"Gerçekten" haber verir 16 Aralık 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Ali OKTAY

Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî



Bugün Afganistan sınırları içinde kalan Belh’te 1207 yılında doğdu. Ülkemizde Mevlânâ, İran’da Rûmî ve Batı âleminde ise ‘Jalaluddin’ adıyla tanınır. Mevlânâ, efendimiz demektir. Rûmî ise Anadolu’lu anlamına gelir. Babası Sultanu’l- Ulema ‘Bahaeddin Veled’ Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın dâveti üzerine Anadolu’ya gelir. Babasından ve gittikleri yerlerdeki en yüksek bilginlerden dersleri alan Mevlânâ, 1244 de Konya’ya gelen Şems-i Tebriz’den manevî lezzetleri tadar. Mesnevî-i Manevî, Divan-ı Kebir, Fihi- Mafih, Mektubat isimli eserleri kaleme aldı. 17 Aralık 1273 yılında Konya da vefat etti. Onun ‘Düğün Gecem’ dediği Şeb-i Arus’ta yani vefat günü olan 17 Aralık’ta dünyanın dört bir yanından sevenleri Konya’ya gelir. 735. vefat yıl dönümünde rahmet niyaz ediyoruz.

Rûmî Mevlevî Âyini ve Semâ

Mevlevî‘ler Semâ adını verdikleri bir nev'î ibadet kimliği taşıyan, şekil ve anlam bütünlüğü içinde bir tören icra ederler. Âyin ismi verilen bu besteler Selâm denilen dört kısımdan oluşur. Güfte(şiir) genellikle Mevlânâ’dan seçilir. Şiirleri Farsça olduğu için ayin güfteleri de Farsça’dır. En bilinen Mevlevî Ayini Şerif’leri Dede Efendi’nin bestelediği Hüzzam ve Neva Ayini Şerif’leridir. Ayin sırasında dönen yani sema eden dervişlere Semazen, çalan ve okuyan kişilerin oturduğu yere mutrıb, mutrıbdaki müzisyenlere Mutrıb Heyeti, ney çalanlara neyzen, kudüm çalanlara kudümzen, ayin okuyanlara ayinhan, naat okuyanlara naa’t-han denilir. Mutrıb heyetinin başı Kudümzen başı’dır. Neyzenlerin başı ise Neyzenbaşı’dır. Sema törenine başlarken, önce na’t okunur. Na’t Hz. Peygamberi ve Cenâb-ı Hakk’ı yücelten kasidelerdir. Girişte yapılan ney taksiminin ardından-ki her şeye can veren Nefes’i, Nafha-yı İlâhi’yi temsil eder- yine aynı makamda (hüzzam, nevâ gibi) peşrev çalınır. Peşrev, icra edilecek olan sözlü eserlere geçmeden önce çalınan saz eserleridir. Peşrev çalınırken semazenler birbirlerine selâm vererek üç kez dairesel olarak yürüyüş yaparlar. Ardından Sema Ayininin selâm denilen bölümlerine başlanır. Toplam dört selâm vardır. Selâm denilen bölümler her biri farklı usullerde olup mânâ olarak da anlamlar taşırlar. Birinci Selâm, insanın bilgiye hakikata doğarak Allah’ı ve kendi kulluğunu idrak etmesidir. İkinci Selâm, insanın yaratılıştaki azameti müşahade ederek Allah’ın büyüklüğü ve kudreti karşısında hayranlık duymasıdır. Üçüncü Selâm insanın hayranlık duygularının aşka dönüşmesiyle aklın aşka kurban oluşudur. Tam teslimiyet ve vuslattır. Dördüncü Selâm semazenin manevî yolculuğunu Mi'racını tamamlayıp kaderine razı olarak yaratılıştaki vazifesine kulluğuna dönüşüdür. Dördüncü selâm da okunduktan sonra son peşrev çalınır ve girişte olduğu gibi taksim yapılır. Kur’ân-ı Kerim’in okunmasının ardından post duâsı ile sema töreni sona erer. Semazen hırkasını çıkarmakla manen ebedî âleme hakikate doğar. Başındaki sikkesi nefsinin mezar taşı, üstündeki tennuresi nefsinin kefenidir. Kollarını çapraz bağlayarak görünüşte bir rakamını temsil ederek Allah'ın birliğini tasdik ederler. Semazenin kolları sema ederken açık, sağ eli duâ edercesine göklere sol eli yere dönüktür. Haktan aldığı ihsanı halka saçar. Sağdan sola kalbin etrafında dönerek bütün yaratılmışları kalbindeki sevgi ve aşkla kucaklar.

Gönülden Dile

“Her gün bir yerden göçmek

ne iyi. Her gün bir yere konmak ne güzel. Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş. Dünle beraber gitti cancağızım, ne kadar söz varsa düne ait. Şimdi yeni şeyler söylemek lâzım. ”

Hz. Mevlânâ

Hz. Mevlâna’dan

dersler

Gerçek sarhoş kim?

HZ. Mevlânâ sema ederken bir sarhoş gelir yanına. O da sema ederken bir yandan da Mevlânâ ya çarpıyormuş. Bazıları onu dövüp tartaklayıp dışarı atmak isterler. Bunun üzerine Mevlânâ “O içmiş ama siz sarhoşluk ediyorsunuz. O kavga etmiyor sema etmek istiyor. Siz semadasınız ama kavga etmek istiyorsunuz” der.

Hz. Mevlânâ ve papaz

BİZANS’TAN bir papaz gelir. Yolda Mevlânâ ile karşılaşınca, onun heybetinden, nurundan önünde secdeye kapanır. Mevlânâ Hazretleride ona secde eder. Papaz kalkıp Hz. Mevlânâ’nın da secdeye kapandığını görünce bir daha secdeye kapanır. Tabiî Mevlânâ da. Papaz Mevlânâ’ya hayran kalır ve Müslüman olur. Bu olayı anlatırken Hz. Mevlânâ “Bir Hıristiyan papaz tevazuun şerefini bizden almak istedi, altta kalır mıyız? Zira tevazu mü’minlere Hz. Peygamberden miras kalmıştır.”

Hakikî değer

BİR vaizin “Hamdolsun Allah’a ki bizi kâfir yaratmamış” sözünü duyunca “Kendisini onlarla tartıyor da bir dirhem fazla geldim diye övünüyor. Er ise gelsin de peygamberlerin, erenlerin terazisiyle tartılsın. O zaman hakikî değeri belli olur” der.

16.12.2008

E-Posta: alioktay@alioktay. net


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (02.12.2008) - Dede Efendi’den öğrenecek çok şey var…

  (25.11.2008) - Dede Efendi

  (18.11.2008) - “Mustafa” ve Türk Müziği

  (12.11.2008) - Lem’î Atlı

  (21.10.2008) - Gönülden Dile!

  (14.10.2008) - Onlara ölü demeyin. Şehitler ölmez!

  (16.09.2008) - Mahyalar

 
GAZETE 1.SAYFA

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  H. Hüseyin KEMAL

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır