"Gerçekten" haber verir 15 Ekim 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Robert MİRANDA

Palin bir radikal!



Kasım ayında yapılacak olan Amerikan seçimleri, Amerikan milleti için hangi yöne gideceklerini belirleyecekleri bir dönüm noktası olacak gibi görünüyor. Acaba Amerika bir dünya imparatorluğu olma sevdasında mı ilerleyecek, yoksa dünya toplumunun bir parçası olmayı mı seçecek?

Geçtiğimiz hafta, Amerikan medyasının bildirdiğine göre, başkan yardımcısı adayı Sarah Palin, Demokrat Parti adayı Barak Obama’nın destekçilerinin “teröristler” olduğunu iddia etti. Sarah Palin, Obama’nın, Vietnam savaşı militanlarından Bill Ayers ile ilişkisi olduğunu savundu. Sarah Palin yaptığı açıklamada, Barack Obama’nın son destekçilerinden birinin eski bir terörist olduğunu iddia etti. Palin, Bill Ayers isimli bu kişinin 1960’lı yıllarda (Yani Obama sekizli yaşlarındayken) Pentagon ile Amerika Birleşik Devletleri’nin başşehrine bombalı saldırı düzenlenmesine ilişkin kampanya yürüten grubun üyesi olduğunu ileri sürdü.

Dünyanın en güçlü ikinci liderlik pozisyonuna talip bir kişiden çıkan bu iddia en basit ifadeyle biraz tuhaf.

Amerika Birleşik Devletleri’nin senatörünün bir vatan haini olduğu iddiası, yani Obama’nın teröristlerin fikirleri ile aynı potada olduğunu kabul etmek ve onun Anti-Amerikancı bir felsefeye sahip olduğunu düşünmek oldukça çirkin bir davranıştır ve terbiye sınırlarını aşağılara çeken bir üslûptur.

Palin’in McCarthy’ci hilekâr tutumu bizlere bir kez daha neo-con politikacıların kendi siyasî hedeflerine ulaşmak adına nasıl davranabileceklerini gösteren ve ne denli kinci ve güvenilmez olduklarını ispatlayan bir hareket olmuştur.

Hiçbir delile dayanmadan Palin’in Obama’ya bu şekilde saldırması ve onu “çok iyi tanınan bir Amerikalı terörist” ile ilişkili göstermeye çalışması ve terör sempatizanı ilân etmesi aşırılığın ve radikalliğin ötesinde bir davranıştır.

O halde Palin’in bir radikal olduğunu söylemek oldukça doğru bir tanım olacaktır. Palin’in dünya görüşü dengesizdir. Bir kere onun başkan yardımcısı Dick Cheney ile dirsek teması halinde olması ve aynı görüşleri paylaşması bunu ispata yeterlidir. Kendisine Dick Cheney’nin ‘Başkan yardımcıları ne yasama, ne de icra organlarının bir parçasıdır’ şeklindeki görüşüne katılıp katılmadığı sorulduğunda, Sarah Palin şaşırtıcı bir şekilde “Evet” cevabını vermiştir. Halbuki ABD Anayasasının İkinci Maddesi net bir biçimde Başkan Yardımcılığı makamının bir İcra Organı olduğunu belirtmektedir. Palin’in bu görüşü hepimizin dikkat etmesi gerektiğini göstermektedir. Çünkü Palin’in ne denli tehlikeli bir idareci olabileceğine işarettir. Zira Başkan Yardımcısı’nın bağımsız olması gerektiği şeklindeki görüşü hırslı bir diktatörün düşüncesi gibidir.

Ayrıca Palin’in Obama hakkında öne sürdüğü “Teröristler tarafından destekleniyor” iddiası Caligulavari bir davranıştır. Sarah Palin gibi önemli bir makama aday olan bir insandan gelen bu türden bir iddia asla hafife alınamaz.

Palin’in dünya görüşünü ortaya koyan bir diğer durum ise radikal bir grup olan Alaskan Independence Party (Alaska Bağımsızlık Partisi-AIP) ile ilişkisidir. Palin, Obama’yı teröristler ile arkadaşlık kurmak iddiasıyla suçlarken, bir diğer yandan da şu an evli olduğu eşi bu sözkonusu radikal gruba olan 7 yıllık üyeliğini henüz yeni kesmiş bulunmaktadır. Evet Palin’in kocasının, Amerikan topraklarının beşte birini oluşturan ve zengin petrol arazilerine sahip olan Alaska’yı, Amerika Birleşik Devletleri’nden ayırmayı amaçlayan ve Washington yönetimini “sömürgeci bürokrasi” olarak tanımlayan AIP ile ilişkisi bulunmaktadır.

Bu grup Alaska’nın 1959 yılında bir ABD eyaleti olarak kabulünü, “illegal ve BM tüzüğüne ve uluslar arası hukuka aykırı” olarak nitelemektedir.

Evet, dünyanın en önemli makamlarına talip olan insanların ne tip insanlar olduğunu bilmek çok önemlidir ve Sarah Palin’in hikâyesi bu bakımdan tüyler ürperticidir.

Müslümanlar açısından baktığımız zaman da Palin sorgusuz sualsiz bir radikal olarak nitelenebilir.

Sadece Juneau’daki valilik ofisinde bir İsrail bayrağı bulunmasından ileri gelmiyor bu nitelememiz, belki bu ülkeye hiç gitmemiş olsa bile, şu gerçektir ki, Palin’in inancı ve görüşleri kendisini Cumhuriyetçi Parti içinde ileri gelen, güvenilir İsrail yanlısı neoconcusu konumuna getirmiştir.

Ancak onu asıl tehlikeli yapan İslâm’ı anlamamış olması yahut anlamak istememesidir. İslâmiyetin, İsrail açısından bir tehdit olduğu görüşü kendisini Filistinlilerin sorunlarına karşı körleştirmiştir. Bir John McCain-Sarah Palin yönetimi önceki başkan George W. Bush’un ve onun bazı üst düzey danışmanlarının bile uyarılarını dikkate almayacak ve İsrail’e güç vermeye devam ederken, bölgenin dengelerini de daha fazla altüst edecektir. Associated Press ajansının bildirdiğine göre Palin, bir kilisede rahiplik okulu öğrencilerine hitaben yaptığı bir konuşmada devam eden Irak savaşı hakkında konuşurken Amerika Birleşik Devletleri’nin “Tanrı’nın verdiği bir görevi yerine getirdiğini” ifade etmiştir.

Evanjelik bir Hıristiyan olan Merrill Matthews diyor ki; “Bayan Palin’in evanjelik protestanizm görüşü özellikle İsrail’in, İncil’in emirlerine dayanan sebeplerle korunmasını öngörür”.

Palin genç bir kız iken Wasilla Assembly of God Church (Wasilla Tanrı’nın Kilisesi Cemaati) tarafından vaftiz edilmiştir. O çok sık olarak aynı zamanda Tanrı’nın Pentekostal Cemaati’nin (Pentecostal Assemblies of God) bir parçası olan Juneau Hıristiyanlık Merkezi’ndeki toplantılara katılırmış. Onun mensubu olduğu kilise ise Church of the Rock (Kaya Kilisesi) olup, bağımsız bir cemaattir. Mr. Matthews bu konuda şunları söylemektedir: “Tarihsel olarak, Tanrı’nın Kiliseleri oluşumu eskiden beri dispensasyonalist yani İsa’nın İncil’deki kehanetlerini gerçekleştirmek isteyen bir gruptur. Onların görüşlerinin merkezinde ise İsrail çok güçlü bir şekilde desteklemek yatmaktadır. Görüşleri bu bakımdan hem kehanetle ilgili, hem de siyasîdir. Ayrıca İsrail’i dışlamak ve inkâr etmek, imanı inkâr ile eşdeğerdir.” Gerçekten de inançlarının insanı kör etmesi çok vahim bir durumdur. Çok garip bir çağda yaşıyoruz vesselâm...

TERCÜME: UMUT YAVUZ

15.10.2008

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (08.10.2008) - Amerika dengesini yitirdi

  (24.09.2008) - Neo-conlardan İslâma DVD saldırısı

 
GAZETE 1.SAYFA

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır