı: Radyo ve tv’lerde Kur’ân-ı Kerim hediye edeceğiz

  (27.08.2007) - Protokolde görünmek başörtüsüne yaramadı

  (22.08.2007) - Ramazan'a Kur'ân'lı merhaba

  (20.08.2007) - Tezkereciler AKP’ye yakınlaşıyor

  (19.08.2007) - Büyüklerle konuşulmalı

  (13.08.2007) - Devlet ve zenginler daha az tüketmeli

  (09.08.2007) - Ev tekstili ürünleriyle Osmanlı nakış sanatını dünyaya tanıtıyorlar

 

Bütün haberler


 Son Dakika Haberleri