"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Aşılansak da mı yaşasak, aşılanmasak da mı yaşasak?

Ömer Faruk ÖZAYDIN
19 Eylül 2021, Pazar
İlk görüldüğü Çin’in Wuhan şehrinde eti yenilmeyen hayvanların çorbasından çıktığı söylenilen Covid 19, iki senedir dünyayı meşgul etmeye devam ediyor.

Çıktığı Aralık 2019’dan beri istatistikleri; hastalık ve vefat sayıları, kapanma/açılma gerekçeleri, aşı dozları, varyantları ve tartışmaları da.

O ilk günlerde sokakta bayılan ve yerlere düşen insan haberlerine dünya pür dikkat kesilirken, bize de gelir mi endişeleri gittikçe artmıştı. Yavaş yavaş Hindistan ve İran’da görülmeye başlayınca seyahatler kısıtlanmaya, tedbirler de artmaya başlamıştı.

Ve... beklenen oldu, pandemik hareketlenme Avrupa’da özellikle İtalya ve Fransa’ya sıçramıştı. Hastahanelerin yoğun bakım ünitelerinin doluluğu ve yetersizliği, tv’lere bağlanan hemşirelerin nefes nefese, uzaydan bir gezegenin dünyamıza çarpması gibi ortalığı velveleye veren ve entübelilerin perişan halleri, vefat edenlerin astronot kıyafeti eşliğinde defin görüntüleri servis edilmiş, pandemi korkusu dünyayı esir almıştı. Tek çarenin tam kapanma olduğu haberleriyle öyle tedbirler alındı ki, marketlerde gıda ve temizlik ürünlerine hücum edilerek raflar boş, dezenfektanlar yok sattı.

O süreçte öyle haberler yapıldı ki, virüs nereye bulaşmışsa saatlerce dokunulan her yerde; otomatlar, otobüs, metro, metalden secde edeceğimiz yere kadar bulaşma riski psikolojileri alt üst etti.

Sonra o bilgiler revize edilerek, sadece havadan damlacıklar yoluyla geçebileceği, dolayısıyla maskesiz sokağa çıkma yasağı getirildi. 2020 kışı korku ve endişe içinde geçerken yaza doğru (tu-rizm münasebetiyle) tam bir serbestlikle seyahatler ve sahiller dolup taşmaya, vefat edenlerin cenazeleri normal defin merasimlerine döndü ki, Astronot kıyafetleri rafa kalktı. 

Bu zaman zarfında aşının tek çare olduğu önce Çin, sonra Alman ve Rus aşı çalış(tartış)malarıyla 2021’e girildi. O iyiydi bu kötüydü, bir doz, İngiliz mutantı, falanca varyantı geliyor korkutmalarıyla 2.3. faz derken 4. aşı tartışmalarını da beraberinde getirdi. Bu arada 2021 kışı yine kapalı, yaz ayları da açık ve iç içe geçti. Şimdi sonbahara girerken; 3. dalganın 4. pikinin bilmem kaçıncı varyantıyla tekrar kapanırsak şaşırmayalım.

Bu arada iş yerleri, seyahat şirketleri, firmalar aşıya zorlamaları veya her gün test istemeleri karşısında sivil toplum kuruluşları, bilim insanı, gazeteci ve bazı doktorları harekete geçirdi.

AŞILILAR ÖLMÜYOR MU?

Almanya Heidelberg patoloji enstitüsü doktoru Peter Schimacher ve bizden fitoterapi uzmanı Ümit Aktaş, diyorlar ki; 

1. Çin’de baş gösteren bu hastalık neden daha sonra orada kayboldu ve o yere yığılıp bayılanlara ne oldu?

2. İlk neden Çin’de aşı bulundu?

3. İlk başlarda bir doz aşıyla herkes istediği şeyi yapabilecek denilirken neden 2. 3. 4 fazlar gerekli görüldü?

4. İlk günlerde Çin aşısı Sinovac güvenilir denirken, daha sonra Sputnik sonra BioNtech daha güvenilir denildi?

5. Şu an 2. doz aşılar vurulmuş, bioNtech’in 3. dozu henüz tam güvenirliliği test edilmemişken neden piyasaya sürüldü?

6. İlk başta aşı tam çare olacak denilirken neden aşı olanlar bu hastalığa yakalandı ve neden vefat sayıları yükseldi?

7. Anayasa ile teminat altına alınan hak ve hürriyetlerin çiğnendiği bu aşı dayatması neden?

Sorular, sorular, devam edip gidiyor.

Aşılanmayı isteyenlerin kendine göre haklı gerekçeleri var, olmak istemeyenlerin de. Ancak bütün yolları kapatıp hukuksuz bir şekilde aşılanmaya zorlamak iradeyi elden almaktır ki, kişiye istemediği ve endişe ettiği bir şeyi yaptırmak istibdattır.

Yine uzman Ümit Aktaşa göre “virüslerin en kuvvetli ilâcı antikorlar, yani bağışıklık sistemimizdir. 1918’de 1. Dünya harbini bitiren İspanyol (Çin virüsü) 60/70 milyon insanın hayatına mal olurken herhangi bir ilâçla değil, bağışıklık sistemiyle gitti, yine öyle olacak” diyor. Yine Ümit Aktaş “şimdiye kadar dünyada 220 milyon kişi koronavirüse yakalanırken 4 milyon civarında kişi de vefat etti.

Her sene rutin vefatlar ortalama nüfusun yüzde bir (70 milyon) iken bu hastalık vesilesiyle yıllık 2 milyon vefat sayısı bindelerin çok altında”

Tabiî biz uzman ve fetva emiri değiliz. Elbetteki ciddî bir hastalıktır ehemmiyet vermemek olmaz. Ancak her an ölmemiz vaki iken hastalık münasebetiyle binlerden bir ihtimal ile hayatı zehretmek, baskılara maruz kalmak, zorlamak kabul edilemez. 

Okunma Sayısı: 3648
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali Karabiber

    21.9.2021 04:44:07

    Bu yazı ve müsbet/menfi yorum yapanları görünce “bahtiyar doktor” un manası biraz daha tavazzuh ediyor. Bu 1,5 seneden ziyade süren yaşanılanlar adeta bir elek oldu. Çoğu şeyi ayırdı, çoğu kişiyi ayırdı. Selam olsun cesaretli ve ferasetli her kalem erbabına. Selam olsun bahtiyar ve ferasetli doktorlara. Not: “Gavinin mümtaz şahsiyetlerine selam” verenler niye selam verdi; hiç düşündünüz mü?

  • Muhammet

    20.9.2021 16:07:16

    Risale-i Nur külliyatında ve lahika mektuplarında aşı kelimesi hiçbir zaman müsbet mânâna kullanılmamıştır. Aşı kelimesi menfi manada kullanıldığı için aşıların menfi olduğu kanaatine varmak sizce doğru mudur? Bence doğrudur. Aşı menfidir diyebiliriz. Zamanın aliminin bu konuda gizli bir işareti olabileceğine inananlardanım.

  • Hüseyin Yilmaz

    19.9.2021 22:50:50

    Bir doktor olarak ve 30 yıla yakındır çalıştığım sağlık sektöründe bu denli abartılmış bir salgın hastalığı görmedim, pratikde nice diger aşıları uygulayan biri olarak gördüğüm kadarıyla bu aşı diğer aşılara benzemiyor! Diğerleri, mesela tetanuz temel aşıdan sonra 10 yıl'a bir yapılıyor!! Hakeza satürre aşısı 5 yıl'a bir tazelenmek gerekiyor, vesaire... Yani aslında bu "yeni aşı" yöntemi tam manada aşı değildir, bu yöntem aslında"tedavi amaçlı" için geliştirilmiştirmize bir müdaheledir.

  • Abdülkerim

    19.9.2021 22:41:18

    Bazı yorumları okudum da virologlardan bahsetmişler ve Değerli Bir Hekim olan Saygın Ümit Aktaşa tıbbın atası olan Fitoterapi uzmanlığına dil uzatmışlar. Özünden uzaklaşan insan bu meseleyi anlamaz ve büyük yanlışın içine düşerler. Buyrun virolog meraklılarına gelsin... Salgın sırasında aşı uygulaması tıbbi hataların en büyüğüdür. Hem doğal direnci baltalarsınız hem yeni varyant ve mutasyonlara yol açarsınız. Böylelikle vaka sayısı da artar, ölüm sayısı da BU KABUL EDİLEMEZ. Prof. Luc MONTAIGNER Dünyanın en iyi Viroloğu

  • Said Ceylan

    19.9.2021 21:37:10

    Mahmut tarif 👏👏👏👏👏

  • Said Ceylan

    19.9.2021 21:35:29

    Dr Cihan Bandırmalı 👏👏👏👏👏

  • nazmi uçkan

    19.9.2021 21:23:44

    aşı olmayanlarla birarada camide namaz kılmam.cemaatin çoğu aşısız ve maskesiz.bir süredir cuma namazına gitmiyor,öğle namazını evde kılıyorum.tedbir ile tevekkül hiç bu kadar yanlış anlaşılmamıştı.bu anlayışa göre hastaneler gereksiz.

  • Abdülkerim

    19.9.2021 20:13:11

    Dünyada akıllı başlı doktorlar ve proflar ve insanlar bu meseleye karşı. Hakikati söyleyenler yalanlanıyor atılmadık iftira kalmıyor. Aşıya zorlamak insanlık suçudur. Bilim bilim olalıda böyle aşağılanmadı. Tedavide birinci kural zarar verme ikinciside edebilirsen tedavi et. Yüce Allah Akletmezmisiniz der yüzlerce kez. !

  • Dr. Cihan BANDIRMALI

    19.9.2021 17:14:12

    Haberinize referans olarak Ümit Aktaş ı göstermeniz büyük bir fecaattir. Bu konuda hiçbir uzmanlığı olmayan ve birşeyin karşıtlığı üzerinden nemalan bu şahışları kaale almamanızı istirham ediyorum. Dünyada bu konuda çok yetkin virolog, immunolog ve enfeksiyon hastalıkları uzmanı varken ve yıllarını aşı geliştimeye harcamış, daha önce 'SALGIN' tecrübesi olan bu insanlara fazlasıyla haksızlık olmaktadır. Tıbbi konularda wikipedia dahil birçok internet sitesi ve platformdaki tıbbi bilgiler %90 dezenforme halde iken tıp ile ilgili haberler yaparken lütfen bir bilirkişiniz ve danışmanınız olsun.

  • Gazi

    19.9.2021 16:56:35

    Üstadımız "Cenâb-ı Hak havf damarını hıfz-ı hayat için vermiş, hayatı tahrip için değil. Ve hayatı ağır ve müşkül ve elîm ve azap yapmak için vermemiştir. Havf iki, üç, dört ihtimalden bir olsa, hattâ beş altı ihtimalden bir olsa, ihtiyatkârâne bir havf meşru olabilir." demişken ölüm oranı yukarıdaki oranlarla uzaktan yakından alakası olmayan bir hastalık için hayatı elim ve azaplı hale getirmenin tedbirle bir alakası olmadığını düşünüyorum. Helaket ve felaket asrının müceddidi olan üstadımızın karşısında deccalizm ve süfyanizm vardı. Her asırda da Nemrut'lar ve Firavunlar olmuştur. Eğer ahir zamanda yaşıyorsak meselelere biraz da bu açıdan bakmak gerekli. Deccalizmin ve süfyanizmin temsilcileri yüzyıllık planlar yapıp insanların gözünün içine baka baka biz insanlığı kontrol altına alacağız derken bizim gibi günübirlik yaşayan insanlar veya dinde hassas muhakemeyi akliyede noksan olanlar gibi olup hiç bir olaya safiyane bakmamalıyız.

  • Hasan muharrem

    19.9.2021 15:56:22

    Allah razı olsun

  • A. AYDIN

    19.9.2021 15:16:08

    Doğru söze ne denir.

  • Bekir torun(veteriner hekim)

    19.9.2021 15:05:55

    Aşılar insanlık tarihinde hastalıklara karşı önemli ölçüde koruyuculuk sağlamıştır.Burada itirazımız aşılara değil AŞI ADAYLARINA, Faz üç safasında bitirmeyen hiçbir molekül aşı veya ilaç demek değildir.( genel prensip )Aşı adayı olduğunun en basit ispati üreten firmaların hiçbir sorumluk almaması ,dolayısıyla hepimizi gönüllü veya zorunlu denek olarak kullandıkları faz üç sayfasını bitirmeye çalışıyorlar. Toplumun büyük bir kısmı buna aşı diye bakmakla,inanmak istemekle aşı olmaz . Bir dizi olmazsa olmaz tıbbi prensip ve kuralları vardır .

  • Mahmut Tarif

    19.9.2021 12:53:01

    2- Aşı olmamak bir tercihtir ama aşı olmayı kadere rıza göstermeme, ölüm hakikatine inanmayanlar mış gibi gösteren ifadeler İslam inancı ile de, Risale-i Nur anlayışı ile de alakalı değil. Tedbirli olmayı aşırı evham olarak görmek hiçbir şekilde Üstad’ın davranış şekli değildir. ‘’Gereksiz yere’’ milyonda bir ölüm riskine atılmak, eblehliktir. Savaşta değiliz, ülkeyi ve insanları kurtarmak için ölüm riski gerektiren bir iş yapmıyoruz, insanlar sadece aşı oluyor. Aşı karşıtlarının hiçbir çözüm sunmayıp, başına gelene razı ol, ne olmuş ki bu da grip gibi lafları yüzünden çevremizde birçok kıymetli insanımızı yitirdik. Elbette bu kaderdir, ama kader tedbire itiraz değildir. Gereğini yapıp neticeye rıza kadere isyan değildir. İki de bir evham deyip aşılıları korkakmış gibi imalarda bulunanlar, ilerde ne olacağını bilmedikleri bir aşıdan korktuklarını söyleyip korkularını ifade ederken, bu tasası olmayanları itham etmesinler.

  • Mahmut Tarif

    19.9.2021 12:52:42

    Ümit Aktaş, uzman değil pratisyendir. Otlar ile uğraşması onu virüs ve aşı konusunda uzman yapmaz! “virüslerin en kuvvetli ilâcı antikorlar, yani bağışıklık sistemimizdir. 1918’de 1. Dünya harbini bitiren İspanyol (Çin virüsü) 60/70 milyon insanın hayatına mal olurken herhangi bir ilâçla değil, bağışıklık sistemiyle gitti, yine öyle olacak” diyor lafı karşı olduğu aşının savunmasıdır. Aşıların yaptığı o virüslere karşı antikor oluşmasını sağlamaktır. Dünya savaşından fazla insanın grip yüzünden ölmesini ( 60/70 milyon) basitleştirmesi ise tam bir garabet. Ayrıca grip bitmedi, her yıl yeni varyasyonlarla devam ediyor.

  • Mustafa Gönüllü

    19.9.2021 12:09:30

    R.Kalyoncu'nun yorumuna katılıyor ve onu tebrik ediyorum. Allah razı olsun.

  • Bekir torun(veteriner hekim)

    19.9.2021 12:08:34

    İnsanda en mühim ve esaslı bir his, HİSSİ-HAVFTIR. DESSAS ZALİMLER, bu korku damarından çok istifade etmektedirler; onunla korkakları GEMLENDİRİYORLAR. Ehl-i dünyanın hafiyeleri ve ehl-i dalâletin propagandacıları( görsel ve yazılı basın ), AVÂMIN(%80)ve bilhassa ULUMAMIN(%10) bu damarından çok istifade ediyorlar, KORKUTUYORLAR, EVHAMLARINI tahrik ediyorlar.

  • Bekir torun

    19.9.2021 11:55:56

    Hakkaniyetli değerlendirmenizden dolayı sizleri tebrik ederim .Her türlü istibdata karşı duranlara selam olsun “meşru, hakikî meşrutiyetin müsemmâsına ahd ü peyman ettiğimden, istibdat ne şekilde olursa olsun, meşrutiyet libası giysin ve ismini taksın, rastgelsem sille vuracağım.”

  • Nurcan

    19.9.2021 09:57:21

    Ustadin bahsettigi hazik ve mutedeyyin doktorlarin sayisi oldukca az oldugu icin sistemin disinca cikmak istemeyen para musluklarinin akisini bozacak hamlelerden cekinen saglik sektoru calisanlarinin yaptigi bir darbedir bu kadar net! has tabakaya hersey mubah avam tabakaya hersey yasak virus buna gore bulas sagliyor demekki....

  • Mustafa yaprak

    19.9.2021 09:49:59

    En önemlisi, baskılara maruz kalmak. Anayasa ile teminat altına alınan hak ve hürriyetlerin işlevini görmüyor olması. "aşılanmasak da mı yaşasak" tercihini seçme gibi bir lüksümüz ve hürriyetimiz yok gibi. Velev ki bir gün ölecegim, isteğim ile aşılanmadığım için öleceksem öleyim . Zorba ile aşılanırsam, mazlum ve masum biri olarak ölürüm. İkisi de bana uyar. Ecel birdir,tagayyür etmez.

  • Toprak

    19.9.2021 09:22:39

    Verilen bilgilere güvenmediğimiz için saatlerimizi ayırarak belediyenin sitesinden ilimizdeki ölüm oranlarını kendimiz hesapladık. Salgın öncesi ve sonrası kayda değer bir artış olmamış. Ası sonrası ise bir miktar artış olmuş. Ortalığı telaşa verdi medya, sükunet ile daha iyi ilerleyecek süreç kaosa dönüştü. Fakat şu bilgi %100 net heryere yayalım; korona yokken de ölüm vardı. Korona gitse de ölüm yanıbaşımızda hep hazır bekleyecek. Günü geldiğinde hepimiz 1 defaya mahsus olmak şartı ile öleceğiz.

  • Atilla

    19.9.2021 09:22:18

    Eline diline sağlık derler ya tamda böyle bir makale olmuş. Varolasan Ömer Faruk Özaydın

  • R.Kalyoncu

    19.9.2021 09:12:14

    Insanları aşı olmaktan caydıracak iddialar temelsizdir. Aşılar yüzde doksan civarında koruma sağlıyor yani aşı olmayanlar dokuz kat daha fazla risk altındadır. Bu konuda adı geçen fitoterapiste değil enfeksiyon uzmanlarına kulak vermek gerekir. Çin'deki kapalı rejim sağlıklı bilgi alınmasına engeldir. Medeni Batı âlemi aşı hususunda müttefiktir. Kısacası insanları aşıdan caydıran iddialarda bulunmak manen mesuliyet getirir. Çevremize aşı olmayı tavsiye edelim..

  • mustafa

    19.9.2021 00:58:33

    Selamün aleyküm. Allah razı olsun. Güzel bir yazı olmuş. İhtiyatkarane havfın hangi oranlarda caiz olduğunu üstat bildirmiş. Gazete olarak da evham damarını tahrik edecek yayınlardan kaçmamız gerek. Hak namına hakikati savunanlara da böyle bir duruş yakışır. Selam ve dua ile.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı