"Gerçekten" haber verir 20 Ekim 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Ali FERŞADOĞLU

Meşveret ve emir-komuta zinciri



Hürriyet, imanın bir özelliğidir. Ve sosyal hayata yansımalarından birisi de meşverettir. “Ve işlerde onlarla istişare et”1, “Onların aralarındaki işleri, istişare iledir”2 şeklinde meâllerini verdiğimiz âyetler emrince istişare bu zamanda farz derecesinde.

Peygamberimiz (asm), vahye dayanmayan hususlarda, hemen her hususta ashabıyla meşveret eder, onların görüşlerini alırdı. Hatta, kendi şahsî görüşünü sahabelerle eşit tutardı. Bedir, Uhud, Hendek savaşları öncesinde, ordunun konuşlandırılmasında, savaş taktiklerinin tesbitinde ve savaş esirlerinin akıbeti gibi en kritik konularda ashabına danışmış, onların fikirlerini almış, kendi düşüncesine aykırı olduğu halde ona göre hareket etmiştir.3 Ebu Hureyre (ra); “Ben, Resulullah’tan daha fazla arkadaşlarıyla meşveret eden birini görmedim”4 der.

Risâle-i Nur mesleğinde kuvvet şahıs değil, şahs-ı mânevîdedir. Yani, bütün cemaat fertlerinin oluşturduğu güç. Dolayısıyla Risâle-i Nur mesleğinde lider yoktur.

İşleri istişare heyetleri yürütür. Meşveret ve seçimle belirlenen üyeler, heyetler; meşveretin (şahs-ı mânevînin) aldığı kararları uygular. Müdebbirler ise; sadece bir trafik memuru gibi organizasyon ve düzeni sağlarlar. Herkes kabiliyetine göre; gönüllü hizmet eder veya istihdam edilir. Her meselede birbirine yardımcı, destekçi olur; meselelere birlikte çareler ararlar.

Risâle-i Nur mesleğinin birinci maddelerinden olan istişareye önem veren Nur talebeleri, kararlarını meşverete ve parmak hesabıyla çoğunluğa göre alırlar. Zira, meşveret bir emirdir, mü’minlerin vazifeleri sonuç almak değil, emr-i İlâhîyi yerine getirmektir. Kimi zaman meşverette de—Uhud’da olduğu gibi—isabetli kararlar alınmayabilir. Ancak bireyin görevi meşverete göre hareket etmesidir. Meşveret isabet ederse iki, etmezse bir sevap alır.

Ayrıca, bu tarz yapılanmadaki bir cemaatin hariçten yönlendirilmesi zordur. Zira, bir şeyhe, lidere veya hocaya bağlanılmamıştır.

“Y” şeklindeki cemaat yapılanmasında ise; önder, lider, şeyh, hoca, ağabey ile iletişimi sağlayan iki-üç-beşer kişilik üyeden müteşekkil alt gruplar, heyetler vardır. Yukarıdan aldıkları emir veya direktifleri diğer gruplara iletirler. Onlar da üyelere yansıtırlar. Bu tarzda, modern bir tarikat yapılanması Risâle-i Nur meslek ve meşrebine aykırıdır.

Bu tarz bir yapılanmanın mahzurları ortadadır. Hiyerarşi vardır. Emirler yukarıdan verilir ve aşağıya doğru iner. Bir takım devlet ve istihbarat örgütleri için hiyerarşinin sadece tepesini kontrol altında tutmak yeterlidir. Mürit veya cemaat mensuplarının “şeyhe, hocaya” sadakatle bağlı olmaları işi fevkalâde kolaylaştırır.

Meselâ, 12 Eylül 1980 darbesinin desteklenmesinde ve onun ürünü anayasanın tasdikinde, 28 Şubat 1997 darbesinde, antidemokratik ve diktatör partilerin desteklenmesinde, iktidara taşınmasında açıkça görüldü. Bir takım hocalar ve şeyhler ya korkutulmuş veya satın alınmış; mensuplarının desteği ve oyu onlara akmıştır.

Dipnotlar:

1- Kur’ân, Al-i İmrân, 159.; 2- Age., Şûrâ, 38.; 3- İbnu Kesir, II, 128-129.; 4- Tirmizi, Cihad, 35.

20.10.2008

E-Posta: afersadoglu@hotmail.com fersadoglu@yeniasya.com.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (19.10.2008) - ‘Kriz İlâhî ikaz’ desem, yine mahkemeye verilir miyim?

  (18.10.2008) - Risâle-i Nur aynı zamanda tefekkür mesleğidir

  (17.10.2008) - Şefkat duygusunu doğru kullanmalı

  (16.10.2008) - Şefkat mesleği

  (15.10.2008) - Acz, fakr mesleği

  (14.10.2008) - Risâle-i Nur: Acz, fakr, şefkat, tefekkür mesleği

  (13.10.2008) - Bediüzzaman önce kendi nefsine hitap eder

  (12.10.2008) - Risâle-i Nur’un nefsimizi terbiyesi

  (11.10.2008) - Bir ipin hesabı

  (08.10.2008) - Ölenler nereye gidiyor?

 
GAZETE 1.SAYFA

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  H. Hüseyin KEMAL

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır