Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 23 Nisan 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Süleyman KÖSMENE

Tövbe edildiğinde büyük günah ‘büyük’ değildir



Bursa’dan C. Nurdağ:

*“Bir tv kanalından izlediğime göre, 76 kebair, yani büyük günah varmış. Biz yedi biliyorduk. Kebair konusunu açıklar mısınız? Hangi günahlar kebaire giriyor ve kaç tanedir?”

Günah, Allah’ın yapmamızı yasakladığı davranıştır. Büyük günah ise, yasaklanan davranışın büyüğü, daha çok isyan içereni, daha çok tahribat yapanı, daha çok zarar verici olanıdır.

Haram dairesi, helâl dairesine nazaran dardır; fakat haramların sayısı hiç şüphesiz yedi ile sınırlı değildir.

Bizim nazarımız haramların sayısı üzerinde yoğunlaşmaya değil, haramların özünü kavramaya ve onlardan sakınmaya dönük olmalıdır. Haramların ve günahların sayısı bir hayli fazla olsa da, şunları unutmamalıyız:

1- Helâl dairesi daha geniştir.

2- Her haramın, helâl dairesinde bir muadili muhakkak vardır. Harama girmeye lüzum yoktur.

3- Günahlardan dönüş mümkündür.

4- Dönüşü mümkün olan günahları ilelebet boynumuzda bir leke gibi görmektense, pişmanlıkla, Allah’a sığınmakla, tövbe ve istiğfar ile arınmamız bize inşallah Allah’ın rızâsı kapılarını açacaktır.

5- Attığımız adımın günah olduğunu fark ettiğimiz an, adımımızı geri çekmek, günahta sınırı aşmaktan uzak durmak ve tövbe etmek suretiyle sevaptaki derecelerimizi yükseltmemiz mümkündür.

Nitekim Üstad Bedîüzzaman Hazretlerine göre, esas olan imandır, takvadır, ibadettir. Böyle fesat ve günahlar asrında kalpteki Allah korkusu günahlara karşı en büyük bir silâh ve siper hükmündedir. Bu zamanda farzları işleyen, büyük günahları işlemeyen kurtulur. Böyle büyük günahlar içinde, salih amelin ihlâsla muvaffakiyeti pek zordur. Diğer yandan, az bir salih amel, böyle ağır şartlar altında, çok hükmündedir. Hem zaten Allah korkusu ile günahlardan uzak durmakta bir nevî salih amel vardır. Çünkü bir günahı terk etmek vaciptir. Bir vacibi işlemek, çok sünnetlere bedel sevap kazandırır. Özellikle böyle günahların sel gibi üzerimize hücum ettiği bir asırda, yalnızca günahlardan korunmak suretiyle, yani az bir irade gösterip yüzlerce günahı terk etmek suretiyle, yüzlerce vacip işlenmiş olmaktadır. Madem, şimdiki sosyal hayatta her dakikada yüzlerce günahla karşı karşıya kalıyoruz. Elbette Allah korkusunu ve günahlardan sakınmak duygusunu kalbimizde taşıdığımız her an, yüzlerce sâlih amelin de kapısını çalmış olmaktayız.1

Günahlara karşı en büyük siper tövbe ve istiğfar etmek ve günahlardan vazgeçmektir. Allah’a şirk koşmak hariç olmak üzere, büyük günahları işlemek imansızlıktan gelmediğinden; günah olduğunu inkâr etmedikçe büyük günah işleyen, iman dairesinden çıkmaz.2 Fakat Üstad Saîd Nursî Hazretlerine göre, her günah içinde küfre gidecek bir yol vardır. Eğer işlenen bir günah istiğfar ile çabuk imha edilmezse, kurt değil, küçük bir manevî yılan olarak kalbi ısırır. Çünkü günah kalbe işlemeye başladığı ve tövbe ile imha edilmediği zaman kalbi karartır ve günahları korkusuzca işlemeye devam etmek kalbin katılaşmasına ve iman nurunun çıkmasına neden olur.3

Oysa tövbe ile günahlardan kurtulmaya bizi çağıran Allah’ın kitabıdır: “Doğrusu Allah kendine şirk koşulmasını affetmez. Bundan başka dilediğini affeder”4 buyuran Kur’ân, bir diğer ayette, Allah’a sığınıldığı, itiraf edildiği ve pişman olunduğu sürece Allah’ın bütün günahları affedeceği şöyle müjdelenir: “De ki: Ey günahta aşırı giderek nefislerine zulmetmiş olan kullarım. Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz. Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz O çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.”5

Kur’ân’ın emri büyük olduğu gibi, yasakladığı günahlar da büyüktür. Allah’a şirk koşmak6, adam öldürmek7, zina8, içki, kumar9, anne ve baba hakkını çiğnemek10, yalancı şahitlik yapmak ve yalan söylemek11, hırsızlık yapmak12, gıybet etmek ve sû-i zanda bulunmak13, iftirâ atmak14, livâta15, fâiz16, yetimi azarlamak ve doyurmamak17, domuz eti yemek, ölü hayvan eti yemek18 Kur’ân’da geçen günahların başlıcalarıdır.

Bu günahlardan, kul hakkı ile Allah hakkını bünyesinde barındırma özelliğine sahip yedi tanesini zikreden Allah Resulü (asm) bir hadislerinde günahın böylesinden muhakkak sakınılmasını emir buyurur. Dinleyelim: “Büyük günahlar yedidir: Allah’a ortak koşmak, Allah’ın haram kıldığı canı haksız yere öldürmek, namuslu kimseye zina isnadında bulunmak, savaştan kaçmak, faiz yemek, yetim malı yemek, hicret ettikten sonra eski cahilliğine geri dönmek.”19

Allah Resulü (asm) bir diğer hadislerinde: “Büyük günahların en büyüklerinden bir kısmı şunlardır: Allah’a ortak koşmak, anne ve babaya sıkıntı vermek, yalan yere yemin etmek”20 buyurur.

Günah hususunda muhakkak bilmemiz ve kulağımızda her zaman küpe olması gereken husus, Allah’ın yasakladığı şeylere yaklaşmamak, küçük veya büyük günahlara karşı Allah’a sığınmak, Kur’ân’da bildirilen günahı günah olarak kabullenmek ve günahta ısrar etmemektir.

Nitekim Peygamber Efendimiz (asm): “Tövbe ve istiğfar edildiğinde büyük günah ‘büyük’ değil, ısrarla işlenmeye devam edildiğinde ise, küçük günah ‘küçük’ değildir”21 buyurmuştur.

Allah bu günahlar asrında cümlemizi günahlardan ve fitnelerden korusun. Âmin.

DİPNOTLAR:

1. Kastamonu Lâhikası, s. 110. 2. Lem’alar, s. 80. 3. Lem’alar, s. 15. 4. Nisâ Sûresi, 4/116. 5. Zümer Sûresi, 39/53. 6. Şuarâ Sûresi, 26/213; Kasas Sûresi, 28/88. 7. Nisâ Sûresi, 4/92, 93; Mâide Sûresi, 5/32; İsrâ Sûresi, 17/33;. 8. Furkan Sûresi, 25/68-70. 9. Mâide Sûresi, 5/5; Nûr Sûresi, 24/2,4. 10. Mâide Sûresi, 5/90, 91. 11. İsrâ Sûresi, 17/23. 12. Bakara Sûresi, 2/283; Nisâ S3uresi, 4/135. 13. Mâide Sûresi, 5(38. 14. Hucurât Sûresi, 49/12. 15. Nisâ Sûresi, 4/112. 16. A’râf Sûresi, 7/80, 81; Neml Sûresi, 27/54; Ankebût Sûresi, 29/28, 29. 17. Bakara Sûresi 2/188, 275. 18. Fecir Sûresi, 89/17; Mâûn Sûresi, 107/2. 19. Mâide Sûresi, 5/3. 20. Câmiü’s-Sağîr, 3/3065. 21. a.g.e., 2/1382 , a.g.e., 3/3416

23.04.2007

E-Posta: fikihgunlugu@yeniasya.com.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (22.04.2007) - Muhtelif sorular

  (21.04.2007) - Kısa kısa

  (20.04.2007) - Muhtelif cevaplar

  (19.04.2007) - İki önemli mesele

  (18.04.2007) - Sevgi elçileri Hilton'da

  (17.04.2007) - Kur'ân'a göre kâinat

  (16.04.2007) - Evlilikte denklik üzerine

  (15.04.2007) - Ümmet Kur'ân'dan uzak kalmadı

  (14.04.2007) - Bediüzzaman Hilton'da

  (13.04.2007) - Muhtelif sorular

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Metin KARABAŞOĞLU

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Raşit YÜCEL

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit ŞİMŞEK

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  Şaban DÖĞEN


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004