"Gerçekten" haber verir 13 Ekim 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.
 

Yeni Asyadan Size

‘Gazetemden vazgeçemem’



Zaman zaman yazılarını yayınladığımız, son olarak Ramazan sayfamızda eski Ramazan hatıralarını okuduğumuz Osman Zengin, geçen hafta “İnat ettim, 3 km. yürüdüm, gazetemi buldum” başlıklı bir yazı göndermiş. Muhteva itibarıyla bu köşeye daha uygun düşeceği mülâhazasıyla buraya

alıyoruz:

Aslında bu “inat” kelimesini pek sevmem. İnat etmeyi de sevmem. İnat, hayra ve hayırlı bir işe pek sebep olmaz çünkü. Ama bazan hayırlı işlerde kullanmak, istihdam ve kanalize etmek de mümkün bu hissi. Mü’min bir kardeşine küsmek, onu görünce inadın her türlü yolunu kullanmak yerine, meselâ sigara veya daha başka muzır birşeyi terk etme hususunda veya Üstadın dediği gibi hakta sebat maksadıyla inat etmek güzel birşeydir.

Gerçekten, ben bu gazete konusunda; daha doğrusu gazetem, Yeni Asya’m konusunda biraz inatçıyımdır. Neşir hayatına başladığı günlerden bu tarafa gazetesini aksatmadan alanlardanım Allah’a şükür. Hem ben, elden dağıtılma şeklinde hiç gazete almadım biliyor musunuz? Gazetemi hep bayiden almışımdır. Eğer bulunduğum beldedeki bana en yakın bayide gazetem yoksa, muhakkak onun getirilmesini sağlarım. Burada da tabiî, gazetemin reklamını yaptığımın farkındayım aynı zamanda. Hatta gazete bayilerinden dahi—eskiden müvezzi denirdi—Yeni Asya’yı tanımayanlar vardı. O vasıtayla onlar da tanıyordu. Bazı yerlerde de hiç unutmam, bayiler benim gazetemi şöyle bir okuyup, göz atıp öyle bana veriyorlardı. Ayrıca da bazan gazeteyi geç alıyor ve diğer gazetelerle birlikte askıya çıkarttırarak gelen-geçen tarafından okunmasını sağlıyordum. Çarpıcı manşet veya sürmanşetlerimiz çok kimsenin dikkatini çekiyordu.

Tabiî, son yıllarda bakkal ve marketler de gazete satmaya başlayınca, bu hususlar biraz değişti. Ve apartmanımızın kapıcıları sabah ekmeğiyle beraber gazetemi de erken saatte kapımıza bırakmaya başladılar. Yani, ekmek torbasının içinde bir gazete, bir de ekmek bulunuyor her sabah. Daha önce oturduğum sitenin Bulgaristan göçmeni olan bir kapıcısı vardı: Hüseyin Amca. Başörtüsü meselesinin hararetli olduğu zamanlarda o da marketten gazeteyi eve getirene kadar yolda okuyarak geliyordu. Bir gün “Breh, breh, bu senin gazeten de başörtüsünden başka birşey bilmez mi be? Hep başörtüsü, hep başörtüsü…” demişti de beni çok güldürmüştü. Ben de durumu izah etmiştim ona.

Dedim ya. Bu gazete benim için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Sabah ekmekle beraber gelen gazeteme, kahvaltıdan önce şöyle bir açar bakarım. Kahvaltıdan sonra da detaylı okurum. Yani anlayacağınız, ekmeği yemeden önce gazete okuyorum çoğu zaman. Bayiden alınca, çok nadir aksama oluyor. Elden dağıtımda ise ikide bir aksıyor ve gelmeyen gazeteyi edinmek için fazladan gayret sarf etmek gerekiyor. Bu yüzden, gazetesini elden dağıtımla alıp da bu çeşit aksaklıklardan şikâyet edenlere yakınlarındaki marketten almalarını, o zaman istisnaî haller dışında aksama olmayacağını söylüyorum.

Geçen Ramazan’ın son Pazar günü bu istisnalardan biri yaşanmış, bizim markete gazete gelmemişti. Yaklaşık 1 km. uzaktaki başka bir markete birkaç tane geldiğini biliyordum. Kalktım, oraya gittim. Aradım, bulamadım, marketin yetkilisini çağırtıp ona sordum. Birkaç tane geldiğini ve kalmadığını ifade etti. Ama ben öyle kolay pes etmeyecektim. O civarda gazete bulana kadar gezecektim. Sonra, aklıma o civarda oturan bir arkadaşıma sormak geldi. Telefon açarak sordum nereden gazete aldığını. Yaklaşık 500 metre ilerideki bir bayiden aldığını söyledi ve oraya gittim. Gerçekten de orada buldum Yeni Asya’yı. Yürüyerek, gidiş-geliş 3 km. yol kat etmiştim, inat etmiştim, ama gazetemi de bulmuştum Allah’a şükür.

Bazılarına belki basit birşey gibi gelebilir bu anlattıklarım. Ama benim için çok mühim şeyler bunlar. Abarttığımı sanmayın. Ne yapayım, benim de özelliğim bu işte. Her sabah gazetemi görmek, hayatımın ayrılmaz bir parçası olmuştur. Bundan da çok memnunum.

13.10.2008

E-Posta: yeniasyadansize@yeniasya.com.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (06.10.2008) - Ramazan'ın ardından

  (29.09.2008) - Teşekkürler Yeni Asya

  (22.09.2008) - Ses getiren manşetler

 
GAZETE 1.SAYFA

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır