"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Filipinler'e İslam bu şekilde geldi

24 Temmuz 2018, Salı 22:33
Filipinler'in Mindanao, Palawan ve Sulu takımadalarıyla diğer güney adalarında yaşayan Müslüman topluluklar Morolar ismiyle anılıyor.

Filipinler nüfusunun yaklaşık yüzde 11'ini oluşturan, yaşam biçimleri nedeniyle ön yargılara maruz kalan ve ihmal edilen Morolar, İslam'ı 14. yüzyılda benimsedi.

Bangsamoro veya Bangsa Moro olarak da adlandırılan Morolar, Filipinler'de Katolik olmayan en büyük ikinci grubu oluşturuyor ve içinde 13 farklı dil konuşan etnik unsuru barındırıyor.

Irksal ve kültürel açıdan Filipinlilerin büyük bölümüyle ortak kökeni paylaşan Morolar, yüzyıllarca sömürgeci İspanyollar ile Amerikalılara karşı mücadele verdi. 20. yüzyıla kadar kendi bağımsız devletlerinde yaşayan Morolar, 1946'da ABD sömürge yönetimi tarafından Hıristiyan Filipinler idaresine bırakılınca bağımsızlıklarını kaybetti.

Moro halkı bu tarihten itibaren bağımsızlıklarını yeniden elde etmek için siyasi müzakere yollarını kullanmaya başladı.

Kendilerini korumak için silahlı mücadele kararı aldılar

Siyasi müzakerelerin sonuç vermemesi ve Müslüman halkı hedef alan saldırıların etnik temizliğe dönüşmesi, Moroların kendilerini korumak amacıyla 1970'li yıllarda silahlı mücadele kararı almasına neden oldu.

Filipinler devleti ile Morolu Müslümanlar arasında 40 yılı aşkın süre devam eden çatışmalarda 120 binden fazla kişi öldü, 2 milyon kişi mülteci durumuna düştü.

Moro halkının nüfusu bugün 10 milyonun üzerinde. Moroların en yoğun yaşadıkları bölgeler Maguindanao, Lanao del Sur, Sulu, Twai Twai ve Basilan olarak sıralanıyor.

Moro isminin kökeni

Moro ifadesi, etimolojik olarak "Moor (Faslı)" kelimesinden türerken, "Moor" da kuzeydoğu Afrika'da eski Roma'nın Moritanya vilayetinde yaşayanlar için kullanılan Latince "Mauru" sözcüğünden geliyor. Bugün bu bölgede Cezayir, Moritanya ve Fas bulunuyor.

Filipinler'e İslam'ın gelişi

İslamiyet, Filipinler'deki adalara Arap Yarımadası'ndan ticaret yolları üzerinden gelirken, daha sonra yerli halkla evlenen Müslüman davetliler ve tacirler aracılığıyla güney Filipinler'de yayıldı.

Tarihçiler, 1280 yılında Sulu takımadasına ayak basan Tuan Maşha'ika'nın burada evlenip ilk Müslüman topluluğu kurduğunu kabul ediyor. Maşha'ika'nın ardından 14. yüzyılın ortalarında bölgeye gelen Kerim-ül Mahdum'un Müslümanlığın yayılmasında önemli yere sahip olduğu ifade ediliyor.

İslam dini 15. yüzyılın ortasına gelindiğinde kıyı bölgelerinden dağlık ve iç kesimlere yayılırken, bölgede İslami eğitim öğretim, zamanla kurumsallaşmaya başladı. 

***

Moro Müslümanlarına özerklik sağlayacak yasa kabul edildi

Filipinler'de Moro Müslümanlarına kapsamlı özerklik sağlayacak yasa, mecliste kabul edilerek Devlet Başkanı Duterte'nin onayına sunuldu.

 

Filipinler'de, Müslüman nüfusun yoğun yaşadığı Mindanao eyaleti çevresindeki adalara kapsamlı özerklik tanıyacak Bangsamoro Organik Yasa Tasarısı (BOL) Temsilciler Meclisi'nde onaylanarak Devlet Başkanı Rodrigo Duterte'nin imzasına sunuldu.

Bangsamoro Organik Yasası ile bölge Müslümanlarının hukuki ve ekonomik kazanımları artacak.

Moro İslami Kurtuluş Cephesi (MİKC) Hukuk Bürosu yetkilileri, yaptığı açıklamada, Senato ve Temsilciler Meclisinden geçerek Duterte'nin imzasına gönderilen BOL tasarısıyla Müslüman nüfusun yoğun yaşadığı Mindanao eyaleti çevresindeki adalara kapsamlı özerklik tanınacağını belirtti. 

