Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 30 Ocak 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Dizi Yazı

Kazım & Yasemin Güleçyüz

Beşinci kıtada şevk dolu Nur hizmetleri

KOALA VE OKALİPTÜS AĞACI

Dişi koalalar da yavrularını sırtlarında taşıyan ve ağaçların en tepelerinde yurt edinen kıtaya özgü çok sevimli hayvanlar. Okaliptüs ağacının yapraklarıyla besleniyorlar. Günde yirmi saat uyuyup, geriye kalan dört saat de okaliptüs yaprağı yiyorlar. Pek çok şekerleme ve ilâcın muhtevasında yer alan okaliptüsün en önemli özelliği vücudu rahatlatıp gevşetmesi.

Lâf aramızda uykuyu seven dostlarınıza "Seni gidi koala!" diye rahatça takılabilirsiniz!

BUMERANG

Kıtanın yerlileri olan Aborjinlerin savunma ve avlanmada kullandıkları bu alet, aerodinamik kanunlarına uygun yapıldığından belli bir açıyla atıldığında hedefe varıp, tekrar atanın eline gelen ahşap, uçak kanatlarını andıran bir yapıya sahip. Bumerang Avustralya'nın simgelerinden bir tanesi.

AİLE OKUMA PROGRAMLARI

Melbourne ve Sydney'deki Nur Vakfı mensuplarının ailecek iştirak ettikleri okuma programı ve tatil kampı Avustralya'da ilk kez gerçekleştirildi. Erkeklerin, hanımların ve çocukların ortak bir program çerçevesinde bir araya geldiği, namazların cemaatle kılındığı, akabinde Risâle-i Nur derslerinin yapıldığı, özel okuma saatlerinde herkesin kitabıyla bir ağaç altına çekildiği, dostlarla hoş sohbetli yürüyüşler gerçekleştirdiği programda, gençler arası spor faaliyetleri de oldukça yoğundu. Futbol, basketbol, voleybol karşılaşmalarının sıkça yapıldığı programda okçuluk yarışı gibi farklı faaliyetler de düzenlendi.

Piknik alanındaki sunî gölde yapılan kano yarışları, bir çeşit teleferik sistemiyle telde kayma, jimnastik sahalarındaki farklı aletlerle yapılan faaliyetler gençlere ve çocuklara hoşça vakit geçirtti.

Görünen o ki okuma programlarının ailecek gerçekleştirilmesi hem aile içi iletişim açısından, hem de farklı dostlarla bir arada olup kaynaşma yönünden çok faydalı. Dış dünyanın manevî fırtınalarından korunma ve güçlenmeyi bu tür aile programlarıyla düzene oturtmak son derece önemli. Hele çocuklar ve gençlerin birbirleriyle tanışmaları, kaynaşmaları, beraber kitap okumaları, ilahiler söylemeleri herşeye değer. Öyle değil mi?

BEŞİNCİ KITADAKİ YENİ ASYA OKUYUCULARI

Sydney'de de, Melbourne'da da düzenli olarak bir araya gelip Risâle-i Nur dersleri yapan Yeni Asya okuyucuları mevcut. Özellikle Melbourne'da yakın zamanda hizmete giren Avustralya Nur Vakfı binası, neredeyse her akşam ailecek gidilen bir cazibe merkezi. Erkekler ve hanımlar için ayrı ders salonları, dışarıdan gelenlerin de katılımıyla beş vakit namazın cemaatle kılındığı mescidi, ferah abdest alma mekânları, kantini, çay salonu, misafir lojmanlarıyla Türkiye'de bile benzeri bulunmayan mükemmel bir kompleks. Bu ana hizmet binasının yanına, yüzme havuzu ve spor tesislerinin de bulunacağı ek binalar yapılması planlanıyor. Bunlar da tamamlandığı zaman, bu mükemmel nur külliyesinin bilhassa gençler için tam bir cazibe merkezi haline geleceği ve böylece nazarları dışarıya çevirebilecek sebepleri bertaraf ederek dikkatlerin hizmete odaklanmasını kolaylaştıracağı düşünülüyor.

AVUSTRALYA'DAKİ TİRE

Nur Vakfı binası hizmete girdiğinde Tire okuyucuları Yeni Asya'ya büyük bir tebrik ilânı vermişlerdi. Bunun hikmetini oraya gittiğimizde daha iyi anladık. Beşinci kıtadaki nur hizmetinin öncülerinden, Vakıf Başkanı Refik Koyu, Başkan Yardımcısı Sıtkı Güzel ve Genel Koordinatör Fatih Yargı başta olmak üzere, Melbourne'daki hizmet ehli içinde Tireliler hatırı sayılır bir ağırlığa sahip. Gerçi kendileri, diğer memleketlerden olanları rencide etmemek için, haklı olarak, bunun nazara verilmesini istemiyorlar. Nitekim yine oradaki hizmetin öncü isimlerinden Gölcüklü İsmet Şen, Konya-Ereğlili Mustafa Gök, Ödemişli Bilgin Alpay, Mersinli Mehmet Orman ve Yozgatlı Mustafa Okur gibi, başka yerlerden olan zevat da oradaki hizmetin kurmayları mesabesinde. Yakınlarda Hakkın rahmetine kavuşan öncülerden Hüseyin Allahverdi ise Çorumlu ve çocukları da aynen babaları gibi hizmete sadakatle devam ediyorlar. Dolayısıyla bir "hemşericilik" damarı kesinlikle yok ve olamaz da.

Ancak "Tireliler gerçeği" de bir vâkıa. O kadar ki, Melbourne'daki Tirelilere bakarak orayı Tire'nin Avustralya şubesi, İzmir'in şirin ilçesi Tire'yi de Avustralya'nın Türkiye şubesi olarak nitelemek herhalde mübalâğa olmaz.

Espri bir yana, Türkiye'nin neresinden olursa olsun, oraya gidip kaderin sevkiyle birbirlerini bulan, sarsılmaz bir tesanüdle, ihlâs ve istikamet üzere şevkle hizmete devam eden bütün nur yolcularına selâm olsun.

"BU ŞÜPHESİZ Kİ RABBİMİN FAZLINDANDIR!"

Melbourne'daki Nur Vakfında yıl boyunca kızlı erkekli çocuklara verilen Kur'ân eğitiminin tamamlanması vesilesiyle konferans salonunda gerçekleştirilen programda gençlerin ve çocukların sunumları göz yaşartıcı güzellikteydi.

Dünyanın öbür ucunda hoş bir ortamda ilahileri, Risâle-i Nur'dan vecizeleri ve şiirleri nezih bir Türkçe ile duyabilmek Risâle-i Nur'un sayısız kerametlerinden biri değil de nedir?

1920'li yılların kuş uçup kervan geçmez ıssız bir köyü olan Barla'da unutulmaya terk edilen Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin yazmaya başladığı Nur risâlelerinin sesi en yüksek perdeden beşinci kıtada da aks-i sedasını veriyor.

"Acele ettim, kışta geldim" diyen Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin, zorlu fırtınalar içinde ektiği nur tohumları ta Avustralya'da dünyanın bir ucunda sebatkâr, ihlâslı hanımlı erkekli Nur Talebelerinin çalışmalarıyla, meyveye durmuş halde..

"Bu şüphesiz ki Rabbimin fazlındandır!"

- Son -

Kazım & Yasemin Güleçyüz

30.01.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Dizi Yazı

  (29.01.2008) - Anzakların ülkesinde iki kahraman Osmanlı

  (28.01.2008) - Aborjinlerden devlet özür diledi, şimdi sıra toplumda

  (27.01.2008) - Kongo, Darfur'dan daha beter

  (26.01.2008) - Dünyadaki saklı Türk yurtları

  (25.01.2008) - Afrika büyük bir pazar

  (24.01.2008) - Mekke Kilisesi'nden Papa Muhammed'e

  (23.01.2008) - Kinşasa'yı özgürce dolaştık

  (22.01.2008) - Kongo'da iyi niyet başa belâ

  (21.01.2008) - Ortalama ömür 50 yıl

  (20.01.2008) - Kurban kültürü yaygınlaşmalı

 

 Son Dakika Haberleri