"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Medrese-i Yusufiye

09 Ekim 2019, Çarşamba
Yusuf Aleyhisselâm, Kur’ân da kıssası anlatılan bir Peygamber.

Kardeşleri tarafından kuyuya atılması, kuyudan çıktığı zaman Züleyha’nın iftirası yüzünden yıllarca hapiste kalması, hepimizin bildiği bir gerçek.

Bediüzzaman Hazretleri ve talebeleri yıllar boyu hapiste ve nezarette kaldılar.

Buna onlar ”Medrese-i Yusufiye” adını verdiler.

“Böyle hürriyeti lâfızdan ibaret gaddar bir hükümetin en iyi yeri hapishanedir “ dediler.  

Kim kazandı? Kim kaybetti?

Elbette Nur Talebeleri kazandılar.

Emsalsiz bir muannit işkenceye maruz kaldılar.

Üstelik Bediüzzaman’ı hapishanede defalarca zehirlediler.

Şimdi hapishanelerde üç yüz bine yakın tutuklu var.

İki binli yıllarda almış bin civarında mahkûm vardı.

Bu oran nerede ise altı kat arttı.

Bu mahkûmların bir kısmı zulmen yatıyorlar, bir kısmı gerçekten suçlular.

Şimdi meclis ceza indirimi suretiyle cezaevlerinin yükünü hafifletmek için kanun çıkarmaya hazırlanıyor.

Bu insanların ıslâhı için Nur Talebeleri onların manevî yaralarını tedavi etmek için Nurlar’la onları buluşturmaya çalışıyorlar.

Uzun yıllardır İzmir’de Muharrem Okur kardeşim bu işin öncülüğünü yapıyor ve güzel dönüşler alıyor.

Bazı mahkûmların mektuplarını gazetede ve sosyal medyada neşrediyor.

Taze ve şirin yıllarını hapiste geçiren mahkûmlar için Nurlar bir gıda ve bir hava gibi bu insanlar hakikatlere muhtaçtırlar.

Daha sonra bu hizmeti gazetemizde yerine getiriyor.

Bir çok hamiyetli Nur Talebeleri ve dostlarımız bu hizmete kol-kanat geriyor.

“İnşallah bahtiyar müdürler, bu Nurlar’ı mahpuslara ekmek ve ilâç gibi tevzi edecekler” diyen Bediüzzaman’ın bu müjdesine nail oluyorlar.

Hapis hayatı hakikaten zordur.

Ama onu bir ıslâhhaneye çevirmek ancak Nurlar ile olur.

Hapiste geçen bir hayat eğer ibadet ve taat ile geçerse sevabı çok yüksektir.

“Onu tanıyan ve itaat eden zindanda dahi olsa bahtiyardır, onu unutan, saraylar da da olsa bedbahttır” sözü ne kadar önemlidir.

Hapishaneler bir ıslâh yeri olmalı.

Ama bakıyorsunuz, hapisten çıkan insanların bazılar aynı suçu işlemeye devam ediyor.

Kalplerde manevî bir yasakçının olması her şeyi önlüyor.

Okunma Sayısı: 1896
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı