Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 05 Temmuz 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Mustafa ÖZCAN

Keith Dayton



İsrail ile Özerk yönetim arasında güvenlik koordinatörü olan Keith Dayton daha önce Irak’ta görev yapmış ve kitle imha silahlarını araştırmakla mükellef olan ekipte yer almış. Sonra İsrail ile Filistin tarafı arasında koordinasyonu temin etmek üzere görevlendirilmiş. Hamas tarafına göre Muhammed Dahlan gibi isimlerle birlikte Temmuz veya Ekim ayında Hamas’ın kurumlarına yönelik bir darbe planı hazırlamış, ama Hamas’ın erken davranması ve önleyici darbesiyle birlikte bu plan akim kalmış. Bu akametle alakalı olarak İsrail tarafı da kendisini başarısızlıkla suçluyor.

17 Haziran 2007 tarihli Jerusalem Post gazetesinden Yaakov Katz’ın haberinin başlığı şu: Israeli Official: Dayton failed. Dayton başarısız kalmış, zira Hamas’a karşı dışarıda eğitim alan Mahmut Abbas’a bağlı Başkanlık Muhafızlarını vaktinde Gazze’ye sevk edememiş ve yetiştirememiş ve Karni ve Refah sınır koridorlarında vaktinde ve yeteri kadar önlem ve tedbir alamamış. Başkanlık Muhafızları ve öteki kolluk kuvvetleri Tarık Hammude gibi Hamas yanlılarına göre 72 saat içinde enterne edilmişler ve safdışı bırakılmışlar.

Hamas tarafına göre ellerinde iki seçenek varmış. Birisi daha hızlı ama daha kanlı. Diğeri de daha yavaş ama daha selametli. 24 saatlik seri ve kanlı operasyona yanaşmamışlar. Buna mukabil 72 saatlik daha hafif çaplı bir operasyonu tercih etmişler ve bunun sonucunda kayıplar 14 kişi ile sınırlı tutulabilmiş. Halbuki Başkanlık Muhafızlarının rahat ve kolay bir şekilde Hamas güçlerini alt etmesi ve derdest etmesi bekleniyormuş tersi gerçekleşince Dayton da başarısız olmuş. Fetih’in hem siyasi hem de askeri kanadı Hamas’ın operasyonuna vaktinde mukabele edememişler. İsrail bu başarısızlığı da Dayton’un uhdesinde görüyor. Velhasıl başta Dayton ve onun arkasındaki Fetih güçleri faka basmışlar ve Hamas’ın taarruzu karşısında apışıp kalmışlar. Etkisiz ve tesirsiz kalmışlar. Şimdi bunun gecikmiş muhasebesi yapılıyor.

***

Bununla birlikte Gazze ve Batı Şeria arasında açık veya serbest geçiş planı olan Dayton’un Benchmark Planına İsrailliler muhalefet etmişler. ‘İyi ki de muhalefet etmişiz, yoksa Batı Şeria’yı da elden kaçırmıştık’ diyorlar. Amerikalılara kalsaydı ve isteklerine boyun eğseydik Batı Şeria’yı da elimizden kaçırırdık demek istiyorlar. Dolayısıyla Amerikalılar son Gazze operasyonunda Dayton’un rolünü yeniden masaya yatırıyorlar. Bununla birlikte, Dayton’un Hamas’a bu kasıtsız iyiliklerinin dışında Filistinliler arasında Fetihçi veya Hamascı bölünmesini derinleştirmesi itibarıyla kalıcı bir kötülüğü de var. Bu konuda en baş yetkili değilse bile saffı evvellerdendir. Sözgelimi, bizim Kıbrıs’tan tanıdığımız BM yetkilisi Alvara de Soto’nun faaliyetlerini kısıtlama getirmiş. Gazze’ye gidişini engellemiş. Hamas hükümetiyle gerektiğinde sadece telefonla konuşmasına izin vermiş. Aslında, bunların amacı Hamas-Fetih ayrışması üzerinden Filistin meselesini tamamen bitirmektir.

Fehmi Huveydi’nin de ifade ettiği gibi Hamas-Fetih bölünmesinin ardından nihai amaç Gazze’yi Mısır’a bağlamak ve ilhak etmektir. Bu gelişme sağlanırsa Hamas, Fetih yerine Mısır’ın himayesine verilecektir ve değişen bir şey olmuyor. Buna mukabil Batı Şeria da konfederal bir çatı altında Ürdün’e bağlanacak. Böylece Şaron başta olmak üzere Netanyahu gibilerin tarihi Filistin meselesini tasfiye rüyası Filistinlilerin eliyle gerçekleşmiş olacaktır. Bu da atlarnatif vatan yaklaşımının bir parçasıdır. Bu senaryoyu tafsilatlı bir biçimde Muhammed Haseneyn Heykel, 28 Haziran 2007 tarihli Cezire’deki programında dile getirlmiştir.

***

Filistinliler çok kötü bir final yaptılar. Mahmut Abbas Sarkozy’ye Gazze’ye uluslararası bir güç yerleştirilmesi konusunda yardımcı olmasını istiyor. Başta Mısır bu teklife itiraz etti. Bu aynı şekilde Suriye-Lübnan sınırına bir uluslararası güç yerleştirilmesi teklifi gibidir. Anlaşılan Mahmud Abbas’ın başı dönmüş. Buna mukabil, Hamas’a öfkeli de olsa Mübarek Abbas’dan Hamas’la diyalog kapısını açık tutmasını istemiştir. Tarafların birlikte yaşamaktan başka çaresi yoktur, aksi taktirde Filistin’in kalan parçasını da kendileri bölmüş olacaklardır.

05.07.2007

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (08.07.2007) - Hilâfet ve İttihad-ı İslâm

  (06.07.2007) - Kara Eylül'den Lal Mescid'e

  (05.07.2007) - Keith Dayton

  (04.07.2007) - Taşeron

  (03.07.2007) - İslâmî anlayıştaki kayma

  (02.07.2007) - İndirgemecilik ve parçalı anlayış

  (01.07.2007) - Mekanik tasavvurlar

  (29.06.2007) - Zafere kayıtlı misyon

  (28.06.2007) - Hukukta tedricîlik

  (27.06.2007) - Topdawn ve tedricîlik

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004