"Gerçekten" haber verir 17 Ocak 2009
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Selim GÜNDÜZALP

Ümit, ümit; hep ümit!



Tarihte

her hareket

hep bir kişinin

ayağa kalkmasıyla başlar.

Sezai Karakoç

Hayatımız iniş ve çıkışlarla dolu. Aynı günde kim bilir kaç defa sevinen de var, üzülen de... Hayatımız dalgalı bir deniz. Alçalışlar da var, yükselişler de. Önemli olan o dalgalarda batmamak, tersyüz olmamak. Dünyanın hâli bu ise elden ne gelir. Kalbimiz ve hayatımız her rüzgâra açık. Neyin nereden geleceği ve nasıl eseceği belli değil. Bir bakıyorsunuz müjdeli bir haber gelmiş; çok geçmeden de acı bir haber.

Hayat filmi çok renkli, siyah beyaz değil. Hayatın kendisi gibi her renk var o filmde. Bazen insan hayret ediyor, niye böyle oluyor, neden böyle bir dalgalanma söz konusu diye. Çare yine Yüce Kitap’ta Kur’ân’da gizli.

İbni Haldun, “Geçmişler, geleceğe,” diyor, “suyun suya benzediğinden daha çok benzerler.”

Bir sorun geçmişte nasıl halledildiyse, gelecekte de aynı şekilde halledilebilir. Onun için, bugün bile yakamıza yapışan bir illet, bir dert var. İçimizi kemirip duruyor.

Derken, Riyâzüssâlihîn’de okuduğum bir hadis-i şerif, bu konuyu halletmiş ve yüreğime su serpmiş oldu. Hadis-i şerifi aynen aktarıyorum.

Resulûllah’ın (asm) kâtiplerinden birisi olan Kâtib Ebû Ribiyy Hanzala b. er-Rebî el-Üseyyidî’den (r.a.) rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir:

Günün birinde Ebûbekir (ra) bana rastladı ve:

“Ey Hanzala, nasılsın?” dedi.

“Hanzala münafık oldu,” dedim.

“Subhanallah, ne diyorsun?” dedi.

“Peygamberimizin (asm) huzurunda bulunuyoruz; bizi Cennet ve Cehennem’le öğütlüyor ve gözlerimizle görür gibi oluyoruz. Peygamberimizin (aleyhisselâm) huzûrundan çıkıp da, çoluk çocuğumuza kavuşup işimizin başına gidince (bu öğütlerin) çoğunu unutuyoruz,” dedim.

Ebûbekir radıyallahu anh:

“Biz de aynı haldeyiz,” dedi. Sonra Ebûbekir’le beraber yürüdük; Peygamberimizin (aleyhisselâm) huzuruna girdik.

“Yâ Resûlallah! Hanzala münafık oldu,” dedim.

Peygamberimiz (aleyhisselâm):

“O nasıl şey!” dedi.

“Yâ Resûlallah! Sizin katınızda bulunuyoruz, bizi Cennet ve Cehennem’le öğütlüyorsunuz ki, gözümüzle görür gibi oluyoruz. Sizin yanınızdan çıkıp da çoluk çocukla ve işimiz gücümüzle uğraşmaya başlayınca çoğunu unutuyoruz” dedim.

Bunun üzerine Peygamberimiz (aleyhisselâm) şöyle dedi: “Nefsim elinde olan Allah’a yemin ederim ki, huzurumda bulunduğunuz hâl üzere ve zikirde devam edebilseydiniz, yataklarınızda da ve yollarınızda da melekler sizinle müsâfaha ederlerdi. Lâkin yâ Hanzala, bir saat ibâdetle bir saat dünya işleriyle uğraşınız kâfî” diye üç defa tekrarladı. (Hadîsi, Müslim rivayet etmiştir. Riyazüssalihin, shf. 188-189)

***

Ruhum bu müjdeyi alınca rahatladı. Ne varsa kitaplarda var. Japonlar çocuklarına daha küçük yaşta kitapları koklatırlarmış; kitap kokusuna âşina olsunlar diye. Biz de çocuklarımıza o Yüce Kitabı koklatalım bir. Ondaki İlâhî hava onlara da geçsin inşaallah.

***

Sadırlara şifa bir Asrı Saadet hatırasını daha nakledelim:

Ebu Atiyye (r.a.) anlatıyor:

Bir gün Peygamber Efendimize (asm) birisinin vefat ettiğini söylediler.

Hazret-i Ömer de (ra) oradaydı. Hazret-i Ömer (ra) dedi ki:

“Yâ Resulallah! Bu adamın üzerine namaz kılma! Bu adam fasıktır!”

Peygamber Efendimiz (asm), “Hiç kimse onu hayır bir işte görmemiş midir?” buyurdu.

Ashaptan birisi, “Yâ Resulallah! İkimiz onunla bir gece beraberce Allah yolunda nöbet tuttuk!” dedi.

Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (asm) orada hazır bulunanlarla birlikte adamın namazını kıldı, adamın defin işlemlerini yürüttü. Kabre konulduktan sonra üzerine toprak attı ve şöyle buyurdu:

“Senin arkadaşların seni Cehennemlik sanırlar! Oysa ben şahitlik ederim ki, sen ehl-i Cennetsin!”

Ardından Hazret-i Ömer’e (ra) döndü ve “Yâ Ömer! Hiç kimseyi ameliyle değerlendirme. Özüyle ve niyetiyle değerlendir!” buyurdu. (El-Heysemî, 5/288.)

***

Hayatta ne varsa beklediğimiz ya da umduğumuz, hepsi Kur’ân’da var, Nurlar’da var, Hz. Peygamberimizin (asm) hayatında var. Rabbimiz bu güzel örneği hayatımıza taşımayı, yaşamayı ve hâlimiz kılmayı nasip eylesin. Âmin.

17.01.2009

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (10.01.2009) - “İnsanlık öldüyse, mezarı Filistin olsun”

  (03.01.2009) - Ah Hüseyin, ah Kerbelâ...

  (27.12.2008) - “Allah'tan ümidinizi kesmeyin”

  (20.12.2008) - Şeytanın hilesi varsa mü’minin de tövbesi var

  (13.12.2008) - Gençlik tutulmaz elle, geçirme boş emelle

  (06.12.2008) - Acısıyla tatlısıyla bayram anıları

  (29.11.2008) - Güneş soğuk, sen sıcaksın

  (22.11.2008) - Bak, şimdi daha güzelsin!

  (15.11.2008) - Sessizlikte gizli binbir güzellik

  (08.11.2008) - Gül tutan eller, gül kokar

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  H. Hüseyin KEMAL

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır