"Gerçekten" haber verir 16 Ekim 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Ali FERŞADOĞLU

Şefkat mesleği



Risâle-i Nur’un en mühim bir esası şefkattir. Dolayısıyla Nur mesleğinde, insanlara acımak ve onların sonsuz hayatlarının kurtuluşu için çalışmak esastır. Şefkat şöyle tarif edilir:

Karşılıksız, içten sevgi beslemek, başkasının derdiyle hemhâl olmak; âciz, zayıf ve yardıma muhtaç olanlarla alâkalanmak, acıyarak merhamet etmek... Bütün çeşitleri nezih ve temiz olan şefkat, aşk ve muhabbetten keskin bir iksirdir.

“İlâhî rahmetin en lâtif, en güzel, en hoş, en şirin cilvelerinden bir iksir-i nûrânî”1 olan şefkat; sırrını, Allah’ın kuşatıcı ve merhamet edici olan sonsuz “Rahman, Rahîm ve Vedûd” isimlerinden alır.

Rahîm isminin bir anlamı da şefkattir, acımaktır. Her isme olduğu gibi bu isme de en ileri seviyede mazhar olan Resûlullah (asm), dünyaya geldiği dakikada “Ümmetî! Ümmetî!” diyerek ümmetinin imanını ve kurtuluşunu Rabbinden dilediği gibi, “mahşerde herkes hatta peygamber dahi nefsî derken, o (asm) yine ümmetî ümmetî diyecek” ve ümmetinin mağfiretini, Cehennemden halas bulup Cennete kavuşmalarını makam-ı Mahmud’da Allah’dan niyaz edecektir.

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Allah Resulü (asm) Taif’te kendisini taşlayan ve yüz on dört yerinden yaralayanlara, eşsiz şefkatinin eseri olarak, “Ya Rab! Bunlar bilmediklerinden böyle yapıyorlar” diyerek bedduâ etmemiş, onların hidayetlerine duâ etmişti.

Maddî güç ve imkândan mahrum bir avuç sahabinin akıl almaz işkenceler karşısında, iman, adaleti, insan hak ve hürriyetlerini hâkim kılmak için malını, evlâdu iyâlini, hatta canını feda etmesi, ancak bu derin şefkatin yansımasıyla açıklanabilir.

Bediüzzaman, kendisine ve talebelerine zulmedenlere, “Eğer Risâle-i Nur’u tenkit fikriyle tetkik eden adliye memurları, îmânlarını onunla kuvvetlendirip veya kurtarsalar, sonra beni idam ile mahkûm etseler; şahit olunuz, ben hakkımı onlara helâl ediyorum. Çünkü biz hizmetkârız. Risâle-i Nur’un vazifesi, îmânı kuvvetlendirip kurtarmaktır. Dost ve düşmanı tefrik etmeyerek, hizmet-i îmâniyeyi hiçbir tarafgirlik girmeyerek yapmaya mükellefiz”2 diye ilân etmesi de ancak Rahman ve Rahim isimlerinde terakkî etmenin sonucu bir şefkat olabilir.

İşte, Rahim ve Vedud isimlerinin azamî derecede tecellî ettiği Rahmet Peygamberinin (asm) şefkat parıltılarını, sızıntılarını aksettiren Bediüzzaman, “Benim ve Risâle-i Nur’un mesleğinin esası ve otuz seneden beri bir düstur-u hayatım olan ‘şefkat’ itibariyle; bir masuma zarar gelmemek için, bana zulmeden canilere, değil ilişmek; belki bedduâ ile de mukabele edemiyorum”3 diyerek, bu şefkat sırrını izhar eder ve mesleğini ihyâ eder.

İnsanlığa şefkat, onlara içine düştükleri bunalım ve tehlikeli yoldan kurtarmada yardımcı olmak tarzında olabilir. Ki, insanın hemcinslerine karşı göstereceği esas şefkatlerden birisi de budur.

Anneler, şefkat mânâsına en ziyâde mazhar, şefkat kahramanlarıdır. Şefkatteki fedâkârlık, ihlâstan ve samimiyetten kaynaklanır. Karşılık istemeyen şefkat, aynı zamanda şükrün de esasıdır.

Risâle-i Nur’un meslek ve meşrebinin duygusal boyuttaki en önemli esaslarından biri de şefkattir. Başta Müslümanlara, insanlara, hayvanlara ve bitkilere şefkatle yaklaşmak, onun vazgeçilmez düsturlarındandır. İnsanlara acımak, dünya huzuru ve mutlulukları için çalışırken; sonsuz hayatlarının kurtuluşuna vesile olmak için her türlü sıkıntı, eza ve cefaya katlanmak, şefkatin gereğidir…

Dipnotlar:

1-Mektûbât, s. 82.; 2-Şûâlar, s. 331.; 3-Şuâlar, s. 372.

16.10.2008

E-Posta: afersadoglu@hotmail.com fersadoglu@yeniasya.com.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (15.10.2008) - Acz, fakr mesleği

  (14.10.2008) - Risâle-i Nur: Acz, fakr, şefkat, tefekkür mesleği

  (13.10.2008) - Bediüzzaman önce kendi nefsine hitap eder

  (12.10.2008) - Risâle-i Nur’un nefsimizi terbiyesi

  (11.10.2008) - Bir ipin hesabı

  (08.10.2008) - Ölenler nereye gidiyor?

  (07.10.2008) - Risâle-i Nur meslek ve meşrebinin ilk basamağı: Nefis terbiyesi

  (06.10.2008) - Risâle-i Nur diğer meslekleri de ihtiva eder (2)

  (04.10.2008) - Risâle-i Nur, diğer meslekleri de ihtivâ eder

  (03.10.2008) - Kur’ân ispat eder ve ispatı emreder!

 
GAZETE 1.SAYFA

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır