"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Doğru ölümün yanlış haberi..

Mikail YAPRAK
26 Mayıs 2022, Perşembe
İnançsızlık veya imanda zaafiyet demeye dilim varmıyor, bir acaip hal diyeyim bari.

Sosyal medyada, tv haberlerinde ölüm haberleri çeşitli sebebler bağlamında “yenik düştü” şeklinde veriliyor ya; ölene mi üzülsek, bir dostumuzun ölüm haberinin bu şekilde verilmesine mi üzülsek.

Ya Rab! Emrin ile bizi ölüme mazhar ettiğinde, böyle ölüm habercilerinin diline bizi düşürme. Amin.

Neymiş. Koronaya yenik düşmüş. Kansere yenik düşmüş. Hatta daha ileri gidilip, Azrail’e yenik düştü bile deniyor. Halbuki ölüm meleği olan Azrail (as), sadece ve sadece verilen emri yerine getirir. Bunu yaparken de zorlanmaz. Ruhunu teslim eden can sahibi de, vazifeli meleğe karşı direnmez, direnemez.

Muhakkak olan şudur ki, hayatı veren kim ise, zamanı gelince o hayatı alan da O’dur.

İnancımız şu ki; kanser de, korona da, diğer sebepler gibi bu imtihan dünyasında ölüm için bazen sadece zahirî birer sebep olabilirler. Kanseri veya koronayı yahut şu sebebi, bu sebebi yenebilen ölmez, yenemeyen ölür diye bir şey yok.

Zahiren sebebe bağlı olarak ölmek veya ölmemek vuku bulsa bile, bu her zaman geçerli olan bir hüküm değildir. Bazen zahiren öyle görünse de hakikatte hüküm Allah’ındır. Çok kere ağır hastaların başında ağlayanlar ölmüşler, o ağır hastalar ayağa kalkıp hayata dönmüşler. 

Günümüz dünyasında milyonlarca kanserli hasta vardır. Bunlardan bazıları, “erken teşhis” avantajıyla hem tedavi görüyor, hem de işine devam ediyor. Bazıları iyileşmiş, tekrar eski sağlığına kavuşmuş ama, belli aralarla kontrole tâbi tutuluyor. Bazıları ümidini kesmiş, acılar içinde kıvranıyor, inim inim inliyor. Böyleleri, ölümü en büyük rahmet ve kurtuluş olarak idrâk ediyor, kâmil iman ve güzel bir sonla ölmeyi canına minnet sayıyor..

Böyle birisini ziyaretimiz esnasında; Cenab-ı Hakk’ın, kendisine sabır ve dayanma gücü vermesi hususunda bizden ve herkesten duâ talebinde bulunmuştu.

Şimdi bu vesileyle 1983 yılında geçirdiğim bir hastalık esnasında yazdığım uzun bir şiirin bir kaç mısraını aktarmış olayım:

“Hoş geldin vücuduma ey davetsiz misafir!

Hakk’tan emir aldıysan, çekinme içeri gir!”

 

“Davet etmedim gerçi, öyleyse gönderildin

Vazife aşkıyla mı vücudumda dirildin?”

 

“Sayende milyonlarca hastalardan biriyim..

Seninle hesabım var, ölmedim ya diriyim.”

 

“Yaradan seni mes’ul tutmuşsa ecelimden..

Memursan ölümüme, ne gelir bu elimden..”

 

“Rabbimden almamışsan ölümüm için emir.

Bin bunca şiddetinle istersen içime gir!”

 

“Ey musibet, ey maraz sen bir halt edemezsin!

Mücadelemde beni asla alt edemezsin!”

 

“Tabibe uyacağım, ömrüm ederse vefa.

Allah’ımdan dilerim evvela acil şifa..”

 

“En parlak sönmez ümit, en kuvvetli teselli..

Şâfi isminin her an etmesidir tecelli..”

Okunma Sayısı: 2168
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin T

    26.5.2022 11:41:27

    Ademoğlunun küre i arzda ortaya çıkışından bu yana milyonlarca yıl geçti... Yaradılışın esbabı mucizesi bellidir ölüm yaşamanın bedelidir..Belli bir süre dünyada görünür vakti saati geldi mi tedavülden kalkar.. Ademoğlu öyle bir mahluktur ki eline fırsat güç geçti mi her şeyi unutur.Layetezelzel olmadığı halde kendini konumunun sabiti vazgeçilmez efendisi zanneder.. Halbuki yeryüzünde yaradılış bakımından Ademoğlundan çok daha komplex çok daha girift özellikteki organlarla donatılmış varlıklar var ..Bu canlılardan hiçbiri kendini üstün görmez böbürlenmez haddini hududunu bilir ..İnsanı sorumlu yapan ona verilen aklı iyiliğe değil kötüye kullanılmasıdır..

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı