Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 12 Temmuz 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Abdil YILDIRIM

Vazifeyi ehline vermek



Peygamber Efendimiz (asm) “Vazifeyi ehline veriniz” buyuruyorlar. Vazife deyince, dinî, içtimaî, siyasî, idarî ve teknik işler akla gelir. Bir işi en güzel şekilde kim ifa edecekse, o iş ona verilmelidir. İş ve vazife dağılımında ölçü, liyakat olmalıdır. Yoksa, kişilerin hatırı, sosyal statüleri, dostluklar, duygusal yakınlıklar ve şahsî kemalâtlar, vazife tevdi edilmesinde bir ölçü olmamalıdır. Hatta inancımızı doğrudan ilgilendirmeyen konularda, dinî kıstaslar da dikkate alınmaz. Zaten yukarıdaki hadis-i şerifte, “Vazifeyi ehline veriniz” deniliyor. “Vazifeyi dindara veriniz” denilmiyor. Ama aynı işi aynı şekilde yapabilecek iki kişiden birisini seçmek gerekiyorsa, elbette Allah’ı tanıyan ve itaat eden tercih edilir. Ama, bir meslek ve sanatta kişilerin dindarlıkları değil, o meslekteki bilgi ve becerileri tercih nedenidir.

Siyaset de bir idare sanatıdır. Bu sanat en güzel şekilde demokratik sistemlerde icra edilir. Halk kendi iradesini belirli bir süre için vekillerine emanet eder, onlar da halk adına ve halkın isteği doğrultusunda bu iradeyi idareye yansıtırlar. İdare sanatında başarının ölçüsü dindarlık veya dinsizlik değil, halkın memnuniyeti, hak ve özgürlüklerin kazanılması ve korunması, adaletin sağlanması, ekonomik ve bilimsel alanda ilerleme ve kalkınma gibi teknik unsurlardır. Aynı idare altında değişik ırk, inanç ve mezhep sahibi insanlar bulunabilir. Herkese eşit mesafede duran, her vatandaşın hak ve menfaatlerini koruyan, herkesin eşit haklara sahip olduğu bir hukuk sistemini tesis eden ve uygulayan bir sistem, dinimizin de tavsiye ettiği bir yönetim şeklidir. Onun için idarecilerin sadece dindarlığı ölçü alınarak seçim yapılması her zaman doğru bir seçim olmayabilir.

Siyasî tercihlerimizde yaşanan tecrübeler de bize bir yol gösterici olabilir. Bu günkü siyasî partilerin fikir yapıları yeni ortaya çıkmış bir durum değildir. Meşrutiyetten beri siyasî partiler faaliyettedirler. İsimler değişse de, fikir yapılarında fazla bir farklılık olmayan “dört parti” her devirde varlığını ve misyonunu devam ettirmektedir. Yüzyılı aşın bir süredir yaşanan tecrübeler göstermiştir ki, gerek ekonomik, gerek siyasî ve sosyal alanda milletin en huzurlu olduğu dönemler demokrat zihniyetteki kadroların iş başında bulunduğu dönemler olmuştur. Bu dönemlerde her düşünce ve inançtaki insanlar özgürlüklerini en geniş şekilde yaşamışlar, inanç ve hayat tarzlarına fazla bir müdahale edilmemiştir.

Ne zaman ki dinî söylemler ön plana çıkartılarak siyaset yapılmış, o zaman bundan en büyük zararı dindarlar görmeye başlamıştır. Din siyasete karıştırılınca, elmas gibi hakikatler cam parçaları haline gelmiş, siyasî hırs ve hissiyât şeytanı melek, melekleri de şeytan gibi göstermiştir. Onun için Bediüzzaman Hazretleri “Şeytandan ve siyasetten Allah’a sığınırım” diyerek siyasetten kaçmış, dini siyasetin çirkefinden korumak için çırpınmıştır. “Bu vatanda dört parti var” hakikatini izah ederken de, din adına parti kurmanın ne kadar mahsurlu olduğunu nazara vermiş, dindarların demokratlara destek vererek elmas gibi hakikatlerin cam parçası seviyesine düşürülmemesini istemiştir. “Din umumun ortak malıdır” diyerek, dini siyasetin üzerinde tutmuş, siyasî cerbezelerden kurtarmak istemiştir.

Dindarlar için en iyi ortamın hürriyet ve demokrasi ortamı olduğu geçmiş tecrübelerle de sabittir. Dinî alandaki gelişmelerin hangi dönemlerde meydana geldiğine bakıldığı zaman, demokrat kadroların iş başında olduğu dönemler olduğu görülecektir. Ezanın aslına çevrilmesinden başlayarak, Kur’ân kurslarının faaliyete geçmesi, İmam Hatip Liselerinin ve İlâhiyat Fakültelerinin açılması, dinî eserlerin serbestçe yazılıp neşredilmesi, hep demokratların iş başında olduğu dönemlerde olmuştur. Ne acıdır ki, bütün bu hak ve kazanımlar da, din adına ortaya çıkan ve “Demokrasi küfür rejimidir” diyen partilerin iktidar ortağı olduğu dönemlerde kaybedilmiştir. Demokratlar döneminde açılan İmam Hatip Liseleri bunların iktidar döneminde kapanmaya yüz tutmuştur. Baş örtüsü sıkıntısı bunların devr-i iktidarlarında bir zulüm halini almıştır. Yılların kazanımları tek tek kaybedilmiş, dinî alan iyice daraltılmış, “kamusal alan” sokaklara ve parklara kadar genişlemiştir.

Buradan şunu anlıyoruz ki, din adına siyaset yapanlar siyasetin ve yönetim sanatının ehli değillerdir. Zaten ehil bile olsalar, din adına siyaset yapmak yanlıştır. Onun için demokrasi adına siyaset yapanlar ve yönetime talip olanlar iş başına gelmeli, milli irade onlara emanet edilmelidir. Yılların tecrübesi göstermiştir ki, bu alanda ehil olanlar demokratlardır.

12.07.2007

E-Posta: abdilyildirim@hotmail.com


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (11.07.2007) - Herkes padişah olmalı

  (21.06.2007) - Vaktiniz var mı?

  (14.06.2007) - Hürriyet rüzgârının önüne geçilmez

  (05.06.2007) - Lisede toplu namaz

  (01.06.2007) - Mi’rac yolculuğu: Namaz

  (28.05.2007) - Şairler ve matematikçiler

  (22.05.2007) - Yağmur duâsı

  (12.05.2007) - Annemin tek taşı

  (28.04.2007) - Hangi medeniyet?

  (21.04.2007) - Gül ve bülbül

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004