"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Risale-i Nur ezber bozmuştur

Ali ATAÇ
23 Mayıs 2021, Pazar
Geçen Ramazan ayında kızımın arkadaşları bana bir çanta ve içinde güzel bir bloknotu gönderdi. Sağ olsun babası kızına; “Kızım Ali amcan sana duâ eder, defterine de Risale-i Nur’dan güzel yazılar yazar” duâsı ve arzusu ile çanta ile birlikte defteri bana getirdi.

Âcizane düşündüm, buna karşılık kendilerine teşekkür ve duâ mânasıyle Allah (cc) Üstadımız Bediüzzaman’dan ebediyen razı olsun telif etmiş olduğu Risale-i Nur eserleriyle ve iman ve Kur’ân’a hizmetle; akıl asrı olan asrımızın ezberini bozmuş ve insanlık tarihine yepyeni bir çığır açtırmıştır dedim.

Sonra sanki manen bu genç kızların Üstad’ın Münâzarât’taki meşrûtiyet kanunuyla yani aralarında Hatice Sena’yı vekil olarak seçerek onlar namına meseleye müşteri olan ve Kastamonu Lâhikası’ndaki (lâtife: Yani Kastım ona Lâhikası) 99. Mektup’ta geçen “Bu Mektup Gayet Ehemmiyetlidir’’ başlığıyla neşredilmiş olan “Kur’ân-ı Hakîm’in nazarında imandan sonra en ziyade esas tutulan takva ve amal-i salih esası’’ sualini sual olarak sorarak, bana cevap verme mes’uliyetini yüklettirdi. Hiç bilmediğim ve aklımın da pek ermediği bu meselede, ama akıl asrında yaşadığımız için mantık yürütmeyi ve fikir üretme ufkunu açtırdı. Allah (cc) ebediyen sizlerden razı olsun dedim.

Malûm, mesele “def-i şer (zararlıları, kötülükleri defetmek, kötülüğe mâni olma.) celb-i nef’a racih (faydalı olanları kendi etrafına çekmek, menfaati elde etmek.) üzerinde cereyan etti. 

Ezcümle “Bizler bu mektubu pek çok defa okuyarak çokta istifade ettik ve ediyoruz.  Üstad’ımız da üzerinde çok tahşidatta yapmıştır. 

Fakat günümüz pratiğiyle “Yani günümüzdeki insanların anlayışı ve yaşamış oldukları haliyle “def-i şer’’i, celb-i nef’a racih’’ etmek; Birecik’teki Kelaynağ’a giden yol üzerindeki kayalıklardan yola düşen taş parçalarını kaldırmak ve yolu trafiğe açmak mı? Ya da Rize’nin İkizdere ilçesi yolunu ulaşıma kapatan heyelanı temizleme anlamına mı gelir?’’ dedi.

Cevabını onlarla birlikte Üstad’ın “milleti tenvir ve irşad etmeli aslı ve esasına muvafık olarak; 

Cehalet “şer’’ini marifet “nef’a’’ ile celp ettirdiği anlayışına mutabık kalarak, gerisini hayranlıkla onların sahip oldukları anlayış ve zekâlarına bıraktım. Zaten bundan başka yapabileceğim ve diyebileceğim de yoktu. Âlem-i İslâm’ın ve insanlığın ise manzarası ortadadır.

Demek Risale-i Nur’a çalışmakla ancak “def-i şer’’, “celb-i nef’a’’ya dönebilir. Selâm olsun bu asırda bu anlayışta olanlara, selâm olsun bu asırda bu ümidi kalbinde besleyenlere! 

Okunma Sayısı: 1359
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı