Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 14 Ağustos 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Murat ÇETİN

Bağışlar lütfen



Hep para, mal, mülk bağışlanmaz ya… Bağışlanacak başka şeyler de olmalı.

Bir kimsesize “kimse” olarak kendini bağışlamalı meselâ. Bir süre yanında durmalı, sohbetine katılmalı. Pencerelerini açıp evini havalandırmalı. Gözlerinin içine bakıp, dinlemeli, dinlemeli, dinlemeli… Birkaç çocukluk anısı anlatmalı, biraz futbol muhabbetine girmeli, biraz hayattan, biraz ölümden söz etmeli. Teselli etmeli, teselli bulmalı. Bir şeyler yapmalı.

Bir kelime için kıvranıp duran, günlerdir dişe dokunur bir şey yazamayan bir yazara, ilham bağışlamalı. Yüreğine bir heyecan, yüzüne bir tebessüm, eline bir dokunuş olarak konmalı. İçinde çıkıp fırlamak isteyen öyküleri, yanıp tutuşan denemeleri, akmak isteyip engellere takılan mısraları düşürmeli kalemine. Biraz buruk, biraz mütebessim, biraz hüzünlü, biraz neşeli olmalı. Bir şeyler yapmalı.

Çıkış arayıp bulamayan, boşlukta dönüp dolaşan, nefes alamayan, bunalan insanlara umut, çıkış yolu ve ferahlık bağışlamalı. Debelenip durdukları dünyanın dışında da bir dünya olduğunu, umudun bir fakir ekmeğinden ibaret olmadığını, kendi parmaklıklarını, zincirlerini kırıp özgürlüğünü kendi elleriyle ilân edebileceğini hatırlatmalı. Daralan ufkunu açmalı, görevini yapmayan kalbini çalıştırmalı, bir şeyler yapmalı.

Gününü hep bilgisayar başında, hep internette geçirene, sosyal bir hayat bağışlamalı. Yürümeli onunla, koşmalı. Denizi seyretmeli, yıldızları saymalı. Mektuplar yazmalı iki sokak öteden, postadan onu almanın heyecanı yaşamalı ve yaşatmalı. Sokaklarda oynamalı, pazardan alış veriş yapmalı, pazarlık etmeli, bir şeyler yapmalı.

Sadece alış verişle mutlu olanlara, paylaşmanın mutluluğunu bağışlamalı. Bir fakiri sevindirmenin, bir kimsesizin başını okşamanın, bir çaresize çare olmanın huzurunu fark ettirmeli. Satın alarak satın alamayacağı duyguları vermeli ona. Yağmur damlasının, kar tanesinin, rüzgârın fısıltısının, güneşin ışıltısının insana yaşattıklarını öğretmeli, belki sadece hatırlatmalı. Bir şeyler yapmalı.

Para, mal, mülk dışında da bir şeyler bağışlayabilmeli insan. Ama önce bağışlayacağı şeyler kendinde bulunmalı.

14.08.2006

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (10.08.2006) - Yangın var

  (07.08.2006) - Bölünmüşlüklerimiz

  (03.08.2006) - A-politik olmayan yazı

  (31.07.2006) - Günahı kadar sevmek

  (27.07.2006) - Büyümek ve büyütmek

  (25.07.2006) - Kurtarma operasyonları

  (24.07.2006) - San’atçı hassasiyeti

  (20.07.2006) - Söz ola kese savaşı

  (17.07.2006) - Güzel sözlere ihtiyacımız var

  (13.07.2006) - Bir şehri sevmek

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Metin KARABAŞOĞLU

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahaddin YAŞAR

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit ŞİMŞEK

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN

 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004