Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 01 Eylül 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Abdil YILDIRIM

Ahiret yolculuğuna çıkarken Besmele çekmek



Cüneyd-i Bağdâdî Hazretleri ölürken “Bismillahirrahmanirrahim” diyerek ruhunu teslim etmiş. Yani bu dünyaya gözlerini Besmele ile kapatırken, ahiret âlemine de Besmele ile adım atmış. Hayat yolculuğunun yeni bir etabı olan berzah hayatına da Allah adı ile başlamış. Demek ki Besmele, hem dünyada, hem kabirde, hem berzahta, hem mahşerde ve sıratta her zaman bize ışık tutacak, yol gösterecek, işimizi kolaylaştıracak bir rehberdir. Gerek bu dünya ve kâinat, gerekse ahiret âlemi ve cennet, cehennem gibi menziller Allah’ın mülkü olduğuna göre, her yerde ve her zaman O’nun adı ile hareket etmemiz gerekmektedir. O zaman kimseden ve hiçbir şeyden korkmaya, karşılaştığımız güçlükler karşısında endişeye kapılmaya gerek yoktur.

Bediüzzaman Hazretleri de “Bismillah her hayrın başıdır” diye Sözler’e başlıyor. Orada anlattığı temsilî hikâyecikte, Bedevi Arap çöllerinde seyahat eden adamın, oralarda sözü geçen bir kabile reisinin ismi ile hareket ettiği zaman, emniyet içinde olacağını “Ben falan reisin ismi ile geziyorum” dediğinde her türlü düşmandan kurtulacağı gibi, her ihtiyacını da kolaylıkla karşılayabileceğini belirtiyor. O reisin ismi ile hareket eden adamın her yerde selâmetle gezebileceğini ifade ediyor.

Kabir kapısından girdikten sonra yolculuğumuz devam ettiğine göre, orada da çeşitli güçlüklerle karşılaşmamız mümkündür. Münker ve Nekir meleklerinin sualleri, kabir azabı, cesedimize olduğu gibi ruhumuza da musallat olacak yılan, çiyan gibi zehirli haşaratın vereceği ıztıraplarla karşılaşma ihtimalimiz var. Ayrıca, mahşerin dehşeti, zerre miktar hayır ve şerrin tartıldığı mizan, sonrasında mahkeme-i Kübra gibi müthiş olaylar da bizi bekliyor. Kıldan ince, kılıçtan keskin olarak tabir edilen Sırat köprüsü ise, en müşkül yolculuklarımızdan birisi olacak.

İşte bütün bu dehşet verici seyahatimiz sırasında, en çok muhtaç olacağımız isim, Cenâb-ı Hak’kın ismi olacaktır. Çünkü kâinat, Allah’ın mülkü olduğu gibi, ahiret âlemi de Allah’ın mülküdür. Mülkün Sahibi’nin ismi ile hareket ettiğimizi söylediğimiz zaman, her yerde selâmetle gezecek, her menzilde emniyet içinde hareket edebileceğiz.

Her yerde en fazla muhtaç olduğumuz Besmele’yi sadece bu dünyada söyleme imkânımız var. Can kuşu beden denen kafesten uçtuktan sonra, göz görmez, dil söylemez olacak. Onun için fırsat elde, can tende iken, Allah’ın adını ne kadar çok anarsak, kabirde, Berzah’da, Mahşer’de, Mizan’da ve Sırat’ta işimiz o kadar kolaylaşacaktır.

Bismillah

‘Allah adın zikredelim evvelâ,’

Her hayırlı işin başı Bismillah.

‘Cümle işte vâcib oldu her kula,’

Kâinatın temel taşı Bismillah.

Bil ey nefsim şu mübarek kelime,

Bir İslâm nişânı verir eline,

Tesbih olmuş mevcudâtın diline,

Bütün zikirlerin başı Bismillah.

Bitkiler tâzimle Bismillah diyor,

Yerden yemi, gökten suyu geliyor,

İnce bir kök kayaları deliyor,

Yumuşatır demiri, taşı Bismillah.

Bismillah der ağaçların dilleri,

Yaprakları, çiçekleri, dalları,

Leziz meyvelerle dolar kolları,

Rezzak isminin nakışı Bismillah.

Toprak Bismillah der, bağrı ot olur,

İnek ot yer, memesinde süt olur,

Damla Bismillah der, bir rahmet olur,

Bahara çevirir kışı Bismillah.

Bismillah ne büyük, tükenmez kuvvet,

Eksilmez hazine, bitmez bereket,

En güzel sermaye, en büyük servet,

Elmasa çevirir taşı Bismillah.

Bismillah diyerek, yürürse bir kul

Dağ ve deniz olur ona tozlu yol,

“Ey ateş serin ve selâmetli ol”

Suya çevirir ateşi Bismillah.

Akıllı bir tüccar olmak istersen,

Besmeleyle başla, ne alıp versen,

Her işin denk gider Bismillah dersen,

Dindirir gözlerde yaşı Bismillah.

Besmele dillerde en güzel kelâm,

Onunla ayakta duruyor âlem,

Onunla başla ve işle vesselâm.

Kolay eder en zor işi Bismillah.

01.09.2007

E-Posta: abdilyildirim@hotmail.com


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (18.08.2007) - Rahmeti Rahman’dan istemeliyiz

  (13.08.2007) - Mevlânâ'nın gözü ile namaz

  (11.08.2007) - Yeniden biat etmeliyiz

  (04.08.2007) - Uzlaşma tamam, eller havaya

  (25.07.2007) - Isıt bizi, ışıt bizi

  (12.07.2007) - Vazifeyi ehline vermek

  (11.07.2007) - Herkes padişah olmalı

  (21.06.2007) - Vaktiniz var mı?

  (14.06.2007) - Hürriyet rüzgârının önüne geçilmez

  (05.06.2007) - Lisede toplu namaz

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN


 Son Dakika Haberleri