Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 28 Şubat 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Ali FERŞADOĞLU

Kur’ân’da tesettür, giyim ve başörtüsü



28 Şubat, başta başörtülüler olmak üzere, imam-hatipler, dolayısıyla meslek liseleri ve Kur’ân kurslarına gidecek çocuklara indirdi en büyük darbeyi. Ve istihbaratın, darbecilerin, diktatör kafanın, yasakçıların adamı, sözüm ona kimi İlahiyatçılar da “Kur’ân’da yoktur!” gibi dehşetli söylemler içine girdiler.

Hiç şüphesiz ki, mü’min, örtünmeye Kur’ân ve sünnet açısından bakmak durumunda. Ki, bazı âyetlerde şöyle denir:

“Ey Âdem oğulları! Size, ayıp yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise yarattık. Takvâ elbisesi... İşte o daha hayırlıdır. Bunlar Allah’ın âyetlerindendir. Belki düşünüp öğüt alırlar diye onları indirdi.

“Ey Âdem oğulları! Şeytan, anne ve babanızın ayıp yerlerini kendilerine göstermek için örtülerini çekip alarak onları Cennetten çıkardığı gibi sizi de aldatmasın. Çünkü o ve yandaşları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz şeytanları, inanmayanların dostları kıldık.

“Ey Âdem oğulları! Her secde edişinizde güzel elbiselerinizi giyin; yeyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.”1

“Allah, yarattıklarından sizin için gölgeler yaptı. Dağlarda da sizin için barınaklar yarattı. Sizi sıcaktan koruyacak elbiseler ve savaşta sizi koruyacak zırhlar yarattı. İşte böylece Allah, Müslüman olmanız için üzerinize nimetini tamamlıyor.”2

Görüldüğü gibi, bu âyetlerde, umûmî hayat kaidesi olarak tesettürden, elbiseden bahsedilir. Müslümanlığın dış görünüş itibariyle, göze çarpan en önemli alâmetlerinden birisi örtüdür. Bu, kadın-erkek için fark etmez.

Bir başka âyette de, tesettüre şöyle bir uygulama getiriliyor:

“Evlenecek çağı geride bırakmış yaşlı kadınların, ziynet mahallerini göstermemek şartıyla, evde giydikleri elbiselerle dışarı çıkmalarında bir günah yoktur. Fakat bundan sakınmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah işitendir, bilendir.”3

Müslüman hanımın bir diğer sembolü olan “başörtüsü” hususunda da Kur’ân’ı dinliyoruz:

“Mü’min kadınlara da söyle: Gözlerini harama bakmaktan korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, ziynetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları, mü’min kadınlar, ellerinin altında bulunan köleleri, erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tâbi kimseler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına ziynetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları ziynetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler). Ey mü’minler! Hep birden Allah’a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.”4

Burada, “cüyûb” iyice başa örtülen şey için kullanılmaktadır. Kadınların dıştan giyinmeleri gereken bol elbiseyi de, başörtüsü ile beraber olması gerektiğini şu âyet emretmektedir:

“Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü’minlerin hanımlarına dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.”5

Âyetin metninde geçen “celâbîbihinne” çoğuldur, tekili “cilbab”dır ve dıştan, baştan ayağa giyilen elbise demektir. Bu, müfessirlerce hep böyle anlaşıla geldi ve tefsir kitaplarında da hep böyle yer aldı.

Her meselede devleti esas alan, onu dinleyenler; tesettür ve başörtüsü konusunda da devletin resmî kurumu Diyanet İşleri Başkanlığı’nı dinlemek zorunda. Aksi halde, kendileriyle çelişirler.

Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 30 Aralık 1980 tarihli kararında, başörtüsüyle ilgili olarak Nur Sûresi’nin 31. âyetinde örtünmenin tarifinin yapıldığı bu âyete göre de örtünmenin Allah’ın bir emri olduğu vurgulanıyor. Kararda bazı çevrelerce sanıldığı gibi belli bir zümrenin sonradan ortaya çıkardığı bir âyet, işaret, sembol değil, İslâm Dini’nin bir hükmü olduğu ifade ediliyor. Laikliğin devletin temel ilkelerinden biri olduğu da vurgulandığı kararda Anayasa’nın 10 ve 11. maddelerine atıfta bulunularak, kadınların tesettüre uymalarının sınırlandırılması kişi hak ve hürriyetlerine müdahale olarak değerlendiriliyor.

Demek ki, tesettürlü veya başörtülüler kamu düzenine değil; onlara karşı gelenler ve yasaklayanlar kamu düzenine karşı geliyor, kanunları çiğniyor!

Dipnotlar: 1- Kur’ân, A’râf, 26-27, 31.; 2- A.g.e., Nahl, 81.; 3- Nûr Sûresi: 60.; 4- Nûr: 31.; 5- Ag.e., Ahzab, 59.

28.02.2008

E-Posta: afersadoglu@hotmail.com fersadoglu@yeniasya.com.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (27.02.2008) - Kıyafet, başörtüsü ve haya

  (26.02.2008) - Batı medeniyeti: Kurtlaşmış bir ağaç!

  (23.02.2008) - Beyin (hafıza ve zekâ) gücünü nasıl yükseltebilirsiniz?

  (21.02.2008) - Neden hâlâ Yeni Asya’dayım?

  (20.02.2008) - Hz. Ali’den (ra) yöneticilere hak-hukuk dersleri

  (19.02.2008) - Adâlet dağıtırken zulme uğruyor!

  (18.02.2008) - Nur’un birinci talebesi veya kumandanı…

  (17.02.2008) - Falan bey, filan hoca, filan efendi Nur Talebesi mi?

  (16.02.2008) - Bir tebrik, bir ikaz

  (14.02.2008) - Sevgili var, sevgiliden içeru!

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ahmet ARICAN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Nurettin HUYUT

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT


 Son Dakika Haberleri