Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 17 Şubat 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Meryem TORTUK

Sevgiye giden yollar



Kimliğimizi oluşturan düşünceler ve duygular mı çok değişti? Yoksa her şey anlam kaybına mı uğradı? Bizim altını çizerek kalbimize koyup sakladığımız değerler pazarda el tezgâhlarında satılığa çıkıyor. Sevgi, aşk ve muhabbet eminim ki, hiçbir zaman bu kadar utanmamıştı. Bu kadar soyulup sokağa atılmamıştı. Şımarık, kıymet bilmez ve değerden yoksun yüreklerimizde bu kadar çabuk harcanmamıştı. Kalplere sıcaklık veren, zarafet ve incelik katan, insanı üstün kılan o aşk, hiçbir devirde bu kadar üşümemiştir eminim..

Zevklerle, aşklar karıştırıldığından beri aşkın ağıtları hiç bitmiyor...

Sevgi ile birbirine bağlanmış, sevginin yüceliğine, mahremiyetine, inceliğine dokunmuş kalplerin bir araya geldiği kaç yuva kaldı acaba? Duvarlarına huzur sinen…

Kadın ve erkek birbirini tamamlayan, bütünleyen iki varlık. Birini diğerinden ayrı düşünmek imkânsız. Bütün yürekler, kadın veya erkek olsun, diğer yarısını arar. Çünkü bunu Yaratıcı doğuştan onun kalbine koymuştur. Birbirlerini bütünlesinler, hayatın engebeli yokuşlarında birbirlerinin yüreklerine arkadaş olsunlar, dost ve can olsunlar diye kalplerine de sevgi yüklemiş. O muhabbetle, gerçek mahbuba giden yollar açmış.

Kalplerde bir yıkım var. Çatırtıları gökleri de inletiyor, yeri de… Güvenler tarumar, yürekler toz duman…

Oysa kalplerimiz sevgiye ve muhabbete daha yakın. Ayrılığa, hüzne, acıya, kırgınlık ve dargınlıklara değil. Hepimiz bir yerlerde gizlenen o mutluluğu ve huzuru istiyor, arıyoruz. Kendimiz kalbimizle saklambaç oynarken, mutluluğu nasıl bulabiliriz ki? Ruhumuza açılan pencerelerden öz varlığımızı nasıl seyredebiliriz?

Eğer gönlümüze giden yollar geceye bürünmüşse ve kendimizi dahi göremiyorsak bu karanlığın içinde, içimizdeki ışığı görmenin ve yakmanın zamanı gelmiş demektir. İçimizdeki ışık; yani dürüstlük, yani sevgi, yani güven verme ve güven duyma, yani şefkat, yani merhamet, … yani Vedud olan o yüce Yaratıcının muhabbetiyle boyanmak.

17.02.2007

E-Posta: mtortuk@yeniasya.com.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (10.02.2007) - Aile bağları

  (20.01.2007) - Hayatta garantisi olan bir şey var mı?

  (13.01.2007) - Babalar, anneler ve çocuklar

  (06.01.2007) - Şiddete açık arttırma!

  (30.12.2006) - Bayramınız bayram ola

  (16.12.2006) - Hayatta nelerden vazgeçemezsiniz?

  (09.12.2006) - Yorumsuz

  (25.11.2006) - Teşekkürdür

  (18.11.2006) - Sen kimsin ki?

  (11.11.2006) - Selma

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Metin KARABAŞOĞLU

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit ŞİMŞEK

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004