Devlet Başkanı Duterte'nin imzasına sunulan BOL kanun tasarısında, Bangsamoro hükümetinin kurulması ve bölgede dini özgürlükler konusunda bağımsız olarak şeri hükümlerin uygulanacağı şeriat mahkemelerinin açılmasının yer aldığı kaydedildi. 

Tasarının diğer temel hükümleri kapsamında idari yetkiler ulusal hükümette kalmayarak Bangsamoro hükümetine devredilecek, Bangsamoro bölgesindeki iç sular ulusal hükümet ile eş zamanlı idare edilecek, enerji çıkarılabilecek alanların idaresi ise Bangsamoro'da olacak.

Ayrıca, eski Moro Ulusal Kurtuluş Cephesi (MUKC) ve Moro İslami Kurtuluş Cephesi (MİKC) askerleri kolluk kuvvetlerine katılabilecek.

Lanao del Norte eyaletindeki 6 belediye ve Kotabato eyaletindeki 39 kasaba yapılabilecek bir referandum ile tasarıda kabul edilen bölgelere dahil olabilecek.

Kanun taslağının yasalaşmasının ardından 90 günden az ve 150 günden daha fazla olmamak şartıyla bölge halkına yönelik, Bangsamoro Özerk Bölgesi'nin (BOB) lehi veya aleyhinde olduğunu göstereceği bir halkoylaması yapılacak.

"Müslümanlar ilk defa azınlık oldukları yerde başarı sağlamış olacak"

İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Mütevelli Heyet Başkan Vekili ve Moro Barış Süreci İzleme Heyeti Üyesi Hüseyin Oruç, bundan sonraki süreç ve Moro Müslümanlarının yasayla elde edecekleri kazanımları değerlendirdi.

Moro sürecinin 1970'lerde başladığını söyleyen Oruç, bölgedeki Müslüman halkın önce İspanyollar, sonra Amerikalılarla, son dönemde de Filipinler devleti ile mücadele ettiğini anlattı. 

Bu dönemde 100 binden fazla insanın öldüğünü, milyonlarca kişinin de mülteci durumuna düştüğünü hatırlatan Oruç, sürecin bugün tarihi bir dönüm noktasına geldiğini vurguladı. 

Moro İslami Kurtuluş Cephesinin (MİKC), Moro Müslümanlarının çok önemli bir kısmının desteğini alan önemli bir direniş örgütü olduğunun altını çizen Oruç, örgütün 2000'den itibaren Filipinler devleti ile barış görüşmelerini sürdürdüğünü anlattı. Oruç, bu süreçte sürekli inişler çıkışlar yaşandığını, son olarak da Filipinler'in bir önceki başkanı döneminde çok önemli bir noktaya gelinse de son noktanın konulamadığını ifade etti. 

Hüseyin Oruç, "18 yıllık müzakere dönemi sonunda bir anlaşma imzalanmıştı ve bu anlaşma şimdi kanunla garanti altına alındı. Dün Senato, bugün de Temsilciler Meclisi yeni Bangsamoro Özerk Bölgesi'ni kuracak olan yasayı onayladı. Önümüzdeki saatlerde Filipinler Devlet Başkanı Rodrigo Duterte'nin imzalamasını bekliyoruz." diye konuştu. 

"Henüz her şey bitmedi"

Moro'da uzun yıllardır devam eden mücadeleyi sürdürenlerin bölgenin idaresini devralacağına dikkati çeken Oruç, "Bu, Moro'daki Müslümanların silahlı mücadelesinin masada tamamlanması anlamına geliyor. İlk defa Müslümanlar azınlık olarak yaşadıkları bir yerde başarı sağlamış olacak." şeklinde konuştu. 

Oruç, MİKC Lideri Hacı Murat İbrahim'in yasanın onaylanmasının ardından "Süreç önemli bir noktaya geldi ama önümüzde hala yapacak çok şey olduğunun farkındayız." dediğini hatırlatarak, henüz her şeyin bitmediğinin altını çizdi.

Hüseyin Oruç, sürece ilişkin de şu bilgileri verdi:

"(Mindanoa'da) Kasım sonu ya da aralık başı gibi bir referandum olacak. Bu referandumda konuşulan özerk bölgeye, yasayı kabul edip etmedikleri, kurulacak özerk yapının içine dahil olup olmayacakları sorulacak. Büyük bir olasılıkla da zaten Müslümanların yıllardır beklediği bir şey olduğu için evet çıkacak. Mevcutta olan bir özerk bölge var. Şimdi bu özerk bölge ve buna komşu olan şehir ve kasabalarda bir referandum yapılacak ve burada evet diyenlerle yeni Bangsamoro kurulmuş olacak. Referandum sonrasında bir geçiş hükümeti kurulacak ve hükümette çoğunluk MİKC'de olacak, başbakanlık da MİKC'den birinde olacak. Ve 3 yıl boyunca idareyi bu geçiş hükümeti devam ettirecek. 2022'de de Bangsamoro Parlamentosu için ilk seçimler yapılacak ve bu parlamento kendi içinden hükümetini ortaya çıkaracak. 

Önümüzdeki günlerde bu yasanın uygulanmasına ilişkin çok yoğun bir mesai olacak. Meclis oluştuğunda ilk toplantısında o anki meclis başkanı, Malezya arabulucusu ve bizim heyetimiz son onay belgesini imzalayacak ve Bangsamoro'nun resmi olarak kuruluşunu tamamladığını teyit edecekler."

Oruç, Moro Barış Süreci İzleme Heyeti üyesi olarak kendilerinin de bu sürecin bir parçası olduğunu ve bundan sonraki süreci daha yakından takip edeceklerini söyledi. 

"İki hukuklu bir yapıya geçilecek"

Yasanın onaylanmasıyla Moro halkının kimliğinin yanı sıra tarihsel olarak Müslümanların bölgesi olduğunun, bugüne kadar bir sürü sorunla karşı karşıya kaldıklarının ve Filipinler'in bu konuda yanlış yaptığının kabul edildiğini dile getiren Oruç, ayrıca yeni dönemde iki hukuklu bir yapıya geçildiğini ifade etti.

Bölgede hem Filipinler devletinin geçerli olan hukukunun hem de şer'i hukuk kurallarının uygulanacağını belirten Oruç, "Bölgedeki Müslümanların arasında olan hukuk ilişkilerinin tamamı kurulacak olan şer'i mahkemelerinde görülecek. Eğer bir taraf Müslüman değilse o zaman Filipinler hukuk sistemindeki mahkemeler yetkili olacak." dedi.

Yeni yasayla ekonomik imkanların da ciddi manada genişleyeceğini anlatan Oruç, bölgenin hem Filipinler devletinin bütçesinden mevcut olandan çok daha fazla pay alacağını hem de kendi zenginliklerini kendinde kullanma imkanına sahip olacağını vurguladı. Oruç, bu durumun da kısa sürede iyi idare edildiğinde Moro'nun kalkınmasına ciddi katkı sağlayacağını söyledi.

Hüseyin Oruç, bölgedeki doğal kaynakların tamamının Moro'ya, petrol, doğal gaz gibi doğal kaynakların ise yüzde 75'inin Bangsamoro, yüzde 25'inin Filipinler'e ait olacağı bilgisini verdi.

Bahsi geçen tüm kazanımların parlamento ile idare edileceğini belirten Oruç, "Filipinler başkanlık sistemiyle idare edilen bir yapı ama Bangsamoro parlamenter demokrasiyle idare edilen bir özerk yapı olacak." ifadelerini kullandı. 

"2 madde yasalaşamadı" 

Oruç, 18 yıldır devam eden pazarlıklarda anlaşılan çok önemli iki maddenin ise yasalaştırılamadığını ancak Başkan Duterte'nin bu eksikliklerin de gelecek dönemde yapılacak değişikliklerle düzenleneceğini söylediğini aktardı. Bu eksikliklerden ilkinin polis gücüyle ilgili olduğunu belirten Oruç, şunları kaydetti:

"Bangsamoro kapsamlı anlaşmasında bölgedeki polis tamamen Bangsamoro Hükümeti'ne bağlı olacaktı. Şimdi Bangsamoro Hükümeti'nin polis üzerindeki yetkileri kaldırıldı. Polis tamamen merkezi polis yapısına bağlı olacak. Bu Moro Müslümanlarının bir kaybı oldu.

Ayrıca, coğrafi alan, önümüzdeki dönemde yeni referandumlar yapmaya müsait bir anlaşmaydı. 25 yıl boyunca referandumlar tekrar edilecek ve Bangsamoro'ya sürekli yeni yerler ilave edilebilecekti. Maalesef yasada bunun da önü kapatıldı. Bir referandum yapılacak. Bu iki kayba rağmen Moro Müslümanlarının önemli kazanımlar elde ettiği bir yasa oldu."

 

AA

Okunma Sayısı: 1292
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı