"Gerçekten" haber verir 03 Ekim 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.
 

Süleyman KÖSMENE

Salâvat-ı Şerife üzerine



İstanbul’dan Akın Akgül: “Salâvat-ı Şerife nasıl getirilir? Önemi ve faziletleri nelerdir? Türkçe açılımını da verebilir misiniz?”

S

evabı ve feyzi aklımıza ve havsalamıza sığmayan sevap ve feyiz kaynaklarımızdan birisi de Peygamber Efendimiz’e (asm) getirdiğimiz salâvatlardır. Bediüzzaman Hazretlerinin bildirdiğine göre Peygamber Efendimiz’in (asm) yüksek makamı, biz günahkâr ümmeti için İlâhî bir sofra hükmündedir. Bize Cenâb-ı Allah’ın dünyada da, ahirette de, mahşerde de lütfettiği bütün ihsanlar, bütün feyizler, bütün nimetler o yüksek sofradan akıyor.

Cenâb-ı Allah ve O’nun sevgili Resûlü Hazret-i Muhammed (asm) bizi o yüksek sofraya dâvet ediyor. İşte bizim Peygamber Efendimiz’e (asm) okuduğumuz salâvatlar, o yüksek sofraya edilen dâvete icabetimizdir.1 Nitekim dâvete icabet edersek, o yüksek sofradan nasibimizi alırız. Bu nasip bizi Allah’ın rızasına ve Cennete ulaştırmaya yeter.

Allah’ın ve meleklerin de salâvat getirdiğini haber veren Kur’ân, salâvat getirmeyi bize de emrediyor: “Şüphesiz ki Allah ve melekleri, Peygamber’e çok salât ederler. Ey iman edenler, siz de ona salât edin, tam bir teslimiyetle de selâm verin” 2

Beşir İbnu Sa’d: “Ey Allah’ın Resulü! Bize Allah Teâlâ Hazretleri, sana salât okumamızı emretti. Sana nasıl salât okuyabiliriz?” diye sordu.

Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu:

“Şöyle söyleyin: ‘Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âl-i Muhammed, kemâ salleyte alâ İbrahîme ve bârik alâ Muhammedin ve alâ âl-i Muhammedin kemâ bârekte alâ âl-i İbrahime inneke hamîdun mecîd.” (Meâli: Allah’ım! Muhammed’e ve Muhammed’in âline rahmet kıl, tıpkı İbrahim’e rahmet kıldığın gibi. Muhammed’i ve Muhammed’in âlini mübarek kıl. Tıpkı İbrahim’in âlini mübarek kıldığın gibi.) 3

Salâvat Peygamber Efendimizin (asm) mübarek ismini işittiğimiz anda kısaca “Aleyhissalatü vesselâm” (Ona salât ve selâm olsun), ya da “Sallallahü Aleyhi Vesellem” (Allahım! Ona salât ve selâm eyle!) ya da “Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âli Muhammedin ve alâ âlihi ve sahbihî ve sellim.” (Allahım! Efendimiz Muhammede, onun âline ve ashabına salât ve selâm eyle!) cümleleriyle yapılır. Salâvatla ilgili daha başka cümleler de vardır.

Ebû Talha (ra) bildirmiştir ki: “Bir gün Resûlullah (asm), mübarek yüzünde bir sevinç olduğu halde geldi. Kendisine:

“Yüzünüzde bir sevinç görüyoruz!” dedik.

“Bana melek geldi ve şu müjdeyi verdi: ‘Ey Muhammed! Rabbin diyor ki: ‘Sana salâvat okuyan herkese benim on rahmette bulunmam, selâm okuyan herkese de benim on selâm okumam ümmetine ikram olarak sana yetmez mi?’” 4

İbnu Mes’ud (ra) anlatıyor: Resûlullah (asm) buyurdular ki: “Kıyamet günü bana insanların en yakını, bana en çok salâvat okuyandır.” 5

Hz. İbnu Mes’ud (ra) anlatıyor: “Resûlullah (asm) buyurdular ki: ‘Yeryüzünde Allah’ın seyyah melekleri vardır. Onlar ümmetimin selâmını anında bana ulaştırırlar.” 6

Amr İbnu Rabi’a (ra) anlatıyor: “Resûlullah (asm) buyurdular ki: ‘Bana salâvat okuyan hiçbir mü’min yoktur ki ona melekler rahmet duâsı etmemiş olsun. Bu, bana salâvat okuduğu müddetçe devam eder. Öyleyse kul bunu, ister az, ister çok yapsın!” 7

Ubey İbnu Ka’b (ra) anlatıyor: “Resulullah (asm) gecenin üçte ikisi geçince kalkar ve:

“Ey insanlar! Allah’ı zikredin! Allah’ı zikredin! ‘Sarsıcı’ kesinlikle gelecektir; ‘takipçi’ de onun arkasından gelecektir. Ölüm, içindeki şiddet ve sıkıntılarla gelecek. Öyleyse ahirete hazırlanın!” derdi.

“Ey Allah’ın Resûlü! Ben sana çok salât okumak istiyorum. Sana ne kadar salât u selâm okuyayım?” dedim. Resulullah (asm):

“Dilediğin kadar!” buyurdular.

“Dörtte bir (yeter mi)?” dedim.

“Dilediğin kadar! Eğer arttırırsan, bu senin için daha hayırlı!” buyurdular.

“Üçte iki!” dedim.

“Dilediğin kadar! Eğer arttırırsan, bu senin için daha iyi!” buyurdular.

“Duâmın tamamını size salât u selâm okumaya ayırayım mı?” dedim.

“Dileklerinin kabul edilmesi ve günahlarının affedilmesi için böyle yap!” buyurdular. 8

Dipnotlar: 1- Mesnevî-i Nuriye: 141, 2- Ahzâb Sûresi: 56, 3- Müslim, Salât 65, (405), Kasru’s-Salât 67,(1,165,166); Tirmizî, Tefsir, Ahzâb,(3218); Ebû Dâvut, Salât 183, (980,981); Nesâî, Sehv 49, (3, 45, 46), 4- Nesâî, Sehv 55, (3, 50, 5- Tirmizî, Salât 357, (484, 6- Nesâî, Sehv 46. (3, 43, 7- Kütüb-ü Sitte: 6261, 8- Tirmizî, Kıyamet 24, (2459

03.10.2008

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (02.10.2008) - Sıla-i rahimde rahmet müjdesi var

  (01.10.2008) - Hakikat mesleği ve ispatın lüzûmu

  (29.09.2008) - Oruç ayına veda

  (28.09.2008) - Sünnette kabir ziyareti

  (27.09.2008) - Sidrenin nehirleri

  (27.09.2008) - Sidrenin nehirleri

  (26.09.2008) - Bir ömürlük gece!

  (25.09.2008) - Tevbe-i Nasuh üzerine

  (24.09.2008) - Kısa kısa cevaplar

  (23.09.2008) - Kadir Gecesini araştırmak

 
GAZETE 1.SAYFA

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Atike ÖZER

  Cevher İLHAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  Saadet BAYRİ

  Sami CEBECİ

  Süleyman KÖSMENE

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  İslam YAŞAR

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır