"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Suriye’de hesaplar tutmadı

22 Ocak 2026, Perşembe 22:18
Suriye’deki gelişmeler, SDG merkezli senaryoları kısa sürede boşa çıkarırken, Türkiye’deki çözüm sürecinin kırılganlığını da ortaya koydu.

Karar yazarı Mustafa Karaalioğlu, Suriye’de SDG merkezinde yaşanan son gelişmelerin, hem sahadaki dengeleri, hem de uzun süredir üretilen senaryoları altüst ettiğini yazdı. Karaalioğlu’na göre birkaç gün içinde yaşananlar, bölgeye dair yapılan analizlerin büyük bölümünü geçersiz kıldı. Karaalioğlu, SDG içindeki yapının hızla çözüldüğünü belirterek, “İçinde YPG’nin bulunduğu ama birçok Arap aşiret ve grubuyla hacim kazanmış olan büyük bir koalisyonu dağıttı. Sadece YPG kaldı” ifadelerini kullandı. YPG’nin, Kürtlerin yaşadığı bölgelerle sınırlı bir alana çekilmek zorunda kaldığını vurguladı. Ve onlar da eğer anlaşma son anda bir kez daha bozulmazsa Kürtlerin yaşadığı bölgelerle sınırlı bir alana çekilmiş oldular” dedi. 

Kürtler açısından yeni dönem

Suriye yönetiminin otoritesini pekiştirdiğine dikkat çeken Karaalioğlu, yaşanan sürecin Suriyeli Kürtler açısından önemli kazanımlar doğurduğunu ifade ederek, “Vatandaşlık, kimlik, dil ve eğitim haklarını kazandılar. Böylelikle Suriye’de Kürt varlığını inkâr dönemi yeni Cumhurbaşkanı Şara ile birlikte resmen bitmiş oldu” dedi. Ayrıca Kürtler için valilik, bakan yardımcılığı ve merkezî yönetimde üst düzey bürokratik görev kontenjanları açıldığını hatırlattı.

Büyük hayal kırıklığı

Karaalioğlu’na göre YPG/SDG açısından belirleyici olan ise ABD tarafından yalnız bırakılmaları oldu. Karaalioğlu, SDG’nin 10 Mart Mutabakatı’nı reddederken, daha zayıf 18 Ocak anlaşmasına razı kaldığını aktardı. Karaalioğlu, SDG’ye atfedilen güçle ortaya çıkan tablo arasındaki uçuruma dikkat çekerek, “Ne sahada askerî bir güç ve direnç ne ABD desteği ne de İsrail’e atfedilen büyük oyun kuruculuk” kaldığını vurguladı. 

Çözüm süreci için kritik eşik

Türkiye açısından asıl meselenin çözüm sürecinde duygusal bir kırılmayı önlemek olduğunu ifade eden Karaalioğlu, “Ankara’nın sadece ülke içindekiler değil bölgedeki bütün Kürtler için himayeci olması yeni aşamayı yönetmenin olmazsa olmaz şartıdır. Ve elbette süreci hızlandırmanın, mesaiyi artırmanın da zamanıdır. Ne kadar uzarsa o kadar risk olacağını biliyoruz artık. Ne son yaşananlar ne de PKK ya da SDG’nin gerilemesi tek başına başarı değildir. Başarı ve zafer sürecin mutlak bir çözümle tamamlanmasıdır. Çözüm de herkesin kendisini iyi hissedeceği ve ortak bir gelecek duygusu taşıyacağı bir noktaya ulaşmaktır” dedi.

Haber Merkezi

Okunma Sayısı: 3325
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • S.topuz

    23.01.2026 12:19:47

    ..."İşte böyle hiçbir kanun-u adalete ve insaniyete ve hiçbir düstur-u hakikata ve hukuka muvafık gelmeyen boğuşma-lardan, elbette âlem-i İslâm ve Kur'an teberri eder. Yardımcı-lıklarına tenezzül edip tezellül etmez.Çünki onlarda öyle dehşetli bir firavunluk bir hod-gâmlık hükmediyor; değil Kur'an'a, İslâm'a yardım, belki kendine tâbi' ve âlet etmekle elini uzatır. Öyle zalimlerin kılınçlarına dayanmak, hakka-niyet-i Kur'aniye elbette tenez-zül etmez. Ve milyonlarla masumların kanıyla yoğrulmuş bir kuvvet yerine, Hâlık-ı Kâinat'ın kudret ve rahmetine dayanmak, ehl-i Kur'an'a farz ve vâcibdir."... Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı, Kastamonu - 207 - 😭🕋🇮🇷😭🇵🇸😭🇹🇷😭🙌🌹🤲🌹♥️☝️🌙🕋😭😭😭🕊🕊🕊🌍🕋🇪🇺🇹🇷😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸

  • S.topuz

    23.01.2026 12:17:12

    ..."Ehadîs-i şerifede gelmiş ki: Âhirzamanın Süfyan veDeccal gibi nifak ve zındıka başına geçecek eşhas-ı müdhişe-i muzırraları, İslâm'ın ve beşe-rin hırs ve şikakından istifade ederek az bir kuvvetle nev'-i beşeri herc ü merc eder ve koca Âlem-i İslâmı esaret altına alır.EY EHL-İ İMAN!Zillet içinde esaret altına girmemek isterseniz,aklınızı başınıza alı-nız!İhtilafınızdan istifade eden zalimlere karşı اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ (Mü'minler ancakkardeştirler!) kal'a-i kudsiyesi içine giriniz; tahassun ediniz. Yoksa ne ha-yatınızı muhafaza ve nede hu-kukunuzu müdafaa edebilirsi-niz.Malûmdur ki; iki kahraman birbiriyle boğuşurken;bir ço-cuk,ikisini de döğebilir.Bir mi-zanda iki dağ birbirine karşı muvazenede bulunsa;bir kü-çük taş,muvazenelerini bozup onlarla oynayabilir;birini yuka-rı,birini aşağı indirir."... Bediüzzaman, Mektubat - 267

  • S.topuz

    23.01.2026 12:15:58

    "İŞTE EY MÜ'MİNLER! Ehl-i iman aşiretine karşı tecavüz vaziyetini almış ne kadar aşiret hükmünde düşmanlar olduğunu bilir misiniz? Birbiri içindeki daireler gibi yüz daireden fazla vardır. Her birisine karşı tesanüd ederek, el-ele verip müdafaa vaziyeti almaya mecbur iken; onların hücumunu teshil etmek, onların harîm-i İslâma girmeleri için kapıları açmak hükmünde olan garazkârane tarafgirlik ve adavetkârane inad; hiçbir cihetle ehl-i imana yakışır mı? O düşman daireler ehl-i dalalet ve ilhaddan tut, tâ ehl-i küfrün âlemine, tâ dünya-nın ehval ve mesaibine kadar birbiri içinde size karşı zararlı bir vaziyet alan,birbiri arkasın-da size hiddet ve hırsilebakan, belki yetmiş nevi düşmanlar var. Bütün bunlara karşı kuv-vetli silâhın ve siperin ve kal'an: Uhuvvet-i İslâmiyedir. Bu kal'a-i İslâmiyeyi,küçük ada vetlerle ve bahanelerle sars-mak; ne kadar hilaf-ı vicdan ve ne kadar hilaf-ı maslahat-ı İslâmiye olduğunu bil, ayıl!.. Mektubat - 267😭🕋

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı