Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 01 Eylül 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

M. Latif SALİHOĞLU

Şiddete âlet olanlar



Prof. Nevzat Tarhan'ın anlattıklarına dayanılarak yayınlanan (Vatan, 28 Ağustos) bir bilgiye göre, 1980 darbesinin ardından cezaevlerine konan solcu ve sağcı hükümlüler üzerinde ilmî bir araştırma yapılmış.

Prof. Turan İtil ile Prof. Ayhan Songar tarafından yürütülen ve detayları gizli tutulan bu araştırmanın sonuçlarına göre "sağcılar gerizekâlı, solcularsa antisosyal ve psikopat" oldukları ortaya çıkmış.

Doğrudur. Ütopyalar uğruna birinin canına kıyan, birbirinin kanını dökmekten zevk alan bu kimseler, şayet anlatıldığı gibi gerizekâlı veya psikopat mizaçlı olmasalardı, başkasının oyununa gelir ve o hallere düşerler miydi hiç?

Bir kısmı zamanla akıllandı bunların gerçi. Ancak, az da olsa bir kısmı hâlâ yaptıklarını savunacak kadar aptal ve psikopat ruhlu. Perde gerisinde onları kullanan odakları göremeyecek, bilemeyecek kadar gerilerde duruyorlar.

* * *

O eski günlerden zamanımıza gelecek olursak...

Türkiye'de bugün için herhangi bir sağ–sol ayrımı, yahut çatışması yok.

O tür içinde şiddeti barındıran bir kamplaşma, kutuplaşma hali gerilerde kaldı.

Şimdi, kan ve şiddete dayalı başka türlü bir durumla karşı karşıya bulunmaktayız.

Yirmi küsur senedir başlatılan bu kanlı boğuşma, halen devam ediyor.

İnanıyoruz ki, ileride bu kanlı çatışmanın da mânâsızlığı, akıl–mantık harici bir mücadele türü olduğu söylenecek ve muhtemelen hiç kimse çıkıp da bu söylenenleri yadırgamayacak.

Esasında, bize göre durum bugünden, hatta dünden bellidir.

Ne var ki, akıldan ziyade hissiyatın ağır bastığı gençler, içine sürüklendikleri cenderenin farkına bir türlü varamıyor.

Maalesef, şiddete bulaşan gençlik, çoğu zaman iş işten geçtikten ve "Basra harap olduktan" sonra vahametin farkına varabiliyor.

Temenni edelim ki, yaşanan bunca tecrübelerden sonra, geç kalınmasın ve uyanışlar çok daha erken yaşansın.

GÜNÜN TARİHİ 1 Eylül 1926

Kaçakçı Şevki'ye büyük ikramiye

İzmir'de Mustafa Kemal'e karşı hazırlandığı iddia edilen "sûikast planı"nı bir gün önceden ihbar eden Giritli "Kaçakçı Şevki"ye ikramiye olarak 6500 TL para verildi.

Bu miktar, o günün şartlarına göre haddinden fazla büyük bir paradır. O tarihte sadece 1000 liraya orta ölçekte bir çiftlik sahibi olunabileceği düşünülürse, verilen ikramiyenin büyüklüğü daha iyi anlaşılmış olur.

* * *

Hadisenin başlangıcı, 15 Haziran 1926 gününe uzanır. Hikâyenin kahramanı ise, kendisine daha sonraları "Motorcu Şevki" denilen Giritli meşhûr "Kaçakçı Şevki"dir.

Onun işi gücü kaçakçılıktır. Sabıkalıdır. Ne var ki, "son işinde" hayatının en büyük parasını kazanır ve lâkabı da "Kaçakçı"dan "Motorcu"ya terfi eder.

Bu karanlık adam aslen Giritli'dir. Gariptir ki, 4–5 yıl sonra bu kez İzmir'in bir başka tarafında (Menemen) cereyan eden kanlı bir hadisenin baş kahramanı da yine Giritli (Esrarkeş Derviş Mehmet) olacaktır.

* * *

Giritli Kaçakçı Şevki, 15 Haziran günü İzmir Valisi Kâzım Dirik'e gider ve şu ihbarda bulunur: "Paşam, size mühim bir haberim var. Laziztan mebusu Ziya Hurşit ve adamları Mustafa Kemal'e karşı sûikast planladılar. Tatbikat yarın. Cinayetten sonra benim motorla kaçmayı düşünüyorlar. Benden söylemesi. Haberin olsun."

Vali Kâzım Dirik Paşa, M. Kemal'in çok eski arkadaşı. İttihat–Terakki'ye birlikte girmiş, birlikte ayrılmış, hatta Samsun'a da birlikte çıkmışlar.

Vali Paşa, derhal harekete geçer. Bir kaçakçı parçasının ihbariyle, Ziya Hurşit (saltanatın kaldırılmasına tek karşı çıkan kişi) ve arkadaşlarını derhal yakalatır.

Sûikastçı denilenler hakkında dâvâ açılır. Yetmez, M. Kemal muhalifi durumunda ne kadar asker ve politikacı varsa, onlar da derdest edilerek İzmir'de kurulan İstiklâl Mahkemesine getirtilir.

Çoğu mebus yaklaşık 50 kadar maznun, en ağır cezalara çarptırılır. Birçok kişi idam edilir. Geri kalanlara da hem hapis cezası verilir, hem de siyasetten uzaklaştırılır.

Böylelikle, hem eski İttihatçılarla son hesaplaşma yapılmış, hem de siyasî muhaliflerin (TPCF) etkisi sıfırlanmış olur.

Bu muhalifler arasında Dr. Adnan Adıvar, Kâzım Karabekir, Ali Fuat, Refet Bele, Cafer Tayyar ve Rüştü Paşalar da vardı.

Bunlardan İstiklâl Harbi kahramanlarından Karabekir Paşa, mahkemeye çıkartılıncaya kadar, penceresi kalın tahtalarla çivilenmiş kapalı, karanlık bir hücrede, üstelik yerde yatırılmış ve çok kötü muamele görmüş bir vaziyette tutuldu.

İşte, pekçok vatanperverin çok ağır bir cendereden geçirildiği o karanlık günlerde, sâbıkalı bir kaçakçıya eşi benzeri görülmemiş izzet ve ikramlarda bulunuldu.

01.09.2007

E-Posta: latif@yeniasya.com.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (29.08.2007) - Nazım Hikmet duruşması

  (27.08.2007) - Lozan'ın gizli mimarı Haim Naum (2)

  (25.08.2007) - Lozan'ın gizli mimarı Haim Naum (1)

  (23.08.2007) - Gereksiz polemikler

  (22.08.2007) - Gündeme dair

  (21.08.2007) - Köken kurcalama mantığı

  (14.08.2007) - Hayatın değişken seyri

  (11.08.2007) - Yine sigara

  (09.08.2007) - Bediüzzaman Külliyesi'nde yeni gelişmeler

  (07.08.2007) - Su(suzluk) ve ötesi

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN


 Son Dakika Haberleri